Çözüm sürecinde sıkıntı yok

Çözüm sürecinde sıkıntı yok
Çözüm sürecinde sıkıntı yok
Kültür Bakanı Ömer Çelik, KCK'nın açıklamasının 'taktik' olduğunu söyledi. Bakan Çelik, "Sıkıntı görmüyoruz. Biz mutabakata bakıyoruz" dedi.
Haber: ÖMER ŞAHİN - omer.sahin@radikal.com.tr / Arşivi

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, KCK’nın, “Çekilmeyi durdurduk” açıklamasını taktik olarak değerlendirirken, çözüm sürecinin ilerlediğini söyledi. Çelik, “KCK’nın açıklamasını hiç gündeme almıyoruz. Kimsenin taktik açıklamalarına ya da kendi özel pozisyonuyla ilgili açıklamasına demokratikleşme meselesini indirgememek gerekir” dedi.
Budapeşte’de bir grup gazeteciyle bir araya gelen Çelik, çözüm süreci, Gezi olayları ve sonrasında yaşananlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi, anayasa çalışmaları ve gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
SÜREÇTE SIKINTI YOK: KCK’nın çekilmeyi durdurduğu açıklamasının hatırlatılması üzerine çözüm sürecinde sıkıntı olmadığını belirten Çelik, “Sıkıntı görmüyoruz, mutabakata bakıyoruz. Şu şu açıklamayı yaptı, şununla görüşüldü diye bakmıyoruz. Toplumun farklı grupları, belli çoğulculuk içinde bir mutabakat sağlamış mı ona bakıyoruz” dedi. Kürtler adına konuştuğu iddia edilen birileri temsil yetkisi olmadığı halde çözüm süreci bitti diye ortaya çıktıklarında bunu şevkle karşılayanların düne kadar Kürtlere karşı illegal operasyonları destekleyen kişiler olduğunu belirten Çelik, “Biz, şu şu tepki geldi diyenlere karşı sessiz duruyoruz. Türkiye bu 6 ayı yaşadıktan sonra kim ki Türkiye’nin önüne ‘süreç bitti’ diye bir seçenek koyarsa o çözüm sürecinin bir parçası olmamıştır” dedi.
SİLAHSIZ KUVVETLER: Çelik, Türkiye’de yaşanan toplumsal olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti ’ye açılan kapatma davasını hatırlatan Çelik, bir başsavcı tarafından giydirilmeye çalışılan ‘yaşam tarzına müdahale ediyor’ anlayışının şimdi sivil unsurlar tarafından giydirilmeye çalışıldığını söyledi. Çelik, “Bunun adına silahsız kuvvetler diyoruz” dedi. Çelik “Kimlik lordları diye tanımladığım bir zümre var, kimlik dükalıkları ortaya çıkıyor” diye konuştu. “Sizin talepleriniz demokratik iletişimin daha çok demokratikleşmesi içinse şehir politikalarını korumak içinse Türkiye’nin gündemine bu girebilirdi. İllegalite bunu alıp başka bir yere götürmeye çalıştı” diyen Çelik, illegalite ile araya mesafe konması gerektiğini belirtti.
FARKLI KİMLİKLER TEMAS ETSİN: Çelik sorunun çözümü için “Farklı kimlikleri daha çok temas ettirmek lazım” önerisinde bulundu. Geçmişte kimliklerin hepsinin yasak olduğunu, şimdi ise serbestleştiğini ifade eden Çelik, “Bütün kimliklerin var olabileceği atmosfer ancak demokratik kamusal alanla mümkün. Şimdi tam zamanıdır, bunları derinlemesine tartışmak lazım” mesajı verdi. Çelik, Türkiye’de “laikliğe karşı odak olma”nın tartışıldığını belirtirken, demokrasiye karşı odak olup darbenin savunulduğu mesajını verdi.
SİSTEM KRİZİ: Cumhurbaşkanının halk tarafından seçileceğine dikkat çeken Çelik, “Zaten seçimle yapıldığı andan itibaren yarı başkandır. Sistemin yeni bir sancıyla karşı karşıya kalması kuvvetle muhtemel. Sistemin başka bir uca savrulması halinde, başkanlık sisteminin başkan yetkilerine sahip ama denetim mekanizmalarından yoksun bir sistem çıkar ortaya. Sistem tartışması yapmıyoruz, kişilere göre tartışma yapılıyor. Sistem tartışması yapmak lazım” dedi. Bu konuda umudunun azaldığını belirten Çelik, Meclis’in 3 ay sonra kapanacağını ve bu tartışmayı yapmanın zor olduğunu söyledi.
TEK MANŞETLE SİSTEM FELÇ EDİLİRDİ: Çelik, 28 Şubat davasının sivil ayağı konusunda şu değerlendirmeyi yaptı: “Cezalandırma meselesinde yargının işine karışamam. O günleri hepimiz yaşadık. O günlerde belli bir medya tutumu, hedef gösterme yol haritası oluşturma şeklinde medya faaliyeti dışında faaliyet icra etti. Tek bir manşetle Türkiye’deki bütün siyasi sistemin felce sokulduğu dönemler geçirdik. Elindeki medya gücüyle Türkiye’yi darbe ortamına sokabilen girişimler gördük. Yargı boyutuna karışmam ama Türkiye’nin bu sürecin bütün yüzleriyle hesaplaşması gerekir.”

Niye akustik opera salonu yok?

Çelik, Gezi olaylarında ve Hatay’da hayatını kaybeden Ahmet Atakan’la ilgili, “Keşke o ölümler olmasaydı, yaşanmasıydı. Allah rahmet eylesin” dedi. Çelik, kentsel düzenlemelere değinirken, “Niçin bizim önünde insanların fotoğraf çektireceği, uluslararası belgeli akustik bir opera salonumuz yok?. İnsanların bunu talep etmesi lazım” diye konuştu.