@idrisemen

Cizre'de yasaksız ilk gün

Cizre'de yasaksız ilk gün
Cizre'de yasaksız ilk gün
Sokağa çıkma yasağının kalkmasıyla Cizre halkı bugün ilk kez sokağa çıktı.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Cizre'de bugün  bir çatışma yaşanmazken şehirde insanlar yemek ve su bulmak için çarşıya çıktı. Şehir dışından gelenler aileleriyle hasret gidermeye çalışırken, yaralılar hastaneye gitti. Telefon hatlarının hâlâ çalışmadığı şehirde elektrik direklerini onarılmaya başladı.






Öte yandan gaz bombalarından dolayı bir çok hayvanın etkilenerek öldüğü görüldü. HDP Eşbakaşanı Selahattin Demirtaş Cizre’ye gelerek kısa bir konuşma yaptı.

Leyla İmret: Çarpıtılmış bir haberle görevden alındım

Cizre'de dramın fotoğrafı: Ekmek...


Demirtaş'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

"Her şeye rağmen barış, diyalog, müzakere dediğimiz için Ankara ’da aklını yitirmiş çılgınlar, halen bu halkın bu barış niyetini kıymetli erdemli bir şey olarak algılamak yerine çaresizlik olarak algılıyorlar. Ankara’nın en büyük yanlışı budur işte. Bu halkı tanımıyorlar. Halkın iradesini, iradenin gücünü anlamıyorlar. Zannediyorlar ki tankla, topla, tüfekle, panzerle halkın üstüne gidince idare kalkar sanıyorlar. Zannediyorlar gece gündüz mahalleliler taranınca Kürt sorunu çözülür. Kürtler boyun eğer sanıyorlar."

"Yıl olmuş 2015, 21. yüzyılın dünyasında bir kez daha Cizre’de halkın siyasal, ekonomik, sosyal taleplerini, halkın öz yönetimle artık kendimi yönetmek istiyorum, artık bu zulüm bitsin biz burada irade olalım anlayışını, tankla, topla durduracaklarını sanıyorlar. Ortada ciddi bir sorun var. Burada yaşayan halk Kürt’tür. Binlerce yıldır burada yaşıyor kimliğiyle, diliyle, insan onuruna yakışır bir şekilde var olmak istiyorlar. İşte bunun adına Kürt sorunu denildi. Eğer ki bu halkın iradesine şu kadarcık saygınız varsa burada tank, top yığmak, burada on binlerce özel harekatçıyı yığmak yerine halkın temsilcileriyle, önderiyle oturacaksınız müzakere edeceksiniz. İki cümleyle iki gün sürecek müzakereyle bu işler çözülebilir. Halen müzakere masası ortadadır. Halen halkın temsilcisi Sayın Öcalan, halen siyasi temsilciler ortada."

"Ankara’dan Cizre’ye on gündür nefes aldırmayacağız diyenler şimdi mutlusunuz? Ne kazandınız. Hangi sorunu çözdünüz. Bakın burada bebeklerin arasında bulunduğu 23 sivil katledildi. Neyi çözdünüz.Kendinizi, insanlığınızı bitirmek dışında neyi bitirdiniz. Bakın Cizre halkı dimdik ayakta, idaresinin arkasında."



"Her tarafta cenazeler var. Her yerde ağlayan analar var. Bu ne kadar devam edecek. Ne kadar sürdürecekler. İşte o bu ülkede barış isteyenlerinin sesinin güçlü çıkmasına bağlıdır. Cizre halkı savaştan yana değil barıştan yanadır. Cizre halkının sesini Edirne’den, İzmir’den, Antalya’dan, Konya’dan, Kayseri’den duyarlarsa bu halkın kan, gözyaşı, ölüm istemediğini sadece özgürce barış içinde yaşadığını herkes duyarsa ve Cizre halkının sesini yükselttiği gibi barış çığlıkları batıdan yükselirse, bu savaşı bir gün sürdüremezler. Sarayın bu halka dayattığı bu savaşı bir tek gün sürdüremezler."

"Ülkenin cumhurbaşkanını duydunuz. Günlerdir size ulaşmaya çalışıyoruz. Heyetimiz kanuna, hukuka uygun Cizre’ye girmek için uğraşıyor. Ne diyor Cumhurbaşkanı bunlar Cizre’deki halkımızın huzuru kaçırmak için yola çıktılar diyor. El insaf zannedersiniz ki Cizre’de huzur var biz engellemişiz. On gün boyunca insanların ekmek almasına, su almasına izin vermediniz. Bırakın sokağa çıkmayı, balkona, pencereye çıkan insanları infaz edecek kadar saldırganlaştınız. Ne huzuru ülke de huzur mu bıraktınız. Sizin varlığını artık huzur için bir tehlike."