@idrisemen

Cizre'de çatışma: İkisi çocuk, 4 sivil hayatını kaybetti

Cizre'de çatışma: İkisi çocuk, 4 sivil hayatını kaybetti
Cizre'de çatışma: İkisi çocuk, 4 sivil hayatını kaybetti
Cizre'de Garnizon Komutanlığı ile bir zırhlı polis aracına roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Saldırının ardından çıkan çatışmalarda ikisi 7 ve 10 yaşlarında iki çocuk olmak üzere 4 sivil hayatını kaybederken, çok sayıda kişi de yaralandı.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Cizre’de bugün sabah saatlerinde başlayan çatışmalarda üç sivil hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler içerisinde sağlık personeli Eyüp Ergen (27), TEDAŞ işçisi Mesut Sanrı (39) ile 7 yaşındaki Baran Çağlı ve 10 yaşındaki Emin Yanaş bulunuyor.

Cizre'de bugün sabah saatlerinde Nur Mahallesi'nde bulunan Garnizon Komutanlığı nizamiyesine roketatar ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen PKK saldırısının ardından çıkan çatışmalar ilçe merkezinde de devam etti. Çatışmalar sırasında yıkılan bir duvarın altında kaldığı belirtilen 7 yaşındaki Baran Çağlı ve 10 yaşındaki Emin Yaşan hayatını kaybederken, biri sağlık memuru diğeri TEDAŞ işçisi olan iki sivilin daha can verdiği belirtiliyor.

İlçede yaşananlarla ilgili olarak Radikal’e konuşan HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız durumu şöyle aktardı:

"Çatışmalardan dolayı hastaneye gidemiyoruz. Cizre’de çatışma yaşanıyor. Çatışmada yaşamını yitiren biri de hastane personeli olan Eyüp Ergen. Ergen hastaneden çıkıp evine giderken aracında vuruldu. Ambulansla alınmadı. Bu bir vahşettir. Bu bir kan politikasıdır. Bu kişi saatlerce aracının içinde kaldı. Kan kaybından öldü. Yasaların ve hukukun ortadan kalktığı bir durumdayız. 112 servisi arayıp olaya neden müdahale edilmediğini sorduk. emniyetin izin vermediğini söyledi. emniyet güvenli olmadığını söyledi..."

Eyüp Ergen

Mesut Sanrı

'BÖLGEDE ÇOK VAHİM BİR DURUM VAR'

Akşam saatlerinde hastane morgu önüne giden Faysal Sarıyıldız burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Cizre'de 1 saat içerisinde 4 yurttaşımız yaşamını öldürüldü. İkisi 9-10 yaşlarında. Biri hastanede hemşire, diğeri de DEDAŞ'ta çalışan bir memur. Hepsi sivil, hepsi savunmasız insanlar. Bölgede çok vahim bir durum var. İnsanlar hastaneye gelmeye çalışıyor. Hastanede arkadaşları vurulan sağlık görevlileri, arkadaşlarını alamıyorlar. Orada çatışma yok, tepeye konuşlanmış zırhlı araç, yaralıların alınmasını engelliyor. Böyle bir durum var malesef. Şu an 2'si çocuk olan 4 yurttaşımız katledildi. İlçe çok gergin. 150 bin nufusluk ilçe, epey gergin. Hala kurşun sesleri geliyor. Çocukların öldürüldüğü yerde hiçbir şeyden bahsedilemez. Şu an 7 yaşındaki çocuklar kafalarından vurulmuş, 13 yaşındaki çocukların beyni dağıtılmış. Böyle bir ortamda ne ne yapılabilir? Böylesi durumlarda bölgedeki mülki amirlere telefonlara çıkmıyor. Ne il valisi, ne ilçe kaymakamı, ne emniyet müdürü, telefonlarıma çıkmıyor. Düşünün insanlar ateşin altında, daha doğrusu sadece bir yerden sıkılan kurşun altında onların hastaneye taşınması gerekiyor. 4 insanımızdan, 4'ü de kurtulabilirdi belki. Saatlerce orda tutuldular. Hukuka göre, yasalara göre hareket edilmesi gerekiyor. Yoksa hiç bir şeyin önüne geçilemez. Bölge vekilleri  olarak burada düzeni, yaşamı, sağduyu sağlama gibi bir lüksümüz kalmayacak. Biz tamamıyla saf dışı bırakıldık. Öyle bir sıkıntı var maalesef.

NUSAYBİN CADDESİ'NDE ÇATIŞMA SESLERİ 

Cudi ve Nur mahalleleri ile Nusaybin Caddesi çevresinde halen çatışma sesleri duyuluyor. Yüzü maskeli ve ellerinde otomatik tüfeklerin bulunduğu kişilerin, uluslararası İpek Yolu'ndan geçen araçları durdurarak kimlik kontrolü yaptığı görüldü. Mahallelere çıkan tüm sokaklarda barikatların kurulduğu, ve zaman zaman patlama seslerinin geldiği ilçedeki gergin bekleyiş devam ediyor.

(DHA)