Damacanada fırtına

Sağlık Bakanlığı'nın, damacanalı sularda hologram kullanılması şartını getiren genelgesi su satıcısı firmaların tepkisini çekti.
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - Sağlık Bakanlığı'nın, damacanalı sularda hologram kullanılması şartını getiren genelgesi su satıcısı firmaların tepkisini çekti. Uygulamanın kamu sağlığını gözetmekle ilgisi olmadığını savunan firmalar, bu şekilde birtakım kişilerin rant elde edeceğini iddia etti. Ürün taklidini önlemeye yönelik hologramların satışı, başkanlığını Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un yaptığı Türk Sağlık ve Eğitim Vakfı (TSEV) adına il sağlık müdürlüklerinde yapılacak.
Yüzde 25 zam gelecek
Satışından yıllık en az 12 milyon dolar gelir elde edilecek hologram uygulamasının başlamasıyla birlikte, özellikle büyük kentlerde olmak üzere Türkiye genelinde satılan günlük en az 700 bin damacana suyun fiyatı da zamlanacak. Satıcı firmalar, şu anda 1 milyon ile 1 milyon 650 bin lira arasında değişen fiyatlara satılan suların, bu uygulamayla yüzde 25 pahalanacağını ve bu paranın tüketicinin cebinden çıkacağını söyledi.
Dövize endeksli
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 16 Mayıs günü yayımladığı 8214 sayılı genelgesiyle damacana sularında hologram uygulamasına geçileceği duyuruldu ve firmaların aylık damacana dolum miktarların bulundukları il sağlık müdürlüklerine bildirmesi istendi.
Ülke genelindeki 60 su satış firması, örgütlü bulundukları Geri Dönüşüm Ambalajlı Kaynak Suyu Üreticileri Derneği (Gensuder) ile Su Sanayicileri Derneği (Susader) vasıtasıyla uygulamaya karşı çıktı.
Hologram uygulamasının yıllık en az 12 milyon dolarlık bir pazarı olduğunu belirten Gensuder Başkanı Mehmet Kardeş şöyle dedi:
"Başkanlığını Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un yaptığı Türk Sağlık ve Eğitim Vakfı, damacana şişelerinin kapaklarına takılmak üzere bir firmaya hologram yaptıracak. Bu hologramlar da il sağlık müdürlükleri tarafından, vakıf adına damacana su dolumu yapan firmalara satılacaktır. Hologram zorunluluğu uyarınca da bütün firmalar, günlük şişeleme miktarı kadar hologram satın almak zorunda kalacaktır. Başlangıçta fiyatı düşük tutulsa da, dövize endeksli bu fiyatın zaman içinde artacağı kuşku götürmez."
'Tabela vakfı'
Türkiye'de günlük en az 700 bin damacana su satışı yapıldığını ve her damacanaya bir adet hologram ve bu hologramları kapağa monte etmeye yarayan bir adet 'shiring' diye bilinen emniyet bandı satılacağını belirten Kardeş, "Hologramların bir adedinin satış fiyatının 50 bin lira olacağı belirtilmektedir. Kaba bir hesapla yılda 12 milyon dolarlık bir pazar ortaya çıkmıştır. Bu kadar çok paranın döndüğü işi de Bakan Durmuş'un başkanı olduğu vakıf yönetecek. Ama bu ne bürosu, ne adresi, ne de telefon numarası bulunan bir tabela vakfıdır" dedi.
'Zaten denetim var'
Kardeş, hologramla kaçak su dolumlarının önlenerek sağlıklı su satılmasının amaçlandığını belirtirken de şu görüşünü dile getirdi:
"Hologramı sadece damacana sulara uygulamak istiyorlar. Bugün bir firma 12 ayrı çeşit ambalajda su üretiyor. O zaman her ürüne hologram uygulaması getirilsin. Bu uygulamayla hologramsız sular sağlıksız deyip satış yaptırılmaması planlanıyor. Halbuki üretim yerlerimiz haftada bir il sağlık müdürlüğünce denetimden geçiriliyor. Ayrıca kendi içimizde de 4 kademeli bir denetim sistemimiz var. Uygunsuz bir şey bulunursa zaten satış yapmamız yasal olarak engellenir. Hologramla hangi kamu sağlığı gözetiliyor bilmiyorum. Bugüne dek yapılan hologramsız satışlar sağlıksızsa neden yaptırıldı o zaman?"
Firmaların su kapasitesi oranında hologram satın almasının zorunlu olduğunu, ancak kapasitesi kadar değil satış yaptığı kadar dolum yaptığını belirten Kardeş, "Bugün, değişik isim altında satış yapan 15 kadar kaçak su işletmesi var. Bunlar kaçak olduğundan hologram da alamayacağı için haliyle fazla hologram alan şirketlere yönelecek. Böylece yeni bir yolsuzluk kapısı açılmış olacak" dedi.