Cinsel şiddet milyonları yola döktü

Evini, ailesini, arkadaşlarını ve o güne kadar sevdiği sevmediği her şeyi geride bırakarak yollara düşen mültecilerin yarısından fazlası kadın veya kız çocuğu.

İSTANBUL - Evini, ailesini, arkadaşlarını ve o güne kadar sevdiği sevmediği her şeyi geride bırakarak yollara düşen mültecilerin yarısından fazlası kadın veya kız çocuğu. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Temsilcisi Ana-Liria Franch, mülteci nüfusunun yüzde 56-57'sini kadın ve kız çocuğu olduğunu söyledi.
Franch'ın verdiği bilgiye göre kadınlar özellikle son yıllarda 'cinsel şiddete uğramaları, cinsel anlamda zulüm görmeleri' nedeniyle yollara düşmek zorunda kalıyor. Ancak 'cinsel zulüm' nedeniyle yapılan mültecilik başvurusu Cenevre Sözleşmesi'nde yer alan mültecilik kriterleri arasında bulunmuyor, bazı ülkeler bu konuları mültecilik statüsü almak için yeterli görmüyor.
Franch kadın mültecilerin profilinde son 20 yılda önemli değişiklikler yaşandığını vurguladı: "Latin Amerika ve Arap ülkelerinden gelen kadınlar, çok daha güçlenmiş durumdalar. Taleplerini rahatça dile getirebiliyorlar. Önceleri aile reislerinin kararları geçerliydi. Ancak şimdi kadınlar ülkelerine dönüp dönmeme kararını kendileri verebiliyorlar. Kırsal kesimde yaşayan Afrikalı kadınlar epeyce farklı. Mülteci kamplarında yaşarken, o kampların içinde diğer kadınlarla, sivil toplum kuruluşlarında çalışan kadınlarla tanışıyorlar. Dolayısıyla kadının rolü konusunda kafalarında farklı bir resim oluşuyor. Kendi aralarında birlik oluşturabiliyorlar. Şehirlerdeki Afrikalı mülteci kadınlar için de aynısını söyleyebilirim."
Türkiye'de mültecilerin ilk günden itibaren çalışma haklarının olmasını arzu ettiklerini vurgulayan Franch, Türkiye'de çalışabilecek durumda 3 bin mülteci olduğunu belirtti.