Darbe diyalogları: Radikal kararlar almalıyız, çok zamanımız yok

Darbe diyalogları: Radikal kararlar almalıyız, çok zamanımız yok
Darbe diyalogları: Radikal kararlar almalıyız, çok zamanımız yok

Danıştay saldırısının azmettiricisi olarak gözaltına alınan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, daha sonra Ergenekon kapsamında tutuklandı.

2003'te üst düzey komutanların düzenlediği toplantının Ergenekon tutuklusu Muzafer Tekin'in evinde bulunan tutanaklarındaki konuşmalar vahim planlar içeriyor

İSTANBUL - Özden Örnek’in darbe günlüklerini destekler nitelikteki bir diğer belge, Ergenekon 1. İddianamesi’nin ek belgeleri arasından çıktı. Belgede, 2003 yılında üst düzey komutanlarının ülke sorunları hakkında düzenledikleri toplantının tutanağı var.
Kabaca şifrelendirilmiş ve ‘Gizli’ ibaresi konulmuş bu tutanak, Ergenekon’un yöneticisi olduğu iddiasıyla tutuklanan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’in evinden çıktı. Diğer sanıkların ifadelerine göre, bu darbe belgelerinin asıl orjini, Eskişehir’de el bombaları, silah ve başka mühimmatla yakalanan emekli Yüzbaşı Fikret Emek. Zanlıların ifadelerine göre, Fikret Emek’te duran belgeler, kendisini çevresinde ‘özel kuvvetlerde yüzbaşı’ olarak tanıtan Muzaffer Şenocak tarafından bir CD’ye kopyalanmış. Şenocak’taki bu CD, daha sonra 150 bin YTL dolandırdığı için aralarında anlaşmazlık bulunan polis memuru Aydın Yüksel’e geçmiş. Aydın Yüksel de Şenocak’tan elde ettiği CD’yi Muzaffer Tekin’e vermiş. 

Yalman hazırladı iddiası
Ergenekon iddianamesinde yer alan vahim belgelerin içerikleri şöyle:
‘15 - 16 Temmuz 200’de Genelkurmay Başkanı’nın refaketlerinde 1’inci, 2’inci, 3’üncü ve Ege Ordu Komutanları ile NATO Güneydoğu Müşterek K., Harp Akademileri K. ve Donanma Komutanı ile yapılan görüşmelerde ülke sorunları ile ilgili vurgulanan hususlar’ başlıklı belgenin dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tarafından hazırlandığı tahmin ediliyor. Belgenin altına düşülen notlarda F’nin İbrahim Fırtına, Ö’nün Özden Örnek, T’nin Fevzi Türkeri, H’nin Hurşit Tolon, A’nın Tamer Akbaş, Ç’nin de Çetin Doğan olduğu yazılı. Belgede, şimdi tümü emekli olmuş dönemin üst düzey komutanlarının aralarında yaptıkları değerlendirmeler, Halkın Kazanılması, Silahlı Kuvvetlerin Genel Durumu, Hükümetle İlişkiler, Cumhuriyetin Temel Niteliklerinin Korunması, Basın, AB ve MGK, Irak’taki Gelişmeler ve ABD ile İlişkilerimiz, alt başlıklarına ayrılmış. Belgede dikkat çekici cümleler şöyle:
- Halkın kazanılmasında iletişim çok önemlidir. Çok zamanımız yok. (F)
- Cumhurbaşkanı bilgilendirilerek, problemli konularda desteği ve denge unsuru olması sağlanmalıdır. (T)
- AB ve Amerika TSK’nin pasifize edilmesine yönelik olarak, AKP’nin akıl hocalığını yapmakta, yol göstermekte ve ona büyük destek vermektedir. (T)

Çuval skandalı
- Süleymaniye olayı ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye prestij ve güven kaybına uğradı. (A)
- Süleymaniye olayında askerlerimizin bir mermi bile atamamaları fikri orduda sıkıntı yaratmıştır. Bunu astlarımıza anlatmalıyız. (Ö)
Onur kırıcı saldırılara karşı pasif yaklaşımlar sergilenmemelidir. Benzer saldırılara şiddetle tepki gösterilmelidir. (H)
- Emekli generallerin TSK’leri ve ülke güvenliği konularında TSK adına fikir belirtmelerinin önüne geçilmeli. (T)
- MİT’in güvenilirliği tartışmalı hale gelebilir. Eski telekulak gibi olaylar genişleyebilir. TSK kendi istihbarat sistemini daha etkin hale getirmelidir. (A)
- Önümüzdeki 1 - 1.5 sene içinde çok radikal kararlar almak veya kadere razı olmak mecburiyetindeyiz. Hükümet yol almaktadır. Değiştirme şartlarını bulmamız lazımdır. Bu hükümetten halkın ümidinin kalmaması lazımdır. (F)
- Amaç devleti ele geçirmektir. Ekonominin düzelmesi bunların ekonomik güçlerinin de artması anlamına gelir. Her türlü sertlik ile mücadele edelim. Taviz vermeyelim. (Ö)
- Bunlara kamuoyundan, basından kuvvet komutanları ile beraber ültimatom vermek lazımdır. (Ç)

‘Başbakan’a hakaret’
- Başbakan ile özel görüşmelerde hakaret etmek lazımdır. Ciddiyeti ortaya koyup mesafe koymamız lazımdır. (Ç)
- Türkiye hiçbir zaman bu kadar kötü duruma düşmemiştir. Cumhuriyetin temel niteliklerinin bozulması, borsa ve ekonomik kazançla telafi edilemez. (Ç)
- YÖK Başkanı, İstanbul Üniversitesi Rektörü gibi laik kesimin önde gelenleri desteklenip ziyaret edilmeli. (Ç)
- TSK’lerinin basın ve halkla ilişkiler stratejisi ve yapılanması yeniden belirlenmelidir. Bu strateji proaktif olmalı, olaylar meydana gelmeden tedbirler alınmış, faaliyetler icra edilmiş olmalıdır. Bu stratejinin esasları bir çalışma grubu kurularak tespit edilmelidir. (T)
- Medya patronları denetim altına alınmalıdır. (F)
- Basını içinde iyi olanları kullanmamız lazımdır. (Ç)
- MGK konusunda yalnız kaldık.
Sekreteri bulmamız lazımdır. (Ö)
- Yapılmasını istediğimiz konular MGK’da gündeme getirilmemeli, Başbakan Genkur. Kh.na davet edilerek görüşme yapılmalıdır. (T)

Hangi kod kime ait?
Üst düzey komutanların toplantısının ardından yukarıda uzun bir özeti verilen tutanak bu kez özetlenip kodlanarak yeniden yazılmış. ‘Ülke sorunları ile ilgili vurgulanan hususlar’ başlıklı dört sayfalık belgeye düşünceleri alınan komutanlardan, İbrahim Fırtına ‘Kasırga’, Özden Örnek ‘Levent’, Çetin Doğan ‘Kanarya’, Hurşit Tolon ‘Meltem’, Fevzi Türkeri ‘Sarı Elma’ diye kodlanmış. Bu belgede, ‘Sarı Elma’nın dile getirdiği ‘Aşağıdaki konularda taviz verilmemeli’ başlığı altında yazılanlar ise şöyle:
1 - Gnkur. Bşk’lığının MSB’na bağlanması, 2 - Gnkur. Bşk’lığının devlet protokol listesindeki yeri, 3 - YAŞ kararlarının yargıya açılması, 4 - Harp okullarına imam hatip mezunlarının alınmasına imkân sağlanması, 5 - Kamusal alanda türbana müsaade edilmesi, 6 - YÖK yasasının YÖK’ün ve üniversitelerin katılımıyla hazırlanması, 7 - MGK Genel Sekreterliği Teşkilatı ile Genel Sekreter’in seçim usulleri konusunda Gnkur Bşk’lığının katılımı ile çalışma yapılması, 8 - Terörle mücadeleyi sekteye uğratacak yasal düzenlemelerin yapılmaması. 

Komutanın direktifleri 
15 - 16 Temmuz 2003’te üst düzey komutanların toplantısı yapılıp düşünceler ortaya konulduktan sonra yine Aytaç Yalman tarafından dikte ettirildiği sanılan ‘Sayın Komutan’ın Direktifleri’ başlıklı 28 Temmuz 2003 tarihini taşıyan belge de ilginç değinmeler var.
Örneğin ‘Ordunun Yıpratılması’ başlığı altına şu notlar düşülmüş: “Demok-ratikleşeceğiz, insan haklarına daha saygılı bir ülke olacağız, silahlı kuvvetleri sivil siyasetin emrine sokacağız, askerin sivil siyaset üzerindeki etkinliğini azaltacağız, MGK’nın işlevlerini düzenleyeceğiz.” Aynı belgede Basının Tutumu başlıklı bölümde de şöyle deniliyor: “TSK’ne bir düşmanın yapamayacağı kötülük yapılmıştır. TSK ciddi anlamda moral ve motivasyon kaybetmiştir. Bundan kimler mutludur? Kimler üzülüyor? Bunu takdirlerinize bırakıyorum.” 

‘Basın baskı unsuru’
28 Temmuz 2003 tarihli belgede, ‘Ordunun komuta kademesi arasında huzursuzluk çıkarma ve yıpratma’ başlıklı bölümde de ciddi bir yakınma var: “Tarihin hiçbir döneminde yaşamadığımız olayları bu iktidar döneminde yaşadık. Genelkurmay Başkanı ile şahin grup diye orduyu ikiye bölmek istediler. YAŞ üzerinde şaibe yaratıldı. Dış basın yoluyla komuta kademesi arası açıldı. İç basın yoluyla bunun yarımlaması yapıldı. MGK ve TSK üzerinde bir baskı unsuru da basındır. Bir daha haberlerin çıkması ve önlenmesi açılarından bakalım.”
1 Ağustos 2003 tarihini taşıyan dokuz sayfalık GİZLİ ibareli bir başka belge de, ‘Ülkenin Gidişatı Üzerinde Konuşma Notu’ başlığını taşıyor. İçeriği ‘Sayın Komutan’ın direktifleri’ başlıklı nota uygun olarak hazırlanmış olan metnin nerede, ne zaman ve hangi komutan tarafından değerlendirildiği bilinmiyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e hitaben hazırlandığı ve türban konusunda sert mesajların da yer aldığı konuşma metni, komutanların kendi aralarında mutabakata vardıkları konular üzerine hazırlanmış. (Radikal)