'Çocuk hakkı da ne?'

Mehmet, Türkiye'de çalışan altı milyon çocuktan biri. 14 yaşında. Dünya Çocuk Hakları Günü'nden haberi yok. Tek bildiği durmadan çalışmak.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Bugün, Dünya Çocuk Hakları Günü. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) tahminlerine göre altı milyar nüfuslu dünyada 252 milyon çocuk çalışıyor. Türkiye'de ise bu sayı altı milyon. Bu altı milyondan biri de Mehmet Gözde.
Eller kir pas içinde
Dolapdere'deki karanlık, nemli, gürültülü araba tamirhanelerinden biri. Motor kapağı açık arabanın kapısına dayanmış, üstü başı kir pas içinde bir çocuk dikkat çekiyor. Kasım ayının mevsim normallerinin altındaki soğuğuna dayanamayarak ellerini cebinden çıkaramıyor.
Beresi kaşlarını kapatan çocuğun yüzünde ne mutluluk, ne mutsuzluk, ne de endişe var. Tamamen ifadesiz. Ama gözlerinde derin bir hüzün var. Aslında gerçek adının Mehmet Gözde olup olmadığı bile belli değil. Çünkü Mehmet, Iraklı ve kaportacıda kaçak çalışıyor. O da dünya nüfusunun çalışan 252 milyon, Türkiye'nin ise çalışan altı milyon çocuğundan sadece biri.
Ayda 60 milyon lira
Mehmet 14 yaşında. iki yıl önce soğuk bir kış gecesi oturdukları Kerkük'ten yola çıkarak üç kardeşi, anne ve babasıyla
Irak'tan Türkiye'ye kaçak giriş yapmış. Daha sonra İstanbul'da bulunan teyzelerinin yanına gelen Mehmet ve ailesi Türkiye'yi Avrupa'ya geçiş için ara bir durak görüyor. Avrupa'ya geçiş uzadıkça Mehmet'in de, hem
okuyup hem çalışan diğer kardeşlerinin de hayatı zorlaşıyor.
Mehmet şu anda okumuyor.
Okumak yerine haftanın altı günü çalışarak ay başında ailesine 60 milyon götürmek için uğraşıyor. Bazen haftada 52 saatten fazla çalışmak zorunda kalıyor.
'Çalışmak iyi'
Elleri, giysileri, hatta yüzü motor yağından simsiyah. Tırnakları bile kararan Mehmet, Kerkük'te altıncı sınıfa kadar okuduğunu söylüyor. Mehmet'in hayatındaki tek şey çalışmak. "Çalışmak yerine ne yapmak isterdin?" diye sorulunca alınan yanıt bunu kanıtlıyor: "Çalışmak iyi bir şey. Sanatı öğreniyorum." Mehmet'e, "Peki, Dünya Çocuk Hakları Günü'nden haberin var mı?" diye soruyoruz. Yanıt çok açık: "Çocuk hakkı da ne?"
Mehmet'in, çalışmadan arta kalan sadece bir boş günü var. O günü de çalışan çocukların büyük çoğunluğunun yaptığı gibi gezmeye ayırıyor. Taksim'e arkadaşlarıyla dolaşmaya çıkıyor ama para harcamak gibi bir lüksü yok. En az para harcayabileceği tek mekân var. Onun için o da atari salonlarına gidiyor.
Ömürleri işte tükeniyor
ILO'nun tahminlerine göre dünyada 252 milyon çocuk çalışıyor. Türkiye'de bu sayı altı milyon. ILO Türkiye Temsilciliği'nin raporuna göre sağlığa zararlı işlerde çalışan çocukların oranı yüzde 60. Ağır
sanayide çalışan çocuklarda yaralanma oranı yüzde 26, tarım sektöründe yüzde 12, komünikasyon ve taşımada yüzde 18. Çocukların yüzde 50'den fazlası stresli bir ortamda çalışıyor, yüzde 60'tan fazlası eve yorgun geliyor. Çocukların yüzde 80'den fazlasının boş zamanı yok. Çalışan çocukların
yüzde 30'u okula gitmiyor, yüzde 10'dan fazlası haftada 56 saat veya daha fazla çalışıyor.
Çalışan çocukların yüzde
25'i hasta veya yaralanmış. Çalışan her 100 çocuktan üçü yaralanma ve hastalıklar yüzünden, yüzde 50'si yaralanma ve sakatlanmalar yüzünden geçici olarak çalışmayı bırakmış. İstanbul, Diyarbakır, Adana, İzmir, Ankara, Bursa ve Gaziantep sokakta çalışan çocukların yoğunlukta olduğu iller. Sadece İstanbul'da sokakta çalışan çocukların sayısının beş bin olduğu tahmin ediliyor.