Cübbeli Ahmet: Cem Yılmaz'a gülemiyorum

Cübbeli Ahmet: Cem Yılmaz'a gülemiyorum
Cübbeli Ahmet: Cem Yılmaz'a gülemiyorum
Cübbeli Ahmet Hoca, "Dekolteyi izleyeni de izlettireni de" günahkar olarak kabul ettiğini söylerken Cem Yılmaz'a da hiç gülmediğini açıkladı.

Cübbeli Ahmet Hoca adıyla tanınan Ahmet Mahmut Ünlü Hürriyet gazetesinden İzzet Çapa'ya bir röportaj verdi. "TV'den dekolte izleyen de izlettiren de günahkar" diyen Ünlü, Cem Yılmaz'da hiç gülecek bir şey bulamamış. Ünlü'nün cevapları şöyle:

- Kadınlara röportaj vermediğiniz doğru mu?
- Evvelden birkaç kez yaptık aslında. Hiç lüzum yokken televizyona da çıkmış olduk.

- Nedir peki bu kadın gazetecilere karşı koyduğunuz “ambargonun” sebebi?

- Ben muhattaplı konuşmayı severim. Karşımda sizin gibi bir kişi de olsa, 10 bin kişi de olsa fark etmez ama bu bir kadın olursa, yüzüne bakamayacağım için rahatsız olurum, önüme bakayım falan derken sıkılır, rahat konuşamam.

- Oo, o zaman epey bir röportaj teklifini reddetmişsinizdir.
- Tabii. Jet-ski olayında Defne Samyeli miydi neydi o hanım, onun haber saatinde sırf bu yüzden Rıdvan Bıyık’la konuştuk mesela. Hatta Defne Hanım “İlk defa kadınlığım işimin önüne geçti” demişti. Ben de “Kendisi bu durumu güzelliğine borçlu” diye latife yapmıştım.

- Sadece güzel kadınların karşısına çıkmak mı caiz değil?

- Yaşlı olur, bir abla vardır, şudur budur, o zaman muhattap alabilirsin ama genç ve güzel bir bayan olduğu zaman ben yüzüne bakmıyorum. Yüzüne bakmayınca da muhattap alınamıyor.


CEM YILMAZ'A GÜLEMEDİM


- Boş odalarda vaaz vererek geleceğinize daha o zamandan hazırlık yapıyordunuz yani.
- Tabii, camiinin yanındaki medreseye gider Kur’an okurdum. Orası kubbeli olduğu için ses yankı yapardı, ben de kendi sesimi dinlerdim. Bir de tabii sürekli Mahmut Efendi Hazretleri’ni dinliyor ve onu taklit ediyordum. Zaten esas huyum taklitçiliktir, dönemin siyasilerini bile taklit ederdim.

- Hangi siyasileri?

- Kim vardı ki taklit edilecek? Erbakan ve Demirel’in taklitlerini yapardım. Bak bu bir kabiliyettir, taklit ne kadar iyiyse ve taklit ettiğin yer doğru bir adresse, o kadar aslına yakın olursun.

- Konuşmalarınızdaki nüktedanlığa bakarsak bugün de Cem Yılmaz’ı taklit ediyor olabilir misiniz?

- Cem Yılmaz’dan niye esinleneyim, benim ona bir ihtiyacım yok ki. Onun alanında da değilim. Onu hiç seyretmedim, bir iki kere çocuklar gösterdiler ama ben gülecek bir şey bulamadım. Benim esprilerim çok daha doğal, onunkilerde bir hazırlık var. Bir adam programa ben bu milleti saatlerce nasıl güldürürüm diye önceden hazırlanıyorsa, ben ona gülmem.

- Kızdınız mı sizi Cem Yılmaz ile kıyaslamaya?

- Yok, sor sor istediğini sor. Bir kere bu onun işi ve ondan para kazanır. İşine hazırlanmak zorundadır. Benim işim o değil. O yüzden hiçbir zaman örnek almadım.

- O sizi örnek almış olabilir mi?

- Bir zaman ben de “Cem Yılmaz benden esinleniyor” demiştim. Umre dönüşünde Cem’e birkaç laf attılar, akıllı çocuk, “Hoca ciddi şeyler konuşur” dedi, hiç lafı yemedi. Şimdi ben de ona mukabil şeyler dememem lazım.

- Cem Yılmaz istese bir araya gelir misiniz?
- Niye gelmeyelim? O gelirse ben de gelirim. Adam Yaşar Nuri Öztürk değil ki... Fetva konusunda aramızda bir ihtilaf yok (gülüyor).


- Hocam dizilere çok yüklendik de insanlar evde ne yapsınlar? Uykuları gelene kadar sizin gibi sadece haber programı mı izlesinler?
- Hiç uykusu gelmeyenlere kesin tavsiye ediyorum bir cüz Kuran okusunlar, bin kere Allah desinler, bak nasıl uyuyorlar. Adam diyor ki, “20 senedir uyuyamıyorum”... Şeytan onu engelliyor, kandırıyor. Televizyonda seyrettiğin filmler seni uyutur mu, o filmden bu filme şeytan seni dolaştırıyor. Sen bir zikir yapmaya kalk bakalım nasıl uyuyorsun. Şeytan bir bakıyor, zarar fazla diyor uyanık kalmasında. Bu sefer uyutuyor.

- Geçtiğimiz günlerde Gözde Kansu adlı sunucu, göğüs dekoltesi yüzünden işten çıkarıldı.
- Hüseyin Çelik’in dediği mi?

- Ta kendisi.
- Ben hiç izlemedim ama bunun dekoltesi falan mühim değil ki, bizim için kadının yüzü ve elleri müstesna olmak suretiyle tüm bedeni avrettir. Dekolteyi televizyondan izleyen de izlettiren de buna sebep olan da külliyen günaha dahildir.


'ESTETİK OPERASYON ŞEYTANA UYMAKTIR'

- Elinizde ameliyat yarası var. Siz sağlık problemleri ile ilgili derman ararken birçok insan güzelleşmek uğruna bıçak altına yatıyor...

- Estetik, “Kocam beni güzel görsün” falan filan diye yapılırsa caiz değildir. Kadınların yaptırdıkları estetik operasyonlar kesinlikle Allah’ın fıtratını değiştirmeye girer bu da şeytanın emrine uymaktır. Hadis-i Şerif’lerde bu konuyla ilgili lanet vardır.

- Hiç mi istisnai durum yok?
- Mesela benim kaşlarım abdest alırken gözüme giriyor, gözlüğümün kenarına takılıyor, bu yüzden üstten hafif kestiriyorum. Ama kaşların altını üstünü inceltmek kadına da erkeğe de haramdır. Şayet bir kadın kaşları birleşik olduğu için erkek gibi görünüyorsa ve erkeği bundan nefret ediyorsa; ya da evde kalacak, kimse onu istemeyecekse ancak o zaman tedavi amaçlı kaşlarını inceltebilir.

- Bir de ameliyat değil ama botox gibi uygulamalar var.
- Bunların hiçbiri kesinlikle caiz değildir. Mesela bir kaza olur, vücutta veya yüzde ezik büzük kalan yerler vardır, o zaman estetik müdahale yapılabilir.

- Siz beğenmiyorsunuz ama bu dizilerin pek çoğu Arap ülkelerinde büyük ilgi görüyor.
- Burası yetmiyor bir de onların ahlakını bozuyorlar. Oradaki insanlar halkımızın ahlakını bozuyorlar diye ülke yönetimine şikayette bulunuyorlarmış. Adamlar haklı, bu dizilerin bazıları günaha sokar insanı.

- Bu kadar büyütmeye gerek var mı sonuçta bir dizi senaryosu?
- Bu devekuşu olayına benziyor. Devekuşuna yük vurmuşlar “Ben kuşum” demiş, “Uç” demişler, “Ben deveyim” demiş. Şimdi sen hem Kanuni’nin hem de etrafındakilerinin gerçek ismini kullanıyorsun, sonra da kurgu diyorsun. Eğer bu senaryoysa, o kadar gerçek tarihi karakterler koyma. Bir de çıkıp cevap olarak “Bilmem kaç sayfa kitap okuduk, oradan araştırıp bulduk” deme. Çünkü bu yapılan ne ona benziyor ne de buna. İslam da ortada, Osmanlı da...


'EŞCİNSELLİĞİN GÜNAHI ZİNA KADAR AĞIR DEĞİL'

- İslamiyet’in ameliyatla cinsiyet değiştirmeye bakışı nedir?
- Bir kadında erkeklik hormonu veya bir erkekte kadınlık hormonu ağır basıyorsa ve bu durum yapılan tıbbi testler sonucu kesinlik kazanmışsa, fıkıha göre hangi taraf ağır basıyorsa ameliyat olup o cinsiyette devam etmesi caizdir.

- Geçtiğimiz aylarda ünlü oyuncu Nil Erkoçlar da ameliyatla erkek olma kararı alıp adını Rüzgar olarak değiştirdi...
- Rüzgar’ı tanımıyorum ama böyle kişiler ameliyat olmasa azap içinde yaşayacaktır. İslam, Kuran “İki arada bir derede can çekişeceksin” der mi hiç?

- Peki ya eşcinseller?
- Eşcinsellik zina değildir çünkü zina olması için kadın tenasül huzurunda olmak gerekir. Tıpkı zina gibi günahtır ama zinanın günahı daha ağırdır, recme kadar gider.

- O neden?
- Zinada soyu karıştırmak ve bozmak meselesi söz konusudur. Eskiden şimdiki gibi tahliller yokken başkasından olan çocuğu kocasına sanki adamın kendi çocuğuymuş gibi yutturan kadınlar bile olmuştur.

- Eşcinseller günahkar mıdır peki?
- Kimse kimseye kafir veya günahkar diyemez. Eşcinseller yaptıklarının günah olduğunu bilerek yaparlarsa, imandan çıkmazlar. Bu da onların Müslümanlıklarını muhafaza etmelerini sağlar. Bunu da yapmazlarsa vay hallerine.