Dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak

Dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak
Dağdakiler inecek cezaevleri boşalacak
Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'daki tarihi buluşmada, "Allah'ın izniyle dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz" dedi.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi
RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile Diyarbakırlılara hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , “Allah’ın izniyle dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını, 76 milyonun kucaklaştığını, bir olduğunu, beraber olduğunu birlikte büyüdüğünü, yeni Türkiye olduklarını göreceğiz” dedi. Erdoğan, Kuzey Irak’taki bölgesel yönetimi ilk kez ‘Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ ifadesiyle andı. Erdoğan tarihi konuşmasında şunları söyledi:
KÜRDİSTAN’ DEDİ: 81 yıl önceydi. 21 Haziran 1932. Şemdinli’den önemli bir misafirlerimiz gelmişti. Toprakları uçaklarla bombalanmıştı. Köyleri yakılmış, yıkılmıştı. Kardeşlerinin yurduna Türkiye’ye geldiler. Kardeşleri onları muhabbetle kucakladı. Bir tanesi, ‘Türkiye’de asılmayı bekliyorduk. Beklediğimiz akıbet bizi karşılamadı, çok iyi muamele gördük’ dedi. Bunu söyleyen Molla Mustafa Barzani’ydi. İşte o Barzani, 81 yıl önce kardeşlerinin ülkesine misafir oldu. Bugün de oğlunu Mesut Barzani’yi Diyarbakır’da misafir ediyoruz. Tıpkı, babanız, amcanız gibi kardeşlerinizin toprağı, onların ülkesi Türkiye Cumhuriyeti’ne hoş geldiniz. Sizi, sizin şahsınızda Kuzey Irak Kürdistan bölgesindeki değerli kardeşlerimizi selamlıyorum.
HOŞ GELDİN ŞİVAN PERWER: Bugün büyük bir buluşmaya, bir kucaklaşmaya şahit oluyoruz. Tam 37 yıl süren bu anlamsız, bu acı, bu kederli, hüzünlü özleme bugün artık son veriyoruz. Türkiye’nin sesini, bu toprakların sesini bugün artık vatanıyla aşkıyla sevdasıyla buluşturuyoruz. Nihayet hoş geldin Şivan Perwer, evine, yuvana, vatanına, anne baba ocağına hoş geldin diyorum.”
AHMET KAYA’YI ANDI: Ah keşke bugün biri daha aramızda olsaydı. Ne var ki vatana, dosta, kardeşe hasret şekilde tam 13 yıl önce bugün 16 Kasım’da gurbette hayata veda etti. Ben Pınarhisar’a giderken o da uğurlamaya gelmişti. O merasimde şarkı, türküleriyle bu kardeşinizi uğurlamaya gelmişti. Öyle bir dostluk vardı. Bugün Perwer ile Tatlıses’i yan yana göreydi. Onlara eşlik edeydi. Mukadderat. Bu kardeşlik, inanıyorum ki 13 yıl önce aramızdan ayrılan Ahmet Kaya’nın ruhunu aziz etmiştir.
BEN BİLİRİM: Yüzyıl önce bu topraklarda adeta cetvelle sınırlar çizildi ama bizim muhabbetimize sınır çizemezler. Zalim Esed’in akıttığı kan, kardeşimizin hepimizin kanıdır. Bu topraklarda zalime karşı mücadele etmek için bundan sonra zülme karşı tek yürek mücadele edeceğiz. Bugün burada olduğu gibi. Halepçe cayır cayır yanarken Diyarbakır Erzurum’un da yüreği yandı. Perver’in kasetlerinin nasıl saklandığını, gizli gizli dinlendiğini ben de bilirim.
TEK BİR PARTİ OLMAZ: Artık hiç kimse hiç kimseyi hor göremez, ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapamaz. Hiçbir bölge kendi kaderine terk edilemez. Hiçbir kimlik inkâr edilemez. Yeni Türkiye’de ayrımcılık, öteleme, horlama olamaz. Başı açık da örtülü de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Alevi de Sünni de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Bu cumhuriyeti hep birlikte kurduk, istikbali hep birlikte inşa edeceğiz. Doğu Anadolu, Güneydoğu’da tek partinin hüküm sürmesine izin vermeyeceğiz. Bölgeye barış getiremezler kendileri gibi düşünmeyenlere kastedenler bölgeye barış getiremezler. Her konuda karar verirken gönülle karar verin. Bizim aracılara ihtiyacımız yok.
RAHATSIZ OLANLAR VAR: Bir yıldır şehit olmuyor. Bir yıldır gençler bir hiç uğruna ölüp gitmiyor. Nevruz da bu yıl bu bahar kalıcı olsun dedik. Batı’daki evlere de Doğu’daki evlere de ateş düşmüyor, ocaklar sönmüyor. Analar babalar çöküp kalmıyor. Artık şehirlerimizde de çiçekler açıyor. Bu bahardan rahatsız olanlar da var, gençlerin yaşamasından rahatsız olanlar var, kanını içemediği için Türkiye’nin büyümesinden rahatsız olanlar var. İçeride de dışarıda da var. Bu baharı sabote etmek için her yolu deniyorlar. Dün (önceki gün) Nusaybin’de bir sabotaj gerçekleştirdiler. Kardeşliğe, huzura kurşun sıktılar. Bunlara fırsat vermemeliyiz.
HAKEM OLMANIZI İSTİYORUM: Sizden bir ricam var. Siz bu sürece sahip çıkarsanız bu süreç büyüyecektir. Hiç endişeniz olmasın. Bu bahara sahip çıkarsanız, bu bahar daha da kalıcı olacak. Diyarbakır bu umuda sahip çıkarsa fidanlar kök salacak. Söz silahtan etkilidir unutmayın. Siyaset şiddetten çok daha etkilidir. Zalimin değil kendi halkının kardeşlerinin yanında durmak esastır. Onun için Başkan Mesut başarılı oldu. Şiddet hiçbir şeyin çözümü değildir. Diyarbakır’ın bu sürece sahip çıkmasını istiyorum. Çocuklarımızın kanı üzerinden hesap yapanlara Diyarbakır’ın yeter artık demesini istiyorum. Gelecek inşallah çok daha farklı olacak. Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını, 76 milyonun bir olduğunu, birlikte yeni Türkiye olduklarını göreceğiz. Diyarbakır bölgenin kutup yıldızı bir şehridir. Sizin sorumluluğunuz büyük. Bu yeni süreçte Diyarbakır’ın hakem olmasını, mürşit olmasını sürece yol göstermesini, ışık tutmasını istiyorum.

BARZANİ: YAŞASIN TÜRK KÜRT KARDEŞLİĞİ


Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani, konuşmasında şunları söyledi: “Kürdistan halkının selamını Türk halkına iletiyorum. Ortadoğu’da yaşayan insanlar için birlikte yaşama günü gelmiştir. Kimse savaştan hayır görmedi. Çok teşekkür ederim ki çok cesurca bu temeli attı Sayın Erdoğan. Tüm Kürt, Türk kardeşlerime söylüyorum, tüm gücümüzle barış sürecini destekliyoruz, destekleyeceğiz. Biliyoruz ki, 10-15 sene önce böyle karşınıza gelip konuşmak imkânsızdı. Bu da kardeşliğin sonucudur. İnanıyoruz ki, barış süreci sonuca varacaktır. Ne kadar zaman gerekiyorsa, bu zamanı vermemiz gerekiyor.” Barzani daha sonra Türkçe, “Yaşasın Türk ve Kürtlerin kardeşliği. Yaşasın barış, yaşasın özgürlük” dedi.

AHMET TÜRK: ÇOK KRİTİK BİR SÜREÇ


Mardin Bağımsız Milletvekili ve DTK Genel Başkanı Ahmet Türk, gazetecilere yaptığı açıklamada ziyaretle ilgili şunları söyledi: “Türkiye açısından, Kürt sorununun çözümü açısından, Ortadoğu’daki gelişmeler açısından çok kritik süreç. Diyarbakır ziyaretini de, Kürt sorununun çözümüne yönelik bir adım olarak görmek istiyoruz. Sayın Barzani, Sayın Başbakan ile görüşmek üzere geldi. Tartışacağımız elbetteki çok şey var. Ama bugün tartışmanın zemini ve imkânı olmayabilir. Kürtler arasındaki diyalogsuzluk, Rojava’daki sıkıntılar, Kürtler’in gündemindedir. Rojava halkının yanında olma kararlılığımızı dile getiriyoruz.”