Danıştay'dan Dalaman çiftliğine hayat öpücüğü

Danıştay'dan Dalaman çiftliğine hayat öpücüğü
Danıştay'dan Dalaman çiftliğine hayat öpücüğü

Bakanlar Kurulu?nun iptal edilen kararı, Dalaman?daki yeşil tarım arazilerinin üzerinde, butik oteller, spor tesisleri ve golf alanlarının yükselmesini öngörüyordu. FOTOĞRAF: TİMUR SOYKAN

Danıştay, dünyanın en değerli tarım arazileri arasında bulunan Dalaman TİGEM'i 'turizm alanı' ilan eden kararı iptal etti: Kamu yararına değil...

ANKARA - Dünyanın en büyük 17. tarım arazisi olan ‘Dalaman çiftliği’nin turizm bölgesi ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı iptal edildi. Danıştay, 72 bin ağacın meyve verdiği, 6 bin dekarlık çiftliğin turizm bölgesi ilan edilmesinin toprakların kaybı anlamına geleceğini, bunun da ülke çıkarları ve Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu.
Danıştay 6. Dairesi, Tarım -İş Sendikası’nın açtığı ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ile TEMA’nın müdahil olduğu davayı sonuçlandırdı. Başbakanlık ile Kültür ve Turizm Bakanlığı aleyhine açılan davada, 6 Ocak 2005 tarihli, Tarım Bakanlığı Tarımsal İşletmeler Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı çiftliğin ‘Muğla-Dalaman Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ olarak ilanı kararının iptali istenmişti. 
Danıştay’ın iptal kararını oybirliğiyle aldı. Kararda, Muğla-Dalaman özelinde, korunması gereken tarımsal alanlar, ormanlar ile sit alanları ve askeri alanların bulunduğu bir bölgenin, ‘koruma-gelişme bölgesi’ şeklinde kullanıma ayrılmasının, ilgili bakanlıkların sorumluluğundaki alanlarla ilgili yetkilerin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devri anlamına geldiğine dikkat çekildi.
Alan kullanımları açısından yaratılan esnekliğin değerli tarım topraklarının yitirilmesinin yanı sıra bölgede ağırlıklı olan tarım sektörünün istihdam yapısını da olumsuz etkileyeceği kaydedilen kararda şu görüşlere yer verildi:
“Koruma önceliklerinin olduğu bölgede, yasanın öngördüğü teşvik ve desteklerle yönlendirildiğinde ileride değerli tarım topraklarının yitirilmesi ve tarım sektörü aleyhine bir dengesizliğin yaratılması kaçınılmazdır. Dava konusu bölgede bu denli yoğun bir yatırım öngörülmesi, Anayasa’nın 169. maddesindeki ‘Devlet, ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır’ ve ‘Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez’ ilkelerine taban tabana zıttır. Bölgenin mutlak koruma özellikleri dikkate alındığında Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi kullanımı tümüyle turizm gelişme kullanımına dönüşeceğinden, bölgenin tarımsal kesimi açısından büyük öneme sahip üretici bir tarım işletmesinin, kaynak kullanımı açısından tüketime ve sınırlı bir turist kesimine yönelik bir kullanıma uygunluk ölçütü ile değerlendirilmiş olması kamu yararına ve ülke çıkarlarına aykırıdır. Orman arazilerinde öngörülen turistik yatırımların yaşama geçirilmesi durumunda, adacıklar şeklinde bugüne kadar nasılsa ulaşılabilmiş çam ormanlarının da ortadan kalkmasına neden olacaktır. Bakanlar Kurulu kararı, kamu yararına uygun değildir.” (Radikal, anka)