@ismailsaymaz

Darbe başlamıştı ameliyatla yarım kaldı

Darbe başlamıştı ameliyatla yarım kaldı
Darbe başlamıştı ameliyatla yarım kaldı
Balyoz'un gerekçeli kararından: Ortada seminer yok, darbe planı var. Darbe girişimi başladı ama Çetin Doğan'ın ameliyat olmasıyla yarım kaldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@adikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, geçen eylül ayında 325 kişinin ceza aldığı Balyoz davasının gerekçeli kararını açıkladı. 1435 sayfalık kararda, “Sanıkların her birinin darbe harekâtıyla ilgili görev aldıkları, harekâttan ve boyutundan haberdar oldukları anlaşılmıştır” denildi. Kararda, darbe planının dönemin 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın kalp ameliyatı olup, emekliye ayrılmasıyla yarım kaldığı ifade edildi. Bazı belgelerin asıllarının Genelkurmay’da da olduğunun anlatıldığı karardaki önemli başlıklar ve saptamalar özetle şöyle:
SUÇUN İCRASI BAŞLAMIŞTI: Darbe suçunun icra hareketleri tankların sokağa çıkmasıyla sınırlı değil. Aksine cunta yapılanmasına bağlı birimlerin sokağa çıkması neticeye en yakın son icra hareketidir. Suçun, düşünce ve planlama aşamasından çıktığı, tutuklanacak, görevden uzaklaştırılacak ve bunların yerine getirilecek kişilere ilişkin çalışmalar yapıldığı, sokağa çıkılarak istihbari çalışmaların yapıldığı, darbe sonrası milli mutabakat hükümetinin de belirlendiği tüm bu çalışmalarla suçun icrasının başladığı kabul edilmiştir. 2003 yılı mayıs ayında Çetin Doğan’ın kalp ameliyatı olması ve Ağustos 2003’te emekli edilmesi nedeniyle cunta yapılanması darbe harekâtını ellerinde olmayan nedenlerle tamamlayamadı.
DİJİTAL VERİLER: Sanıklar ve avukatlarınca dile getirilen ‘dijital verilerin sonradan oluşturulduğu, sahte belge hazırlandığı’ iddialarına karşılık: 2003’te yazılmış bir word belgesinin 2007’de yeni versiyon yüklü bir bilgisayarda açıldığında ‘2003’ yazılan belgenin sanki ‘2007’de hazırlanmış gibi görüneceği uzmanlarca doğrulanmıştır. Tüm belgeler suç tarihinden ele geçirildiği tarihe kadar yaklaşık yedi yıl sanıklar ya da sanıklardan çalışmaları devralmış kişilerde kalmıştır. Belgelerin kısmen veya tamamen güncellenmiş olması mümkün görülmüştür. Sadece ve sayıca az bazı dijital belgelere yöneltilen çelişki iddiaları, delillerin bütünü karşısında bu komplo iddiasını haklı göstermekten çok uzaktır. Plan ve seminer ses kayıtlarındaki mevcut bilgilerin güncelleneceği belirtilmektedir.
GENELKURMAY HABERDAR: Davadaki belgelerin, Genelkurmay Başkanlığı’nca askeri birimlerde asıllarının bulunduğunun belirtilmesiyle, sanıkların aksi yöndeki savunmalarını bertaraf ederek, mahkemede tam bir kanaat oluşmuştur. Harekât planından Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın haberi vardı. Bu husus (plandan haberdar olunması), Yaşar Büyükanıt’ın seminer sonuç raporunu hukukçulara inceletmesi, KKK’nın Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo’nun oynanması talimatları, Genelkurmay Başkanı’nın, sanık Çetin Doğan’ı bu konuda uyarması ile belli oldu.
BİLMESİ GEREKENLER BİLİYORDU: Seminere katılanların bir kısmının Balyoz Harekât Planı’ndan haberdar olduğu, Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo (OEYTS) adı altında bu planı konuştukları sonucuna ulaşılmaktadır. Kanunların suç olarak kabul ettiği konularda amirin emrinin yerine getirilmesinin astı sorumluluktan kurtaramayacağı açıktır.
GERÇEK İSİM KULLANILMASI: Seminerde gerçek kişi ve yer isimlerinin kullanılmasının amacının darbe gerçekleştiğinde gözaltına alınacak, tutuklanacak kişiler ve kurum, dernek veya vakıflar hakkında da işlem yapılması için bu isimlerin kullanıldığı sonucuna varıldı. (...) Seminer görüntüsü altında amacın darbeyi gerçekleştirmek olması nedeniyle yapılan çalışmaların provası olduğu anlaşılmıştır.
ÜÇ KOMUTANA 20 YIL HAPİS: Balyoz davası geçen eylül ayında sonuçlanmış, dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek 20 yıl hapis cezası almıştı. 78 sanık 18 yıl, 214 sanık 16 yıl, 28 sanık 13 yıl 4 ay, bir sanık 15 yıl hapis cezası alırken, 36 sanık ise beraat etmişti.

Karardan notlar

Hukuk dışı bir yapılanma içerisinde askeri yazışma ilkelerinin geçerli olması beklenemez.
(Savunmada yaşanan sıkıntılar) Kendi mağduriyetlerine kendi hareketleriyle neden olan sanıklar, haklarının ihlal edildiğini iddia edemezler. Mahkememizce azami sabır gösterilmiş ve savunma hakkı için fırsat verilmiştir.
(Bilirkişi raporları) Hiçbir bilirkişi raporu yargıcı kesin olarak bağlayamaz.
Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman’ın tanık gösterilmesi isteği mahkeme üzerinde kamuoyu nezdinde baskı oluşturmak amacıyla yapılmıştır.

‘Balyoz, iktidarı yıkmak için planlandı’


Kararın ‘değerlendirme’ bölümünde ‘Balyoz’ şöyle anlatıldı:
‘3 Kasım 2002’de demokratik yollarla işbaşına gelen yürütme organını anti - demokratik yollarla idareden uzaklaştırma amacıyla sanık Çetin Doğan liderliğindeki 1. Ordu merkezli bir cunta yapılanması oluştu.
‘Cunta yapılanmasında, Hava Kuvvetleri unsurları, Donanma Komutanlığı komutasındaki Deniz Kuvvetleri unsurları ile İstanbul ve Bursa bölge olmak üzere jandarma unsurları yer aldı.
‘Hava Kuvvetleri unsurlarının başında sanık Halil İbrahim Fırtına, Deniz Kuvvetleri unsurlarının başında Özden Örnek, jandarma unsurlarının başında da sanık Halil Helvacıoğlu vardı. Bu kuvvetler plan kapsamında aktif olarak görev aldı.
‘İktidara karşı girişilen harekâtın, bütün yurdu kapması, jandarma kuvvetleri vasıtasıyla sağlanacaktı. Ankara ’daki kuvvet komutanlıklarının ve harekâta karşı olanların kontrol altına alınması için planlar yapıldı.
‘‘Balyoz Darbe Planı’nın hayata geçirilmesi için havacı unsurları ‘Oraj’, denizci unsurlar ‘Suga’ isimli harekât planlarını hazırladı.
‘Bu planlar vasıtasıyla Ege’de Yunanistan’la gerginlik çıkartılarak, bu durumun yürütme organı üzerinde çekilmeye yönelik baskı aracı olarak kullanılması isteniyordu.
‘Jandarma unsurlarınca Fatih ve Beyazıt camilerine yönelik olarak ‘Çarşaf’ ve ‘Sakal’ isimli bombalı eylem planları hazırlandı. Bu eylemler sonrasında irticai görüntülü protesto eylemleri düzenlenip, kargaşa ortamı oluşturulmak isteniyordu.
‘Ortam şekillendikten sonra sıkıyönetim ilan edilecek, devlet idaresi cunta yapılanmasının istediği şekilde yeniden yapılandırılacaktı.

Hani darbeyi Yalman engellemişti


Balyoz davasının gerekçeli kararına sanık avukatlarından itiraz geldi. Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın avukatı Hüseyin Ersöz, yazılı açıklamasında şöyle dedi:
Darbenin ‘Çetin Doğan’ın sağlık durumu ve emekli olması nedeniyle hayata geçirilmediği’ tespiti yapılmıştır. Bu değerlendirme ‘çaresizlikle’ kaleme alınmış görünmektedir. Zira iddianamede darbeyi Aytaç Yalman’ın önlediği iddia olunmuştur. Mahkeme bu kişiyi tanık olarak dinlemediğinden bu hususa gerekçesinde yer vermemiştir. Bunun yerine konuyu ‘Çetin Doğan’ merkezli olarak ele almıştır.
Çetin Doğan’ın emekli olacağı 2002 senesinden bellidir. Çünkü Çetin Doğan’ın önünde kendisinden daha kıdemli generaller bulunmaktadır. Diğer bir konu ise Çetin Doğan’ın sağlık sorunudur. Mahkeme bu konuyla ilgili olarak da hiçbir araştırma yapmamış, o dönemdeki sağlık problemlerinin ciddiyetini araştırmaksızın gerekçeli kararına yazmıştır.
‘Yasadışı bir oluşumda ‘askeri yazım kurallarına uyulması beklenemez’ yaklaşımı hatalıdır. 12 Eylül 1980 darbesine dayanak kabul edilen Bayrak Harekât Planı askeri yazım kurallarına göre kaleme alınmıştır. Bu noktada Balyoz Harekât Planı’nda askeri yazım kurallarına uyulmaması şüphe doğurucu bir etken olarak kabul edilmeli ve sanıklar lehine yorumlanmalıdır.
’Genelkurmay Başkanlığı’nın dokümanların gerçekliğini teyit ettiği’ şeklinde bir bilgi yer almaktadır. Bu tespitin hangi belgeye dayandığı anlaşılmamıştır. Zira Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı bilirkişi raporunda, Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı bilirkişi raporunda, Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığı bilirkişi raporunda ve Birinci Ordu Komutanlığı bilirkişi raporunda iddialara dayanak plan ve eklerinin TSK’ya ait bilgisayarlarda oluşturulmadığı ve ‘gerçekdışı’ olduğu şeklinde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Son olarak Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bir soru önergesine verdiği yanıtta da bu dokümanların TSK bilgisayarlarında oluşturulmadığına ilişkin bilgiler verilmiştir.
’İsnatlara dayanak 11, 16 ve 17 Nolu CD’ler içinde yer alan bilgilerin ‘güncellendiği’ hususunda gerekçeli kararda yazan husus hiçbir ‘bilimsel gerçeğe’ dayanmamaktadır. Zira dosya içerisinde yer alan TÜBİTAK ve emniyet bilirkişi raporlarında son kayıt tarihi 2003 yılı olarak tespit edilmiştir. CD’ler içinde kayıtlı dokümanların güncelenmesi ise teknik olarak mümkün değildir. Bunun yanında bazı dokümanlar içerisindeki bilgiler güncellenirken kişilerin rütbeleri ile görev yerlerinin 2003 yılı olarak bırakılması da mantıklı değildir.
(Doğan’ın darbe planı ifadesini kullanması) Tamamen dil sürçmesi.

Özel darbeye destek vermedi

Gerekçeli kararda sanık Korgeneral Doğan Temel ile ilgili bölümde mevcut Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’den bahsedildi. ‘GEN ETÜD’ isimli belgede Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde çalışan 212 general rütbesinde personelin isminin olduğu ve bu isimlerin karşısında değerlendirmeler yapıldığı belirtildi. Bu isimlerin arasında Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in de isminin olduğunun belirtildiği kararda, “Necdet Özel ile ilgili değerlendirme kısmında ‘İkna edilmeli, Doğan Paşa yakın takip’ yazılı olduğu vurgulandı. Özel’in o tarihte tümgeneral rütbesi ile Kara Harp Akademisi Komutanı olduğunun vurgulandığı kararda, “Söz konusu belgede Özel’in isminin karşısında darbe harekâtına destek vermeyecek anlamına gelen (-) işaretinin bulunduğu, Temel’in darbe harekâtına destek vermediği anlaşılan Özel’i ikna için görevlendirildiği tespit edildi” denildi.

36 sanık neden beraat etti?

Gerekçeli kararda, davada haklarında beraat kararı verilen 36 asker için de bilgiler yer aldı. 36 sanığın da bazı görevlendirme listelerinde isimlerinin yer aldığının belirtildiği kararda, “Sanıkların bu görevlendirmeden haberdar oldukları ya da bilgileri dahilinde görevlendirildikleri, Balyoz Harekât Planı’ndan haberdar oldukları, bu plan dahilinde jandarmanın eylem planları kapsamında görev kabul ettikleri sabit görülmemiştir” ifadesi kullanıldı.

Halk ağzındaki sokak isimleri

Gerekçeli karardan: Savunmalarda 2003 yılında tanzim edildiği iddia edilen keşif ve plan krokilerindeki sokak isimlerinin, bu sokaklara resmi olarak 2007’den sonra verildiği iddia edilmiş ise de bu sokakların isimlerinin halk arasında resmiyete çevrilmezden önceki adlarıyla 40-50 yıldır kullandığı bilinmektedir. Bu isimlerle gazetelerde haberler de yapılmıştır. Keşif yapılıp krokiler çizildiğinde de, oraya giden kişilerin doğal olarak halk arasında kullanılan isimleri bu sokaklara verdiği anlaşılmakla bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.

Doğan ağzından kaçırdı


Kararda bir numaralı sanık emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın 17 Mart 2011’deki duruşmada “Seminerde ’Darbe planı görüşüldü’” dediği, daha sonra buna itiraz ettiği, ancak görüntülerde bu sözleri söylediğinin anlaşıldığı belirtilerek, “Doğan’ın savunma sırasındaki bir anlık dalgınlıkla seminerde asıl görüştükleri konunun darbe planı olduğunu ağzından kaçırdığı...” yorumu yapıldı..