Daha kaç bayram böyle geçecek?

İlk gün mezarlıkta geçti
Devletin kalıcı konut sözü verdiği binlerce depremzede bir bayrama daha 30 metrekarelik prefabrik konutlarda girdi. Bayramın ilk günü, taşlarında 17 Ağustos 1999 yazan binlerce mezarı ziyaret eden yurttaşlar barınma, ısınma ve işsizlik problemlerine artık bir çözüm bulunmasını istiyor.
Kalıcılar dökülüyor
40 bin prefabrik konutta yaklaşık 143 bin kişinin yaşadığı deprem bölgesinde 42 bin 902 kalıcı konut yapıldı. Ancak konutlar, kalitesiz malzeme kullanılması ve kötü işçilik nedeniyle dökülüyor. Depremzedeler ısınamadıkları ve evleri su bastığı için prefabriklere geri dönmek zorunda kalıyor.
Selenay'ın dramı
Demirci çifti prefabrik konutlarda zor şartlar altında yaşamaya çalışan ailelerden birisi. 2 yaşındaki kızları Selenay çadırda doğmuş. Kızlarının ev yüzü görmediğini ve sürekli hasta olduğunu anlatan aile "Bizim sonumuz ne olacak'' diye soruyor.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

KOCAELİ - Deprem bölgesinde bir bayram daha, kış ayazında 30 metrekarelik prefabrik konutlarda geçiyor. Hak sahipleri tamamlanan kalıcı konutlara yerleştiği halde, prefabrik konutlar boşalmıyor. Her gün onlarca depremzede, kira yardımının kesilmesi ve ekonomik krizin getirdiği işsizlik sonucu, boşalan prefabriklerin kendilerine verilmesi için valiliklere başvuruyor.
Bolu'da hak sahibi depremzedelerin hepsi konutlarına yerleştiği halde, 3 bin 903 prefabrik konutun tamamı, çoğu depremden önce kiracı olanlarla dolu. Binlerce insan şu soru soruyor; "Daha kaç bayram prefabrikte geçecek?"
Kiracılar açıkta
17 Ağustos ve 12 Kasım depreminde yaklaşık 91 bin 853 konut yıkılmıştı. Ancak Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Dünya Bankası'nca 42 bin 902 konut inşa edildi.
Birden fazla konutu yıkılanların, tek konuttan hak sahibi yapılması nedeniyle yaklaşık 49 bin konut açığı ortaya çıktı.
Ancak bu durumdan asıl mağdurlar,kiracılardı.
Depremde yıkılan ve yerine yeni konut yapılmayan evlerin büyük çoğunda kiracılar barınıyordu ve evsiz kaldılar. Ayrıca deprem sonrasında hasar görmeyen konutlardaki kiraların artması nedeniyle de pek çok kiracı evini boşaltmak zorunda kaldı. İşsiz kalanlar da, kira ödeyemediği için evinden çıkarıldı. Kiracılar, prefabrik konutlardan ve 100 milyon liralık kira yardımından faydalandırıldı.
Hak sahibi değiller ama...
Bu uygulamaların sonuçları, hak sahiplerinin kalıcı konutlara yerleşmesiyle gözler önüne seriliyor. Kalıcı konutlara yerleşmek için hak sahiplerinin boşalttığı prefabrik konutlara hemen yeni insanlar yerleşiyor. Kira yardımının kesilmesi ve ekonomik krizin ardından her gün onlarca depremzede, boşalan prefabriklerin kendilerine verilmesi için valiliklere başvurdu. Araştırmalar, prefabrik
konutlarda yaşayanların çoğunun hak sahibi olmadığını ortaya koyuyor.
Örneğin Kocaeli'ndeki 13 bin 846 prefabrik konutta kalan depremzedelerden sadece bininin kalıcı konutlardan hak sahibi olduğu belirlendi. Bütün hak sahiplerinin kalıcı konutlara yerleşmesi halinde bile, boşalttıkları konutlar hemen dolacak. Çünkü prefabrik konut sırasında yaklaşık 2 bin kişi bekliyor. Sakarya Valiliği verilerine göre ise, 12 ayrı bölgede kurulan 10 bin 375 prefabrik konutta, yalnızca 631 kalıcı konut hak sahibi oturuyor.
Yalova, Düzce ve Bolu'da prefabrik konutlarda
yaşayanlardan çok azının kalıcı konuttan hak sahibi olduğu biliniyor.
Prefabrik bayramlar
Deprem bölgesinde 40 bin prefabrik konutta yaklaşık 143 bin kişi yaşıyor. Prefabrik konutlarda bayram hazırlığının hiçbir belirtisi yok. Aksine, yıllar geçtikçe yıpranan prefabrik konutlarda kış soğuğunun yarattığı sıkıntılar yaşanıyor. Yazın 40 derece sıcağın altında kavrulan prefabrik konutlarda yaşamak, kış aylarında da çok zorlu. Deprem bölgesindeki 139 prefabrik konut alanında en büyük sorun, ısınma. Yalıtım iyi olmadığı için konutlar çok zor ısınıyor ve çabuk soğuyor.
Üstelik elektriğin paralı hale getirilmesi ardından elektrik sobaları da kullanılamıyor.
Tüp yardımı da yapılmayan depremzedeler, tüp alacak paraları olmadığı için katalitik sobaları bir kenara kaldırdı. Prefabriklerde çok tehlikeli olmasına karşın bacalar tütmeye başladı. Plastik ve sactan konutların
içine sobalar kuruluyor.
Altyapıdaki sorunlar nedeniyle en küçük bir yağmurda sularla kaplanan prefabrik konut alanlarında su ve elektrik sürekli sorun oluyor. Türk Tabipleri Birliği'nin 'Geçici Yerleşim Alanlarında Yaşayanların Sağlık Hizmetlerini Kullanımının Değerlendirilmesi' başlıklı araştırmasına göre, geçici yerleşim alanlarının yüzde 21'inde kanalizasyon, yüzde 17'sinde şebeke suyu bulunmuyor. Geçici barınma olanaklarının yüzde 7.4'ünde düzenli su sağlanan bir kaynak bulunmuyor.
Pis suyun içinde
Pek çok bölgede pis su prefabrik konutların yanından akıyor. Özellikle Sakarya ve Düzce'deki prefabrik konutların önemli bir kısmı, en küçük yağmurda su alıyor. Depremzedeler, çatı ve tabanı gövdeye bağlayan vidaları çıkan, zeminleri çatlayan prefabrikleri kendi olanaklarıyla tamir ediyor. Daha uzun süre prefabrik konutlarda yaşayacaklarını düşünen depremzedeler, konutlara ahşap ya da tuğlalarla ek odalar yaptı.
Bazı bölgelerde boşalan prefabrik konutlara yeni yerleşenlerden ise 25 milyon lira kira alınıyor. Kocaeli'nde, yılbaşından sonra bütün prefabriklerden 15-30 milyon lira kira alınacağı açıklandı. Büyük çoğu deprem sonrasında yurtdışı ve yurtiçinden yapılan yardımlarla yapılan prefabrik konutlardan kira alınması, depremzedelerin tepkisine neden oluyor.
Prefabriğe dönüş
Depremzedelere teslim edilen kalıcı konutlar,
kalitesiz malzemelerin kullanılması ve özensiz işçilik nedeniyle dökülüyor. Konutlarına taşınan depremzedeler kış yağmurlarının başlamasıyla akan çatılarla, dökülen sıvalarla uğraşmaya başladı. Kalıcı konutlardan binlercesi su alıyor, bodrumlar su ile doluyor. Sıva ve badanalar dökülüyor. Binalardaki çatlaklar ise 'Konutlar depreme karşı ne kadar güvenli?' sorusunu akla getiriyor.
Okul, hastane, alış-veriş gibi sosyal donatıları bulunmayan konut alanlarına taşınan depremzedelerin bazıları ısınma sorununu da çözemeyince prefabriklere döndü.
İzmit Gündoğdu'da da Dünya Bankası'nın
yaptırdığı konut alanlarında toprak kayması nedeniyle istinat duvarları yıkılınca, deprem korkusu yüzünden aileler prefabriklere yerleşti.
50 bin konut açığı


Yapılan konutYıkılan konut
Bolu1.7342.532
Düzce8.75616.345
Sakarya8.26424.588
Kocaeli17.86034.275
Yalova5.47814.113
Toplam42.90291. 853

40 bin prefabrik
PrefabrikKaç kişi yaşıyor?
Sakarya10.50038.000
Yalova6.25815.946
Düzce5.94221.320
Bolu3.90320.546
Kocaeli13.84647.258
Toplam40.449143.070

İki komşu, iki çaresizlik öyküsü
60 yaşında yaşam derdi
Bahçecik Prefabrik Konutları B26 numarada yaşlı bir kadın ile özürlü kızının zorlu yaşam mücadelesi var. Bayramın onların yaşamında değiştirdiği hiçbir şey yok. 60 yaşındaki Nuriye Cantel ile 25 yaşındaki kızı Asiye'nin Bahçeçik'teki evleri 17 Ağustos depreminde ağır hasar görerek kullanılamaz hale gelmiş. Depremden sonra yaşlı bir kadın ve özürlü kızı için sığınacak
bir yer bulmak zor olmuş. Eşyalarına da sahip çıkamamışlar, hepsi çalınmış. Çadırlarda geçen ayların ardından prefabriğe geçince kendilerini şanslı gördüklerini anlatıyorlar.
Asiye, geçirdiği çocuk felçi nedeniyle tekerlekli sandalyeye mahkûm. Yolları mıcır olan prefabrikkent alanında kışın dışarı bile çıkamıyor. Hayatı 30 metrekarenin içinde ve televizyon karşısında geçiyor. Nuriye Cantel ise sağlık sorunlarına karşın kızının ve kendisinin ihtiyaçlarını karşılamak zorunda.
Cantel, gıda ihtiyaçları için 3 kilometre uzaktaki markete gidemediği için kulağı prefabrik konutlara uğrayan seyyar satıcılarda. Nefes darlığı ve kalp yetmezliği
teşhisleri konulmuş, ancak tedavi olamıyor.
Çünkü tek geliri yedi yıl önce ölen eşinden kalan aylık 120 milyon liralık emekli maaşı. Aslında kalıcı konutu da tamamlanmış. Ancak taşınacak paraları yok. Konutu su alıyor ve masraf gerekiyor.
"Prefabrikte en azından elektrik sobası ile ısınıyoruz" diye konuşuyor.
***
İki yaşında, ona bayramlık yok
Cantel ailesinin karşısındaki C23 numaralı prefabrik konutun penceresinden uzanan baca tütüyor. Konutta Demirci çifti, 2 yaşındaki çocukları ile yaşıyor. Reyhan ve Harun Demirci evlendikten 3 ay sonra deprem felaketi yaşandı. Kiracıydılar ve çadıra yerleştiler. 22 yaşındaki Reyhan Demirci, hamileliğini çadırlarda geçirmiş. Hiçbir bayram hazırlığı yok. İki yaşındaki Selenay'a bu bayram da hiçbir şey alınamadı. Selanay, doğduğundan beri deprem felaketinin sorunlarının içinde. Bir çadırda dünyaya geldi.
Hiç oyuncağı olmadı
Doğduğu günden bu yana ev yüzü görmedi. Çadır ve prefabrik konutlarda yaşadı. Hâlâ da çocukluğu 30 metrekarelik konutun içinde geçiyor. Yazın aşırı sıcak, kışın ise soğuk sağlığını tehdit etti. Sürekli hasta oldu. Ailesinden deprem felaketinde ölen kimse yoktu. Bayramların onun için tek anlamı, yakınlarını depremde kaybeden komşularının mezar ziyaretlerinin ardından ağlayışlarını dinlemek oldu. İnşaat işçisi olan babası Harun Demirci, depremden sonra iş bulamadığı için açlık sınırında büyüdü. Neredeyse hiç oyuncağı olmadı. Babası halen iş bulamıyor.
İşsiz baba, amele pazarında umut arıyor
Amele pazarlarında umutsuzca bekliyor. Tüp alacak paraları olmadığı için plastik ve sactan evlerinin içine tehlikeli olduğunu bilmelerine karşın soba kurdular. Elektrikli soba da kullanamıyorlar. Evin bir köşesinde ödenememiş 100 milyon liralık elektrik faturası duruyor. Elektriklerinin kesilmesi endişesini yaşıyorlar. Reyhan Demirci'nin sözü geleceklerindeki belirsizliğe: "Biz ne olacağız?"