Dağdaki oğluna kazak göndermek isteyen Nazife Babayiğit prangaya mahkum!

Dağdaki oğluna kazak göndermek isteyen Nazife Babayiğit prangaya mahkum!
Dağdaki oğluna kazak göndermek isteyen Nazife Babayiğit prangaya mahkum!
Kocaeli'nin Gebze İlçesi'ne bağlı Pelitli Köyü'nde yaşayan 77 yaşındaki Nazife Babayiğit'in, PKK'nın dağ kadrosundaki oğluna kazak göndermek istedi, üç aydır elektronik kelepçe ile yaşıyor!

KOCAELİ - Kocaeli'nin Gebze İlçesi'ne bağlı Pelitli Köyü'nde yaşayan 77 yaşındaki Nazife Babayiğit'in, PKK 'nın dağ kadrosuna katıldığı ileri sürülen oğluna kazak ve vesikalık fotoğrafını göndermek istemesi yüzünden başına gelmedik kalmadı. 'Terör örgütüne yardım ve yataklık etmek' suçundan gözaltına alınan, 12 gün cezaevinde yatan Nazife Babayiğit önce 6 yıl, Yargıtay'ın bozması üzerine de 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Babayiğit'in cezası, yakınlarının başvurusu üzerine kamuoyunda 'Erbakan Yasası' olarak bilinen yasa kapsamında 'ev hapsi'ne dönüştürüldü ve ayağına elektronik kelepçe takıldı. 3 aydır elektronik kelepçe ile yaşayan, bahçeye bile çıkamayan Nazife Babayiğit'i ziyaret eden İstanbul bağımsız Milletvekili A. Levent Tüzel, bunun bir insanlık ayıbı olduğunu ve konuyu TBMM'ye taşıyacağını söyledi.
Doğu illerinden gelerek Gebze'ye yerleşen ve uzun yıllardır burada yaşayan Babayiğit ailesinin çocuklarından Metin Babayiğit, iddiaya göre PKK'nın dağ kadrosuna katıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı. 2007 yılında Pelitli Köyü yakınlarında inşaatlarda çalışmaya gelen 2 genç ile tesadüfen tanışan Nazife Babayiğit, oğlu Metin'den söz etti. Metin'i tanıdıklarını, PKK'nın Iğdır civarındaki dağ kadrosunda olduğunu söyleyen 2 kişi, o bölgeye gittiklerinde oğlunu görebileceklerini öne sürdü. Bunun üzerine Nazife Babayiğit, "Bu fotoğrafımı ona verin. Sağ olduğumu söyleyin" diyerek kendi fotoğrafıyla birlikte bir miktar erzak ve ördüğü kazağı verdi. 

Nazife Babayiğit, Tüzel'e kelepçesini gösteriyor...


GENÇLER YAKALANDI, ÜZERLERİNDEN FOTOĞRAF ÇIKTI

Ancak bu gençler Erzurum'da yakalandı. Üzerlerinden çıkan fotoğraf, kazak ve erzağı da Metin Babayiğit'in annesinin gönderdiğini söyleyince Nazife Babayiğit gözaltına alındı ve hakkında, 'Terör örgütüne yardım ve yataklık etmek' iddiasıyla dava açıldı.
Bir dizi yargılamalar sonunda yaşlı kadın önce 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza daha sonra 2 yıl 1 aya indirildi. Yakınlarının talebi üzerine bu cezayı evde ayağına elektronik kelepçe takılarak çekmesi kararlaştırıldı. 3 ay önce de ayak bileğine, evden çıktığı anda alarm veren elektronik kelepçe takıldı. 

MİLLETVEKİLİ LEVENT TÜZEL ZİYARET ETTİ

Nazife Babayiğit'in bu durumunu öğrenen İstanbul bağımsız milletvekili A. Levent Tüzel, yaşlı kadını evinde ziyaret etti. Nazife Babayiğit'in oğluna sadece kendisinden iyi bir haber alabilmek için erzak, kendi ördüğü bir kazak ve kendi vesikalık fotoğrafını göndermek istediğini belirten Tüzel, "Oğlundan iyi bir haber alma dileği ile hareket eden annenin dileği, 'örgüte yardım ve yataklık' olarak cezalandırılıyor. Hukukun bu şekilde yorumlanması, bir ananın evladına bu şekilde yardım yollama çabası teröre yardım ve yataklık olarak adlandırılıyor" dedi. A. Levent Tüzel şöyle devam etti, "Biz diliyoruz ki hem bu cezalar ortadan kalksın, hem eline silah almış hem de dilini, kimliğini, toprağını, ülkesini bu şekilde savunmak durumunda kalmış insanlar özgürce yaşayıp analarına kavuşsun. Nazife anamızın oğlu Metin de bir an önce ailesine kavuşsun. Hem de ayağındaki prangadan kurtulsun. Bu prangalardan kurtulma meselesi bir an önce olmalı. Geçenlerde Meclisten geçen 4'üncü yargı paketi, öncelikle bu durumda olan ceza almış insanlarımızın durumunu kurtarmalı. Bu olay bir insanlık ayıbıdır. Ne vicdanlara, ne de hukuka sığar."

12 GÜN GEBZE CEZAEVİ'NDE YATTI

Nazife Babayiğit'in oğlu Kasım Babayiğit ise annesinin başına gelenleri şöyle anlattı, "2007 yılında köyümüzün üst tarafında çalışan doğu kökenli iki genç, anneme Iğdır ve Kağızman bölgesinden olduklarını söylemişler. Annem de bu iki gence dağdaki oğlunu sormuş. Annem daha sonra, köye giderken yanına uğrayan bu gençlere kendisinin bir resmini vermiş. Yine ayrıca ördüğü kazak, diş fırçası gibi eşyalar vermiş ve 'Oğlumu görürseniz annesinin yaşadığını söyleyin' demiş. Daha sonra bu kişiler yakalanmışlar. Üzerlerinden anneme ait resim çıkmış. Annemiz hakkında Erzurum Ağır ceza Mahkemesi'nde dava açılmış. Bir gün biz işteyken eve polis gelip annemizi gözaltına almış. Annemiz 12 gün Gebze Kapalı Cezaevi'nde kaldı. Biz neden cezaevinde kaldığını sorunca, bize Erzurum'a sevkiyat veya ring aracı çıktığı zaman göndereceklerini belirtmeleri üzerine biz de 'uçak biletlerini kendimiz alalım, bir an önce Erzurum'a gitsin, sonuca varalım' dedik. Uçak biletini alarak annemizi 3 asker eşliğinde Erzurum'a gönderdik. Biz de onlardan önce Erzurum'a gittik. Geç olduğu için bir gece de Erzurum Cezaevi'nde kaldı. Erzurum'da annemin ifadesini aldılar. Daha sonra geri döndük. Sonra mahkeme süreci başladı." 

ÖNCE BERAAT, ARDINDAN 6 YIL HAPİS 

Aradan 6 ay geçtikten sonra tekrar celp geldiğini ve mahkemenin beraat kararı verdiğinin tebliğ edildiğini kaydeden Kasım Babayiğit anlatımını şöyle sürdürdü, "Geçtiğimiz yıl Yargıtay beraat kararını bozmuş. Bunun üzerine 6 yıl hapis cezası verilmiş. Biz tekrar avukatımızla dilekçe verdik ve itiraz ettik. Yargıtay bir daha bozmuş ve ceza 2 yıl 1 aya indirilmiş. Biz de halk arasında 'Erbakan yasası' olarak bilinen yasadan yararlanması için, yaşını ve hastalıklarını gerekçe göstererek başvurduk. 'En azından cezasını evde çeksin' dedik ve dilekçe verdik. Dilekçemiz kabul edildi. 3 aydır annem evde cezasını çekiyor. Ayağına pranga takmışlar. Annemiz 25 ay evde pranga ile yaşayacak. Dolayısıyla zorlandığı noktalar var. Evde kimse yok. En önemlisi gelini gardiyan gibi başında durmak zorunda. Kapıdan dış mekana çıkamıyor. En büyük hasreti dışarıya çıkmak. Kapının önünde bahçemiz var. Annemin tavukları var, tüm bunlardan yoksun kaldı." 

GELİNİ 24 SAAT YANINDA
Gelini Aysel Babayiğit ise 24 saatinin elektronik kelepçeli kayınvalidesiyle birlikte geçtiğini belirterek şöyle konuştu, "Odun almaya dahi olsa evden çıktığımda içimde bir burukluk oluyor. Önceleri misafir geldiğinde beraber bahçede otururduk, şimdi sürekli bu evin içindeyiz. Yaşının getirebileceği her türlü hastalığa sahip. Doktorun verdiği iğneler evde duruyor. Köyde yaşadığımız için kimseden yardım alamıyoruz. Annem bazen 'Neden bunlar oldu?' diye isyan ediyor... Biz bu cezanın bir an önce kalkmasını istiyoruz."  (Mesut IŞIK- Büşra KAYA/DHA)