Çürük dairelerde 'ölümüne' oturuş

Bakırköy Belediyesi, Kartaltepe Mahallesi'ndeki altı binayı beton basınç değerleri 'çok kötü' olduğu gerekçesiyle mühürledi.
Haber: EMRE BOZTEPE / Arşivi

İSTANBUL - Bakırköy Belediyesi, Kartaltepe Mahallesi'ndeki altı binayı beton basınç değerleri 'çok kötü' olduğu gerekçesiyle mühürledi. Belediyenin üç gün içinde 'Binanızı boşaltın' dediği apartmanların sakinleri Kaymakamlığa başvurdu. Bunun üzerine belediye binaların boşaltılması için verdiği üç günlük süreyi 15 Mayıs'a kadar uzattı. Apartmanların kapısındaki mühür duruyor ancak gidecek yeri olmayan vatandaşlar evinde oturuyor.
Erzen: Durumları çok kötü
Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen söz konusu binaların, İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından 'hızlı tarama yöntemi' kriterlerine göre incelendiğini ve acilen boşaltılması gerekliliğine karar verildiğini söylüyor. Rapor sonucunda 369 bina için takviye projeleri hazırlandığını ve bu binaların 82'sinin oturmaya elverişli olmadığını belirten Erzen şöyle konuşuyor: "Teknik ekibimizin yaptığı beton-basınç deneyinde 82 yapıdan altısının durumunun çok kötü olduğu görüldü. Konunun aciliyetiyle bu binalarda oturan vatandaşlarımızın mağduriyetinin önlenmesi için Kaymakamlık, Valilik ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na gerekli bilgiler verilerek yardım talep ettik ancak herhangi bir yardım alamadık. Dramatik olayların yaşanmaması için de yapılar geçtiğimiz günlerde tahliye edilerek mühürlendi."
Boşaltma kararı verilen apartmanların sakinleri genelde konuşmaktan kaçınıyor. Koşuyolu Caddesi'ndeki Aslanbek Apartmanı'nda oturanların çoğu evlerini boşaltmış. Üçüncü katta oturan Neziha Kostak belediyenin kendilerine yaptığı 'Üç gün içinde boşaltın' talimatından sonra eşyalarını bir depoya yükleyerek evinden ayrılmış. Kostak, belediyeden kalacak yer için destek istediklerini ancak olumsuz cevap aldıklarını belirtiyor ve soruyor: "550 milyon maaş alıyorum, ben nereye gideyim?"
'Gidecek yerim yok'
Altıncı katta oturan Melahat Büyükokan'sa evde kalmak zorunda olduğunu söylüyor: "Gidecek yerim yok. Şeker hastasıyım. Yandaki markete söyledim evimden çıkarırlarsa onun bodrum katına döşek atıp orada kalacağım, o da olmazsa belediyenin karşısına çadır kuracağım. Bu yaşımdan sonra nereye gideyim ben."