Danıştay tetikçisi, üç günlük çapraz sorguyu hiçbir şey söylemeden atlattı

Danıştay tetikçisi, üç günlük çapraz sorguyu hiçbir şey söylemeden atlattı
Danıştay tetikçisi, üç günlük çapraz sorguyu hiçbir şey söylemeden atlattı

Danıştay?la birleştirilen Ergenekon davasında Alparslan Arslan?ın çapraz sorgusu dün bitti. Arslan, daha önce mahkemede kendisini savunmamıştı. fotoğraf: aa

Alparslan Arslan, en uzun çapraz sorguya alınan isimdi. Ancak Arslan, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ndeki 'hekimi yanıltma' tavrını, 16.5 saat boyunca hâkimlere karşı da sürdürdü

İSTANBUL - Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan, Ergenekon davasında üç gün boyunca çapraz sorguya alındı. ‘Savunma yapmayan’ Aslan, savcı ve hâkimlerin sorularına yanıt verirken, bugüne kadar çapraz sorgusu en uzun süren sanık oldu. Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet’e bomba konusunda bilgiler verilmesi beklenen Arslan, sürekli çelişkili konuştu, söylediklerini inkâr etti.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde verilen raporda ‘akıl sağlığı yerinde olmasına’ karşın değişik hareketlerle hekimleri yanıltmaya çalıştığı belirtilen Arslan, bu tavrını Silivri Cezaevi’nde görülen ‘Birinci Ergenekon’ davasının son üç günkü duruşmasında da sürdürdü. Arslan’ın toplam 16.5 saat süren sorgudaki çelişkili olan ya da açıklayamadığı sözlerinden bazıları şöyle:

* Arslan, Danıştay davasının sanıklarından Süleyman Esen, Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu’nun saldırıdan haberleri olmadığını söylemişti. Çapraz sorgunun tamamlandığı önceki gün “Benimle Ankara’ya gelirken Danıştay olayını biliyorlardı. Konuşulmuşluğu vardı. Silahları da gördüler yani öyle bilgim var. Kendilerine sormak lazım” dedi.

* Arslan, Danıştay saldırısı sanığı ve Ergenekon davasının hem sanığı hem tanığı olan Osman Yıldırım’ı önce “Bu insan samimi bir insan. Düzgün edepli bir insan” diye tanımladı. Sonraki duruşmalarda Yıldırım için “Bu adam kopuk” dedi.

* Hâkimin “Türkiye’de derin devlet var mı?” sorusunu, “Derin devlet olsa bunlar olmaz. Veli Küçük burada olmaz. Derin devlette İslam olması lazım” diye cevapladı.

* Hâkimin, “Sanıkları burada mı tanıdın?” sorusuna Arslan, “Uzak durmak lazım, başka gideceğim yerim yok. Muzaffer Tekin’i parçalayabilirim. Dengeyi bulursam kafayı yiyebilir” yanıtını verdi.

* Sanıklardan Muhammet Yüce’yi tanıdığını söyledi. Yüce ise duruşmada söz alıp Arslan’ı tanımadığını belirterek, “Sen beni tanıyor musun?” diye sordu. Aslan, “Bilmiyorum, düşünmem lazım” diye konuştu. Alparslan Arslan, Muhammet Yüce’nin, “Beni bu işe katmayın” sözüne karşılık, “Bombaları sen verdin. Böyle bir cümle kullanabilirim Muhammet Yüce için. Aramızda husumetin olmaması lazım. Ama bilmiyorum, daha sonra bilebilirim” dedi.

* Hâkim, Haşıloğlu’nun Süleyman Esen’le ilgili ifadelerindeki beyanlarındaki farkları sorunca “Emniyet ifademde şahadet eksik. Süleyman ile Aykut Mete Şükre’nin ismini sevdiğim iki insan olduğu için, korumak amacıyla Emniyet’teki ifademde söylemedim” diye konuştu. “Şimdi niye verdiniz?” sorusunu da Arslan, “Şimdi Allah’ın huzurundayım. Her zaman Allah’ın huzurunda olunamaz. O zaman Allah’ın huzurunda değildim” sözleriyle yanıtladı.

* Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’ün “Önce birinci tabancayı temin ettin, sonra ikinci tabancayı temin ettin, ardından da üç bombayı. Bu kadar büyük hazırlığı bir ayda mı yaptın? Senin yaptığın hazırlık kavga boyutunu aşan bir hazırlık” sorusuna karşılık “Hale bakacaksın” yanıtını verdi.