Cüzamı da, kanseri de, felci de alt etti...

Cüzamı da, kanseri de, felci de alt etti...
Cüzamı da, kanseri de, felci de alt etti...

Gezmeye çıkınca çocuklar gibi sevindiğini söyleyen Rabia Narinç (sağda), ?Bugüne kadar hayatımdan hiç şikayet etmedim? diyor. FOTOĞRAF: ALİ ATMACA / AA

76 yaşındaki Rabia Narinç üç önemli hastalıkla karşılaşıp defalarca ameliyat geçirmiş, ancak hayata sıkı sıkıya tutunmuş

İZMİR - Önce cüzam, sonra kanser, ardından felç... 76 yaşındaki İzmirli Rabia Narinç içindeki yaşama sevinci sayesinde 76 yıllık ömründe cüzamı, kanseri ve felci yendi.
Çevresinde yaşama azmiyle örnek olan Rabia Narinç, cüzamla 1965 yılında hamileyken tanışmış. Doktoru hamileliği sırasında cüzam hastalığı geçirdiğini söylemiş. 

Guatr ve göz ameliyatı...
Kendi anlatımına göre doktorlar sayesinde bu hastalığı yenen Narinç 1980 yılında ise meme kanseriyle yüzleşmiş. Kanser nedeniyle iki memesi de alınan Rabia Narinç yine yılmamış:
“Önce bir göğsümü, sonra diğerini aldılar. Kanser vücuduma yayılmış. Bu arada guatr ve göz ameliyatları da oldum. Üç göz ameliyatı geçirdim. Sağ gözümü tamamen aldılar. Ona rağmen dikiş dikerek, örgü örerek zamanımı geçirmeye, hayata tutunmaya çalıştım.”
Hastalıkları sırasında ölümü değil hep iyileşmeyi düşünen Rabia Narinç, iki çocuğunu düşünerek, hayatta kalmaya çalışmış. Ancak onu en çok üzen hastalık felç olmuş:
“1997 yılında bir akşam yattık, gece kalktım konuşamıyorum, yürüyemiyorum. Sağ tarafım hiç tutmuyor. Ona hepsinden fazla üzüldüm. Ama çok şükür, felci de atlattım. Ellerimle merdivenlere tutunarak yürümeye çalışıyordum. Sonra asansöre binip, tekrar aşağı iniyordum, yeniden merdivenlere tutunarak çıkmaya çalışıyordum. Bu şekilde çalışarak felci de yendim. Bütün bunları  yaşarken yanımda hep eşim vardı. Ne zaman hastalansam elimden tutar, doktora götürürdü. Beş yıl önce kendisi de kanserden öldü. Şimdi kızımla birlikte kalıyorum, ama eşimi çok özlüyorum.”

‘Her şeyi dert edinmeyin’
Gençlere, kendisini örnek almaları telkininde bulunan Rabia Narinç, “Ben kendi kendime diyorum ki, ‘bu yaşadıklarına karşı iyisin.’ Allah benim sabrımı gençlere versin. Gençler için dua ediyorum şimdi. Bazı gençleri görüyorum, başları ağrıyıp, şikâyet ediyorlar. Ben hayatımdan hiç şikayet etmedim. ‘Bunu da yapacağım, bunu da başaracağım’ diye sevinirim” diyor.
Yeni neslin küçük sorunları  dert etmemesini isteyen Narinç onlara “Gençlerin iyi olmasını isterim, hiçbir sıkıntıya düşmesinler. Çok şükür her şeyi gördük, geçirdik. Hayat bu işte. Gezmeye çalışıyorum şimdi. Çocuklarıma  diyorum ki ‘Nereye giderseniz gidin, beni de götürün’, elimden tutup götürüyorlar. Yaşama zevki bu işte. Eğer bir yere gideceksem çocuk gibi seviniyorum” diye sesleniyor. (aa)