Çocuk kalbinde kurban yarası

"İki buçuk yaşında kurban kesilirken gördüm. Et yemeye zorlandıkça ateşlenip yataklara düştüm. 30 yaşımda B12 anemisi olduğumu öğrendim.

İSTANBUL - "İki buçuk yaşında kurban kesilirken gördüm. Et yemeye zorlandıkça ateşlenip yataklara düştüm. 30 yaşımda B12 anemisi olduğumu öğrendim. B12 anemisi genellikle ergenlik dönemine kadar et yememiş kişilerde oluyormuş." Araştırmacı psikologların 'Kurban ve Çocuk' konulu çalışmasında bir kişi bu sözlerle 'kurban travması'nı özetliyordu.
Kurban konusunda toplumun büyük kesiminin benzer anılarının olduğunu gören araştırmacı psikologlar, bu konuda detaylı bir çalışmaya imza attı. Bağımsız araştırmacı psikologlar Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu, Can Gezgör ve Okan Karka, kurban kesimine şahit olan çocukların geleceklerinde ne gibi sorunlarla karşılaşacağını inceledi. Psikologlar araştırmaları için çocuklardan ve yetişkinlerden konuyla ilgili öyküler yazmasını istedi.
Duygusal bağ kuruyorlar
Öykülere göre araştırmayı yönlendiren psikologlar, özellikle beş yaş öncesinde kesime tanık olanların, yaşadıklarını anlamakta güçlük çektiklerini, bu olaylar nedeniyle önemli düzeyde tedirgin ve rahatsız olduklarını belirledi. Çocuklar, özellikle kuzu, oğlak, koyun gibi hayvanlarla çok kısa sürede güçlü bir duygusal bağ kuruyordu. Araştırmacılar, bu hayvanın kurban olarak kesileceğini öğrenen çocukların hepsinin direndiğini ve bazen bu direnişin başarılı olduğunu saptadılar.
Psikologlar, çocukların kurban kesimine şahit olmasının davranış bozukluklarına neden olduğunu tespit ettiler. Bazı çocuklar, izledikleri kesimden sonra et yiyemiyordu. Et yemeyen çocuklarda ise uzun vadede anemi hastalığı ve bağışıklık sisteminin gelişmemesi sorunları ortaya çıkmıştı.
Psikolog önerileri
Bu konuda toplumu bilgilendirebilecek kaynak bulunmadığını saptayan psikologlar, çocukların ölümü yetişkinlere benzer bir şekilde kavramadığına dikkat çekti.
Değirmencioğlu, Gezgör ve Karka, çocukların kurban kesiminden psikolojik olarak olumsuz etkilenmemesi için şu önerilerde bulunuyor:

  • Çocuklar hiçbir şekilde kurban kesimini izlememeli.
  • Çocukların yanında kurban kesiminin konuşulması ve ayrıntılı olarak anlatılmasından kaçınılmalı.
  • Çocukların bir süredir baktıkları ve duygusal bağ kurdukları hayvanların kesilmesi, tüm çocuklar için rahatsız edicidir ve özellikle küçük çocuklar da çok ağır etkiler yapabilir. Bu nedenle kurbanlık hayvan evde beslenmemeli veya çocuğun kurbanlık hayvanla uzun süreli teması olmamalı.
  • Eğer bir kurbanlık hayvan evde beslenirse, hayvanın kesileceği çocuğa dürüstçe anlatılmalı.
  • Çocuklar hangi yaşta olursa olsunlar, istemiyorlarsa kurban eti yemeye zorlanmamalı.


    Unutamayanlar anlatıyor...
  • "İki yaşındaydım. Her sene olduğu gibi Kurban Bayramı'nı köyümüzde geçiriyorduk. Bayram sabahı biri beni kucağına aldı ve bahçede açılmış bir çukurun yanına götürdü. Daha sonra bir koç getirdiler ve kuyunun dibine yatırdılar. Bundan sonra hatırladığım tek şey boynu kesilmiş koyunun hırıltılı nefes alışları ve akan kanlardı. Kendimi bilmeye başladığım dönemlerden sonra ne zaman et görsem aklıma ve gözümün önüne, o bayramda gördüğüm kanlar,et parçaları ve dayanılmaz kötü bir koku gelir. Şu an 24 yaşındayım. Hala et yemem."
  • "Oğlum henüz iki yaşındaydı, bir kurban bayramı ziyarete gittiğimiz akrabanın evinin bahçesinde kurban kesilecekti. Oğlumu kesimi görmemesi için yanımda tutuyordum. Ancak onun aklı eve girerken canlı gördüğü koyundaydı. Benim meşgul olduğum bir anda nasılsa kapıya çıkmış. "Katil" diye bağırıyordu. Tam kesme anını görmüştü. Uzun süre bir yandan bağırıp, bir yandan ağladı. Hemen oradan kalkıp eve gelmek için yola çıktık ama yol boyunca da yerlerde kan izleri, kesik koyun ayakları görerek ağlamasını ve her defasında 'katil' demeyi sürdürdü. Uzun süre uykudan irkilerek ve ağlayarak uyandı. Şu anda 18 yaşında ve geçmişe ait hatırladığı en eski anı bu.