Daha 10 yaşında 24 kez ameliyat oldu

Organ bağışları sayesinde hayata tutunan 16 çocuk, Organ Nakli Koordinatörleri Derneği'nin Antalya'da düzenlediği kampta buluştu. Bu çocuklardan biri olan 10 yaşındaki İbrahim Berk Yeriş'in iki kez böbreği, bir kez karaciğeri değişmiş. 1.5 yaşından beri 24 kez ameliyat olan İbrahim, çok mutlu. "Birçok ameliyat geçirdim ama yılmadım" diyen İbrahim hastayken en çok patates kızartmasını özlemiş.

ANTALYA - 10 yaşındaki İbrahim Berk Yeriş mutlu. Onu görenler 10 yıllık yaşamına 24 ameliyat sığdırdığını anlamıyor. Hayatının çoğunu hastanelerde geçiren İbrahim Berk, "Artık oynayabiliyorum. Temiz hava alabilmekten çok mutluyum" diyor.
İbrahim Berk, Organ Nakli Koordinatörleri Derneği'nin (ONKOD), organ bağışının yaygınlaşması amacıyla Antalya Belek'te düzenlediği 'Yaşamak güzel, yaşatmak da' kampındaki 16 çocuktan biri. Türkiye'de organ bekleyen insanların sayısı 50 binlerle ifade ediliyor. Listeye her yıl 8 bin kişi ekleniyor. 2006 yılında 7 bin kişi organ nakli sırasını beklerken hayatını kaybetti. İbrahim Berk ise başta anne ve babası, sonra da ölen çocuklarının organlarını bağışlayan aile sayesinde hayata tutunmanın sevincini taşıyor.
Yeni hayat da Berk'ten...
İlk kez 1.5 yaşındayken ameliyat masasına yatan İbrahim Berk'e babası beş yıl önce böbreklerinden birini vermiş. Bünyesi, böbreği bir yıl sonra reddedince umutlar azalmış. Ancak aynı yaştaki adaşı 'Berk'in ölümü ve ailesinin organ bağışı yapması onun için dönüm noktası olmuş. Yeni böbreği ve akciğeriyle hayata tutunan İbrahim Berk bu yıl dördüncü sınıfta okuyacak. Kendini bildiğinden beri hasta olduğunu belirten İbrahim Berk, artık patates kızartmasını yiyebildiği için mutlu:
"Altı aylıkken hastalanmışım. Birçok ameliyat geçirdim ama yılmadım. İyi olacağımı biliyordum. Hastayken en çok patates kızartmasını özlüyordum çünkü yılda bir kere yiyebiliyordum."
Babası Şafak Yeriş de oğlunun sağlığına kavuşması için büyük uğraş vermiş. Hastalıkla mücadele için iki dairesini satan, işyerini kapatan, oğluna bir böbreğini veren baba Yeriş, geçirdikleri zorlu zamanları şöyle anlatıyor:
"Hayatımızı Berk'in mutluluğuna adadık. Tahlil için oğlumun kanını kendim aldım, iğnesini yaptım, serumunu taktım..."
İbrahim Berk Yetiş gibi 18 yaşındaki Tayfun Geçen de ikinci yaşam şansını bulanlardan. Geçen yıl aniden evinin kapısı önüne yığılınca hastaneye götürülmüş ve aile gerçekle yüz yüze gelmiş: "Kalp nakli yapılması gerek."
Beklenen kalp Bodrum'da tatilde ölen 17 yaşındaki Britanyalı bir gençten gelmiş. Geçen, "Bir Türk'ün kalbini taşımak isterdim ama bizim insanımız bu konuda duyarsız" diyor.
Oğullarını kaybeden, kızlarıysa organ nakliyle kurtulan Erdem
ailesinin hikâyesi yürek burkuyor. Kampa katılan ailenin anlatımına göre 18 yaşındaki Namık Erdem hastalanınca doktorlar bütün aileyi kontrole çağırdı. 17 yaşındaki Hale'nin kalbindeki rahatsızlık da böyle ortaya çıktı. Altı ay ömür biçilen Namık'a beklenen kalp gelmedi. Oğullarını kaybeden aile kızlarını kurtarmak için Adana'dan İzmir'e geldi.
Hale'nin kalbi ameliyat masasında iki kez açıldı. İlkinde doktorlar bağışlanan kalbin genç kıza uygun olmadığını belirledi. 14 gün sonra Hale'nin yeni kalbi nakledildi. Geçen yıl ağabeyini kaybeden Hale Erdem, yaşadıkları için "Alışması zordu" diyor.
'Herkese gerekebilir'
Türkiye'nin milyon nüfus başına donör oranı, 2.2. Bu rakam, Avrupa ortalamasının gerisinde. Bütün aileler söz birliği etmişçesine organ bağışı konusunda kamuoyunun daha duyarlı olması gerektiğini belirtiyor. "Çocukların hepsi diğer çocuklar ne yapıyorsa onları yapabiliyorlar" diyen ONKOD Başkanı Levent Yücetin'e göre hiç kimsenin, kendisinin ya da bir sevdiğinin bir gün nakil sırası beklemeyeceği garantisi yok.
Son sözü 10 yaşındaki İbrahim Berk söylüyor: "Bence herkes organlarını bağışlasın. Ölünce ne işe yarayacak ki... En azından başkaları hayata kavuşsun." (Radikal, aa)