Darbezede subay yine 'komünizme' takıldı!

Darbezede subay yine 'komünizme' takıldı!
Darbezede subay yine 'komünizme' takıldı!
12 Eylül döneminde re'sen emekli edilen Jandarma Üsteğmen Haşim Kara'nın TSK'ya geri dönmek için yaptığı başvuru ilginç bir gerekçeyle reddedildi
Haber: RİFAT BAŞARAN / Arşivi

ANKARA - Solcu olduğu gerekçesiyle ordudan atılan Darbezede subayların TSK’ya geri dönmek için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM) açtıkları davalar red edilirken, ilginç karar gerekçeleri dikkat çekiyor. Bu kararlardan biri de 12 Eylül döneminde Re’sen emekli edilen Jandarma Üsteğmen Haşim Kara ile ilgili. Kara’nın, Milli Savunma Bakanlığı tarafından reddedilen başvurusunu taşıdığı AYİM, ilginç bir karara imza attı. AYİM, askerlikten atıldıktan sonra sivil hayatnrda 657 sayılı yasaya tabi olarak memuriyete başlayan ve yasaya uygun olarak emekli olan Kara’nın, 1991 yılında yasa değişikliği ile suç olmaktan çıkartılan “Komünizm propagandası” ve beraatle sonuçlanan THKP/C Üçüncü Yol davasına atıf yaparak, "memuriyete engel hali" olduğu gerekçesiyle geri dönüş başvurusuna red kararı verdi.

12 Eylül döneminde Jandarma Üsteğmen olarak görev yaptığı sırada ‘solcu’ olduğu gerekçesiyle TSK’dan atılan Haşim Kara, Hükümetin darbelerle hesaplaşma çalışmaları kapsamında askeri darbe ve YAŞ kararlarıyla ordudan atılanlara özlük haklarının iadesi ile ilgili yasadan yararlanmak için Milli Savunma Bakanlığı’na başvurdu. Ancak bakanlık Kara’nın başvurusunu reddetti. Kara bunun üzerine MSB’nin kararını AYİM’e taşıdı. Ancak Kara, AYİM’den de beklediği kararı alamadı.


AYİM’den de red

Dosyayı değenlendiren AYİM, “Davacının TSK’dan çıkarılmasına neden olan disiplin durumu incelendiğinde; 1977-1980 yılları arasında 11 ayrı disiplin suçu nedeniyle amirlerince çeşitli cezalarla cezalandırıldığı ve iki kez de yazılı olarak ikaz edildiği; keza Çanakkale Boğaz K.lığı Askeri Mahkemesinin 11.09.1980 tarihli, 1980/204- 249 Esas ve Karar sayılı kararıyla 22 Şubat 1980 tarihinde işlenen “üste fiilen taarruz” suçundan üç ay yirmi iki gün hapis cezası ile ‘ceza infaz mahallini terk’ suçundan ise dört gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesince ise Ağustos 1979 tarihinde işlenen “komünizm propagandası yapmak” suçundan yedi yıl altı ay ağır hapis cezası ile, “milli duyguları zayıflatmak” suçundan da bir sene altı ay hapis cezaları ile cezalandırıldığı, bunların yanında THKP/C Üçüncü Yol Örgütüne yardım etmek suçlamasıyla yargılandığı İstanbul 2 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinin 14.08.1986 tarihli kararı ile beraatine karar verildiği görülmektedir. Davacının bu durumuyla 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Geçici 32’nci madde hükümlerinden yararlandırılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, davanın reddi cihetine gidilmiştir” dendi.


Kara’dan itiraz

Kara ise karara itiraz etti. Kara itiraz dilekçesinde, yasadan yararlanma başvurusunun “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 50’nci, Subay Sicil Yönetmeliği’nin 91’inci maddeleri gereğince hakkında tesis edilen idari işlemin dayanağı fiillerin vasıf ve mahiyeti” gerekçesiyle reddedildiğini anımsatarak, “üste fiili taarruz” suçundan üç ay 22 gün hapis cezasının 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde, memuriyete engel hükümlülük hali olarak tanımlanan 1 yılın altında olduğunu belirtti. Dilekçede, “Haşim Kara TSK’den ilişiği kesildikten sonra sivil hayatında 657 sayılı Kanun çerçevesinde sivil memur olarak hizmet vermiş ve Emekli Sandığı Yasası hükümlerine göre emekliliğe hak kazanmıştır. Emsallerinin tamamı emekli olduğundan araştırmacı unvanlı kamu görevine dönmesi söz konusu değildir. Buna ilişkin belgeler dava dosyasında mevcuttur” dendi.


1991’den beri suç sayılmıyor
Dilekçede, Kara’nın başvurusunun reddedilmesine neden olan “komünizm propagandası” suçlamasından dolayı verilen 9 yıl hapis cezasıyla ilgili “9 yıl hapis cezasına ilişkin kararı yok hükmündedir. Çünkü, isnat edilen fiilin komplo eseri olması bir yana, anılan fiil eski Türk Ceza Yasası’nın 142’nci maddesinin 1991 yılında TBMM tarafından kaldırılmasıyla suç olmaktan çıkartılmıştır. Suç olmaktan çıkmış bir fiilin aradan onlarca yıl geçtikten sonra bir hak talebinin karşısına suç olarak konulmasının, yok hükmündeki bir ceza kararının canlandırılmasının yargı tarihinde örneği var mıdır, bilemiyoruz” dendi.


Beraat engeli

Dilekçede ayrıca, “Mahkemeniz, yok hükmündeki bir ceza kararını yeniden canlandırmaktan daha vahim bir yanlış da işlemiştir. Müvekkil Haşim KARA’nın THKP/C Üçüncü Yol davasındaki berat kararının hak talepli davanın reddine gerekçe gösterilmeye çalışılmasını, berat etmenin adeta suç veya kusur sayılmasını hukuk mantığı içinde izah etmeye cesaret edebilecek bir hukukçuya rastlanacağını sanmıyoruz. Karar düzeltilirken mahkemenizin bu yanlışlığı telafi etmesini beklemek tabiidir” dendi.