Danıştay'dan soruşturmada gizliliğe vize

Danıştay'dan soruşturmada gizliliğe vize
Danıştay'dan soruşturmada gizliliğe vize
Danıştay 10. Dairesi, yargıda krize neden olan polislerin amirlerine, savcıların başsavcılara soruşturmalarla ilgili hemen bilgi vermesini düzenleyen Adli Kolluk Yönetmeliği değişikliğinin yürütmesini durdurdu. Karar oy çokluğu ile alındı.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nca ‘Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, emniyet ve jandarma görevlilerinin adli olaylarda amirlerine bilgi verme zorunluluğu getirilmişti. Resmi Gazete ’de yayımlanan değişikliğe göre en üst dereceli kolluk amiri adli olayları, suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumakla ve bu konuda gerekli tedbirleri almakla görevli ve yetkili olan mülki idare amirine derhal bildirecek. Yönetmelikle rüşvet, kaçakçılık, silahlı örgüt başta katalog suçlar nedeniyle yapacakları soruşturmaları başsavcıya bildirme zorunluluğu getirilirken, savcılar bu suçlardan dinleme, iletişimin tespiti başta yapacakları operasyonun yanı sıra soruşturmanın bütün aşamalarını başsavcılarına ‘yazılı’ bildireceklerdi. Değişiklik savcılara baskı ve soruşturmaların gizliliğinin ihlal edileceği tartışmalarına neden oldu. Bunun üzerine Türkiye Barolar Birliği, Yargıçlar Sendikası, Liberal Demokrat Parti ve Ankara Barosu yürütmenin durdurması ve iptal talebiyle Danıştay’a dava açtı. 

Yasayla düzenlenir 

Başvuruyu Danıştay 10. Dairesi inceledi. Danıştay’daki rutin uygulamanın aksine Daire Başkanı Mehmet Rıza Ünlüçay’ın davayı tetkik hâkimine vermeden kendisi inceledi. Başkan Ünlüçay, öğleden sonra heyeti toplayıp karar verdi. Danıştay Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının savunmasını bile almadan verdiği kararda “Yetki yönünden açıkça hukuka aykırı bulunan dava konusu yönetmelik hükümlerinin anılan düzenlemenin uygulanmasıyla adli makamların görev ve yetki alanının olumsuz etkileneceği, telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açabileceği sonucuna varılması nedeniyle 2577 sayılı yasanın 27. maddesi uyarınca yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir. Davalı idarelerin savunmaları alındıktan veya yasal cevap verme süresi geçtikten sonra bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar yürütülmesinin durdurulmasına oy çokluğuyla karar verildi” denildi.
Dairenin kararında şunlar da vurgulandı: “Tek tek sayılıp yönetmelik düzenlenmesine bırakılan konular aynı zamanda ilgili kamu kuruluşlarında güvenlik görevlisi olan adli kolluk görevlilerinin çalışma şartlarına ilişkin olduğu gibi ‘ve diğer hususlar’ ifadesiyle de sayılanlar dışında kalan çalışma şartlarının kastedildiği anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle yasa hükmüyle Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına idari düzenleme yapma yetkisi tanınmıştır. Esasen yargı alanının kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği ancak yasayla düzenlenebileceği, yönetmeliklerle düzenlenemeyeceği açıktır.”
Karara bir üye karar karşı çıktı. Üye Mustafa Elçim karşıoy açıklamasında, “Davanın idarelerin savunmaları alındıktan sonra incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan karara katılmıyorum” değerlendirmesinde bulundu. 

Ne değişti 

Karar ile savcıların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) iletişimin tespiti, dinlemesi ve kayda alınmasını düzenleyen 135/6. maddesindeki rüşvet, kaçakçılık, silahlı örgüt başta katalog suçlar nedeniyle yapacakları soruşturmaları başsavcıya bildirme zorunluluğu ortadan kalktı. Adli kolluk görevi yapan polis ve jandarmaya adli olayları, yakalama, gözaltı, arama gibi operasyonları derhal üst amirlerine bildirmeyecek.
Kararı Radikal’e değerlendiren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu iptal kararı ile savcılar kaymakam, vali baskısından kurtuldu” dedi.

Jandarma da savcıyı dinlememiş

İstanbul Emniyeti, yolsuzluk iddialarına ilişkin 2’nci dalga soruşturmasını yürüten ve soruşturmadan alınan Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’ın gönderdiği 41 kişinin gözaltına ilişkin talimatını yerine getirmemişti. Dün ise ortaya çıkan bir belgede aynı gözaltı talimatı listesinin jandarmaya da gittiği jandarmanın da kararı uygulamadığı öğrenildi. İlk listede ‘Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün yazıldığı bölümde bu kez ‘İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü’ yazıyor. Savcı Akkaş’ın emniyet tarafından yerine getirilmediğini belirttiği 25 Aralık 2013 tarihli gözaltı kararında 41 kişiye yöneltilen suçlamalar arasında ‘çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, tehdit, rüşvet ve nüfuz ticareti, ihaleye fesat karıştırmak resmi belgede sahtecilik’ gibi suçlar var.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda ‘ikinci dalga’ olarak anılan soruşturma dosyasından el çektirilen Savcı Muammer Akkaş’ın yerine soruşturmayı yürütecek savcılar belli oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı yürütmeleri için Terörle Mücadele Kanunu ile yetkili Cumhuriyet Savcıları İdris Kurt, İrfan Fidan, Fuzuli Aydoğdu ve İsmail Uçar’ı görevlendirdi. Koordinasyonu ise İstanbul Terörle Mücadele Başsavcıvekili Oktay Erdoğan yapacak. {Fatİh Yağmur}

 

Yeni savcılar belli oldu