Çocuklar tehdit altında

Üzeyir Garih cinayetinin kamuoyu gündemine taşıdıkları arasında 'öteki Türkiye'nin trajedisinde fiziksel ve cinsel tacize uğramış çocuklar vardı.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Üzeyir Garih cinayetinin kamuoyu gündemine taşıdıkları arasında 'öteki Türkiye'nin trajedisinde fiziksel ve cinsel tacize uğramış çocuklar vardı. 13 yaşındaki F.N., ardından Suna Taşdelen ve Pınar Konuşkan'ın mağduriyetleri ile Türkiye'nin bu yüzü de ortaya çıktı. F.N., okulunu bırakıp küçük yaşına rağmen çalışmaya başlarken fiziksel, sosyal ve psikolojik istismara maruz kalmıştı. Suna Taşdelen ve Pınar Konuşkan'ın çocuk yaştan itibaren yaşadıklarına bir de cinsel istismar ekleniyor.
Her hastaneye izleme ekibi
Sekiz kurumun derlediği veriler Türkiye'de çocuklara yönelik cinsel şiddet ve istismarın boyutlarıyla ilgili önemli ipuçları veriyor. Dr. Behçet Uz Hastanesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı, Atatürk Devlet Hastanesi, İzmir Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İzmir Barosu, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Pskiloji Bilim Dalı ve Tepecik SSK Çocuk Hastanesi'nden katılımcılarla oluşan 'İzmir Çocuk İstismarı Araştırma Grubu' 18 aylık çalışmalarının sonuçlarını yayımladı.
Özellikle doktorların bilgilendirilmesine yönelik yapılan çalışmada, istismar ve örselenmeye maruz kalan çocuklarla ilgili her hastanede 'çocuk istismarı izleme ekibi' oluşturulması önerildi.
Türkiye'de baba, ABD'de anne
Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de çocukları en fazla istismar edenler sıralamasında baba yüzde 72, anne yüzde 34, üvey baba yüzde 6, birden fazla aile
bireyi yüzde 19 olarak tespit edildi. Türkiye'de istismarda baba yüksek bir yüzdeyle ilk sırayı almasına karşın, Batı'da istismarcı olarak anne gösteriliyor.
ABD'de 15 yaş altında hastaneye başvuran çocuklar arasında çocuk istismarı sıklığı binde 2.7 olarak bildiriliyor. İngiltere'de haftada dört çocuk istismar ve ihmal nedeniyle ölüyor, dört yaş altında her bin çocuktan biri fiziksel tacize uğruyor.
Cinsel istismar oranı yüksek
Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'ne başvuran çocuklar arasında yapılan araştırmada ise yüzde 36 oranında fiziksel ve duygusal istismar saptandı.
Kurumlara gelen çocuklarda rastlanan ensest-cinsel istismar vakalarının oranı yüzde 38 olarak belirirken, cinsel istismara en çok kızların uğradığı kaydedildi.
Cinsel istismara maruz kalan yaş grubu içinde yüzde 77'yi 13 yaşından büyükler oluşturuyor. Kızların cinsel istismara maruz kalma oranı yüzde 85, erkeklerin yüzde 15. Cinsel istismar vakalarının oranı yüksek çıkarken; yüzde 13 boğma, yüzde 13 ağır ihmal, yüzde 9 kırık, yüzde 9 zehirleme, yüzde 6 yakma, yüzde 3 saf psikolojik istismar da saptandı.
Cinsel istismara uğrayan çocukların yüzde 72'sinin durumu Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne bildirildi. Bunlardan yüzde 52'si izlenebilirken, yüzde 56'sı çalışma grubunun desteğiyle normal uyum ve sağlığına kavuştu. Örselenme ve istismara uğrayan çocuklardan yüzde 13'ü yaşamını yitirirken, yüzde 31'i de izlenemedi.
Toplum sağlığını bozuyor
Tıpta 'çocuk örseleme ve istismarı' (ÇÖİ) olarak tanımlanan davranış, çok sık görülen ve toplum sağlığını bozan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Batıda, ÇÖİ sıklığı yüzde 10'dur. 2 yaş altında kafa travmasına bağlı kafa içi kanamaların yüzde 25'i ÇÖİ'ye bağlıdır. Ergenlik öncesi kız çocuklarının yüzde 25, erkek çocuklarının ise yüzde 15'inin cinsel istismara uğradığı belirtiliyor. Türkiye'de alanda yüzde 33.5-yüzde 41 fiziksel istismara; hastaneye başvuranlarda yüzde 36 fiziksel ve duygusal örseleme; ıslahevinde yüzde 33, cezaevinde yüzde 63, lise öğrencilerinde yüzde 6 fiziksel, yüzde 9-18 cinsel örseleme olduğu ifade ediliyor. Çalışmada şiddete bağlı ölümlerin yüzde 40'ının aile içi şiddetten kaynaklandığı vurgulanıyor.
Sonuç: Fahişeler ve caniler
Atlanan her ÇÖİ yineliyor ve sonunda fatal olgulara dönüşebiliyor. Fiziksel örselemeye maruz kalan çocuklarda yüzde 65 cerrahi girişim gerekiyor. Bunun yanı sıra verilen duygusal hasar, posttravmatik stres bozukluğu, depresyon ve kişilik bozukluğunu ortaya çıkarıyor. Pek çok ruhsal hastalığın altında ÇÖİ yatıyor. Bu çocuklar ileride de örseleyici anne-baba oluyor. ÇÖİ sonucunda nörolojik hasar, duygusal hasar ve zekâ özürüne bağlı olarak eğitim başarısızlığı kaçınılmaz hale geliyor ve suça ve fuhuşa eğilim ortaya çıkıyor. Sokak çocukları, fahişeler ve caniler ÇÖİ'nin ürünü olarak değerlendiriliyor.
***
Yüksek risk grupları
Ağır ekonomik sorunlar, işsizlik, düşük eğitim düzeyi, aile içi şiddet, anne-baba yaşının 18'den küçük olması, istenmeyen gebelik, evlilik dışı çocuk, tek başına yaşayan anne, parçalanmış aile, üvey ebeveyn varlığı, ailede fiziksel-ruhsal hastalık, ailede uyuşturucu veya alkol bağımlılığı, anne-babanın çocuklukta istismara uğramış olması, ailenin sosyal izolasyonu, huysuz, hasta çocuk, çok sık ve fazla sayıda çocuk sahibi olma. Risk faktörleri özellikle önemle üzerinde durulması gereken bir konu olarak dikkat çekiyor. Bu faktörlerin hiçbiri tek başına bir aileyi istismara aday yapmıyor. Olguların yüzde 94'ünde bu faktörlerin en az üçü bir arada saptanmıştır.
Bu nedenle düşük sosyoekonomik düzeye, düşük eğitim düzeyi, alkolizm, ruhsal hastalık gibi hekimlerin kolayca fark edebilecekleri birkaç risk faktörü daha eşlik ediyorsa o çocukta çocuk istismarı açısından araştırma yapmak ve tavır almak gerektiği ifade ediliyor.
Çocukların örselenmesi ve ihmaliyle ilgi çıkan sonuçlara göre etkili faktörler ve oranları şöyle:

  • Düşük eğitim düzeyi: Yüzde 75.
  • Anne-babada ruhsal sorun: Yüzde 69.
  • Aile içi şiddetli geçimsizlik: Yüzde 66.
  • Aile içi şiddet: Yüzde 59.
  • Düşük sosyoekonomik düzey: Yüzde 56.
  • Anne-babada alkol kullanımı: Yüzde 47.
  • İşsizlik: Yüzde 44.
  • Parçalanmış aile: Yüzde 44.
    ***
    Çocuk istismarı nedir?
    Araştırmada, çocuk istismarı "Çocuğa bakmakla yükümlü ve çocuktan en az 6 yaş büyük bir erişkin tarafından çocuğa uygulanıp çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini bozacak her tür fiziksel, cinsel ve psikolojik zarar verici kasıtlı eylem' olarak tanımlanıyor. Araştırmanın amacı, Türkiye'de klinik ve hastanelerde yeni bir yaklaşım getirmek, istismara uğrayan çocuklar için hekimlerin de yapabileceklerini ortaya koymak olarak açıklanıyor.
    ***
    Nasıl anlaşılır?
  • Çocuğun giyim ve görünümünün ailenin sosyal yapısına göre bakımsız, kirli, mevsimle uyumsuz olması.
  • Hiç ağlamama, aşırı ağlama, anne-babadan yardım beklememe.
  • Götürüldüğü doktorda kendisine yaklaşılmasından ileri derecede korkma,
    tamamen kayıtsız olma ya da sağlık personeline yapışıp eve gitmekten korkma.
  • Anne-babada bencil ve düşmanca ya da aşırı koruyucu davranışlar, bir an önce gitmek isteme.
  • Açıklanamayan karın ağrıları, işeme bozuklukları, uykusuzluk, kâbuslar, konuşma bozulması, saldırganlık, ileri derecede içedönüklük, okul ya da evden kaçma, sürekli okul başarısızlığı, çalma ve yalan söyleme.
  • Bulgu şiddetiyle öykü arasında uyumsuzluk.
  • Çocuğun cinsel olarak baştan çıkarıcı davranışlar sergilemesi.
  • Yaşıyla uyumsuz cinsel aktivite göstermesi.
  • Cinsellikle ilgili uygunsuz ayrıntıları bilmesi.
  • Erişkin rolü oynama.
  • Çocuğun fiziksel ve sosyal gelişiminin diğer çocuklara göre anlamlı biçimde geriliği.
  • Göz temasından kaçınma, uyku ve iletişim bozuklukları, antisosyal davranışlar, depresyon, evden-okuldan kaçma, suça eğilim.