@idrisemen

Cizre'nin sağlığı bozuldu

Cizre'nin sağlığı bozuldu
Cizre'nin sağlığı bozuldu
Eylül ayında 8 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edilen ve çıkan çatışmalarda 20 kişinin hayatını kaybettiği Cizre'yle ilgili Türk Tabipler Birliği de bir rapor hazırladı. Raporda, sağlık çalışanları, Cizreliler ve çocukların durumuna ilişkin çarpıcı tespitlere yer verildi.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Şırnak Valiliği tarafından, 4-12 Eylül tarihleri arasındaki sokağa çıkma yasağı ilan edilen ve 20 kişinin hayatını kaybettiği Cizre’yle ilgili Türk Tabipler Birliği rapor hazırladı. Sokağa çıkma yasağı sırasında sağlık çalışanlarının polis baskısına maruz kaldığı belirtilen raporda, 'olaylar sırasında hemşirelerin, sağlık çalışanı oldukları anlaşılmasın diye kendilerine damar yolu açtıkları, bir çocuğun kirli su kullanımından dolayı ishale bağlı dehidratasyondan öldüğü, dokuz gün boyunca doğumların çoğunun evlerde gerçekleştiği, aşıların bozulduğu ve günlerce ilçede aşı yapılamadığı, bu dönemde çocuklarda yaygın olarak davranış değişikliklerinin, karanlık korkusu, geceleri tuvalete gidememe gibi belirtilerin görüldüğü ’’ tespitlerine yer verildi.  

'HEMŞİRELER SİLAHLA TEHDİT EDİLDİ'

Tabipler Birliği’nden 7 doktorun katıldığı heyet raporunda şöyle denildi: Bu süreçte 4-5 hemşirenin silahla tehdit edildiği bildirildi. Olaylar sırasında hemşirelerin, sağlık çalışanı oldukları anlaşılmasın diye kendilerine damar yolu açtıkları, bir hemşirenin olayların etkisiyle 1.5 gün boyunca konuşamadığı öğrenildi. Ayrıca bir gece güvenlik görevlilerinin hemşirelerin cep telefonlarını alıkoyduğu bilgisi verildi. Sağlık çalışanları kendi yaşamlarından ve halkın sağlığından endişe duymaktadır. Şehrin özellikle belli bölgelerindeki harabeyi andıran görüntüler, gergin ortam, aynı durumu tekrar yaşama ihtimali, sağlık çalışanlarının endişe ve tedirginliğini artırmaktadır.  Bu durum sağlık hizmeti sunumunu olumsuz etkileyen bir ortamın oluşmasına neden olmaktadır. Cizre Devlet Hastanesi hemşirelerinden Eyüp Ergen’in ölümünün, diğer sağlık çalışanlarında ciddi bir travma yarattığı gözlendi.’

SU VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ

Yaşanan olayların sona ermesi, yaralanma ve ölümlerin son bulması anlamına gelmemektedir. Ortaya çıkan yıkım, su kirliliği başta olmak üzere bazı çevre sağlığı sorunlarına yol açmıştır. Vatandaşın temiz su içme ve kullanma olanakları, su tanklarının ateş edilerek delinmesi nedeniyle ortadan kalkmış ve alternatif olarak sağlıksız suların tüketilmesinin sonucu, ilçede mide-barsak enfeksiyonlarında artış görülmüştür. 2 yaşında bir çocuğun, ishale bağlı dehidratasyondan öldüğü şüphesi vardır.

AŞILAR BOZULDU

Sekiz gün boyunca görülen elektrik kesintileri nedeniyle ilçedeki tüm aşılar bozulmuştur. Bozulan aşılar Şırnak Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından toplanmış, ziyaretin yapıldığı 18 Eylül 2015 Cuma günü itibariyle henüz yerine konmamıştır. Aşıların ilçeye, araya girecek olan 9 günlük bayram tatili nedeniyle en iyi ihtimalle 28 Eylül 2015 günü geleceği beklenmekteydi. Böylece, sokağa çıkma yasağının başladığı 5 Eylül 2015 tarihinden itibaren 20-25 gün boyunca ilçede aşı yapılmadığı anlaşılmaktadır… Elektrik kesintileri nedeniyle aşıların bozulması, ayrıca ASM’lerin çalışmaması nedeniyle 20 güne uzayan bir sürede aşılama hizmeti verilmemiştir. Bu durum, özellikle Hepatit B ve BCG aşılamasının yapılmasında aksamalara yol açacaktır. Ayrıca, ilçedeki olağan zamanlarda da görülen kızamık hastalığının salgın yapmasından endişe duyulmalıdır. Yaşanan bu afet benzeri olay nedeniyle, çevre ve yaşam koşullarının bozulduğunu da düşündüğümüzde, çocuklar arasında menenjit olgularının ortaya çıkmasından endişe duyulmalıdır. İlçeyi ziyaret ettiğimiz sırada artmış olduğu belirtilen ishal olgularının önümüzdeki günlerde daha artması ve salgın yapması muhtemeldir.

DOĞUMLAR EVLERDE YAPILDI

İlçede bulunan diyaliz hastaları ilk 4 gün boyunca diyaliz hizmetine ulaşamamıştır. Dokuz gün boyunca doğumların çoğu evde olmuş, kadınlar kendi kendine ya da sağlık personeli olmayan kişilerin yardımıyla, hijyenik olmayan ortamlarda doğum yapmışlardır. Bu dönemde gerçekleşen erken doğum, ölü doğum, düşük ve doğumsal anomali vakaları verilerinin önümüzdeki günlerde ortaya çıkması beklenmelidir. Yaşanan çatışma ortamında bebek beslenmesi, anne sütü alımı ve mama kullanan bebeklerde mamaya erişmeyle ilgili bağlı sorunlar ve bunların oluşturduğu ileriye dönük sıkıntılar, ASM’lerce yapılacak izlemlerle ortaya konacaktır.

SUSUZLUK SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLDU

Yapılan ziyaret sırasında hekimlerin çoğu, özelliklerle çocuklarda ishal başvurularının arttığını belirtmişlerdir. Diğer yandan su vanalarını açmaya giden bir belediye çalışanının gözaltına alındığı söylenmiştir. O dönemde çöplerin toplanmamasının ciddi bir hijyen ve çevre sağlığı sorunu oluşturduğu ve sağlıklı bir yaşam ortamının mevcut olmadığı belirlendi. Sokağa çıkma yasağı boyunca, çok sayıda hayvanın öldüğü ve günlerce yollarda kalan hayvan ölülerinin kokuştuğu belirtilmiştir’’

POLİS SAĞLIK ÇALIŞANLARINA BASKI UYGULADI

Cizre Devlet Hastanesi’nde, sokağa çıkma yasağı boyunca çok sayıda Özel Harekat Polisi bulunmuş; hastane içinde ve bahçesindeki silahlı polislerin varlığı sağlık çalışanları ve hastalar üzerinde baskı oluşturmuştur. Özellikle akşam saatlerinden sonra acil servisin önünde çok sayıda polis olduğu, muayene odasının önünde durdukları, hastalara yapılan acil müdahale işlemi sırasında odada silahlı polislerin bulunduğu belirtildi. Bu konudaki rahatsızlığın hekimler tarafından gerekli mercilere iletilmesinden sonra, polis sayısının azaltıldığı öğrenildi. İkinci sokağa çıkma yasağında polislerin hastanedeki kameraları kapattığı bildirildi. Bir gece hastanenin özel güvenlik elemanı ve vezne çalışanının güvenlik güçleri tarafından bir odaya kapatıldığı bilgisi verildi.’

ÇOCUKLARIN RUH SAĞLIĞI BOZULDU

Dokuz gün süren bir çatışma ortamında olağan gündelik yaşamın bozulması, insanların sürekli öldürülme riskiyle karşı karşıya kalması, kişinin kendini en güvende hissedebileceği ortam olan evlerin yaşayanlar içindeyken hedef alınması, sürekli silah seslerine maruz kalma, yaralanmalara ve ölümlere tanıklık etme, başta çocuklar olmak üzere toplumun ruh sağlığını olumsuz etkilemiştir.  İlçede, yanlış bilgi aktarımlarına bağlı olarak gece sokağa çıkma yasağı konacağına dair haberler halk arasında hızla yayılabilmekte, korkuların yeniden canlanmasına neden olmaktadır. Olaylar sonlansa da, tekrarlayabileceği ile ilgili endişeler, güven ortamının oluşmasını engellemekte ve halk arasında tedirginliğin sürmesine yol açmaktadır.