@ismailsaymaz

Dargeçit'in infaz timi, bir muhtarı öldürmekten 20 yıl almış, hala serbest...

Dargeçit'in infaz timi, bir muhtarı öldürmekten 20 yıl almış, hala serbest...
Dargeçit'in infaz timi, bir muhtarı öldürmekten 20 yıl almış, hala serbest...

Dargeçit'te daha önce öldürülen kişilere ait kemikler yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştı.

Dargeçit'te yedi yurttaş ve bir uzman çavuşun ölümüyle ilgili davada adı geçen korucu ailesinden Fethullah Çelik'in, 1993'te bir köylüyü öldürmekten 20 yıl ceza aldığı ancak dosya halen Yargıtay'da olduğu için serbest olduğu ortaya çıktı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Mardin’in Dargeçit ilçesinde 1995 yılında yedi yurttaş ve bir askerin katledilmesine ilişkin iddianamede yargısız infazlara karıştıkları belirtilen ‘Çelikler’ adlı korucu ailesinin, 1993’te de Hüseyin Ergül adlı bir köylüyü öldürdükleri ortaya çıktı. ‘Çelikler’ adlı koruculardan Fethullah Çelik’in Ergül’ü ateş ederek öldürdüğü için 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve davanın halen Yargıtay aşamasında olduğu belirlendi. Yalnızca üç ay cezaevinde kalan Çelik halen tutuksuzken; cinayete katıldıkları iddia edilen akrabaları hakkında ise takipsizlik kararı verildiği anlaşıldı.

ÇELİKLER: İNFAZ TİMİ
‘Çelikler’ adı verilen korucu ailesi, Dargeçit’te yedi yurttaş ve bir askerin öldürülmesine ilişkin iddianamede sıklıkla anılıyor. İddianamede, tanık olarak ifadesine yer verilen Uzman Çavuş Ali Arısoy, dört kişiden oluşan ‘Çelikler’in dönemin Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire’nin talimatıyla yargısız infazlarda görev aldığının söylendiğini ileri sürdü. Arısoy, “Tire’nin göreve başlamasıyla birlikte faili meçhul cinayetler ve kaybetmelerin başladığını, ‘Çelikler’in alacakları şahısların evlerinin önünde pusuda bekleyip tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkan şahsı ağzını kapatarak karakola sorguya getirdiklerini, resmi gözaltı işlemi yapılmaksızın bir kaç gün sonra da bu şahısların kaybolduğunu” anlattı. Gizli tanık Beyaz da, davanın sanıkları arasında bulunun, “dönemin Jandarma Tabur Komutanı Hurşit İmren, Tire, Haydar Astsubay ile Kerim uzman çavuştan oluşan özel ekibin illegal faaliyetlerde bulunduğunu, adı geçenlerin bu işler için koruculardan Naif, İlhan, Fethullah Çelik ve Mahmut Ayaz’ı da kullandıklarını, PKK ’lı olduklarını düşündükleri vatandaşları gözaltına alıp işkence ile sorgulayıp ardından öldürüp bilinmeyen bir yere gömdüklerini” vurguladı. Fethullah Çelik, ifadesinde, “1995’te Dargeçit’te korucu olarak görev yaptığını, o yıllarda bazı şahısların yakıldığı, kaybolduğu ve öldürüldükleri gibi şeyler duyduğunu ancak kendisinin birebir şahit olmadığı” söyledi.

KÖY MUHTARINA 'KAN DAVASI' KURŞUNU
İsmi ilk olarak Dargeçit Davası ile bilinen bu grubun aynı ilçeye bağlı Değerli köyünün muhtarı Hüseyin Ergül’ü de kan davası nedeniyle 1993’te öldürdükleri ortaya çıktı. Ergül, 21 Temmuz 1993’te yanında oğlu Seyfullah ve kız kardeşi Hediye Acar olduğu halde, koyunlarını otlatmaktaydı. İddiaya göre korucu Fethullah Çelik, “Seni komutan çağırıyor” diyerek, Hüseyin Ergül’ü çağırdı. Ergül, oğlu ve kız kardeşinin yanından ayrıldıktan 10 dakika sonra silah sesleri duyuldu. Hediye Acar o yöne baktığında, Fethullah Çelik’in ağabeyini yere yatırarak, ateş ettiğini gördü. Acar’ın anlatımına göre onlar cesede koşarken; Fethullah Çelik ile kardeşleri ve kuzenleri olan Fevzi, Naif, Sadık, Şevki ve Halil Çelik de asker kamuflajı giymiş ve başlarına poşu sarmış bir halde tabura doğru kaçtı. Başından ve göğsünden iki ayrı silahtan çıkmış iki kurşunla vurulan Ergül, olay yerinde öldü. Kovan incelemesi sonunda Ergül’ün kim tarafından vurulduğu saptanamadı. Bu nedenle 1993’te şüpheliler hakkında takipsizlik kararı verildi ve 2006 yılına kadar dosyada hiçbir işlem yapılmadı.

Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı, 2006 yılında dosyayı tekrar açarak, tanık ve şüphelilerin ifadelerini aldı. Fethullah Çelik, o gün jandarma karakolunda içtimada olduğunu iddia etti. Buna dayanak olarak, üç jandarma tarafından, cinayetten bir buçuk ay sonrasına ait bir tutanağı gösterdi. Savcılığın sorusu üzerine, o gün karakolda içtima yapıldığına dair bir evrak sunulamadı.

Midyat Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda 2009 yılında ilk kararını veridi. Fethullah Çelik’i 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nun 448. maddesi gereğince “kasten, taammüden ve kan gütme saikiyle öldürme” suçundan mahkûm ederken, diğer şüphelileri suçsuz buldu. Çelik, 27 Mart 2009’da tutuklandıysa da ‘Rahşan Ecevit Affı’ diye bilinen affın kendisine uygulanmasından yararlanarak, üç ay sonra tahliye edildi. Bu arada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu dosyayı iki kez bozdu. Midyat Ağır Ceza Mahkemesi de iki kez aynı cezayı verdi. En son karar, 15 Kasım 2012’de çıktı ve Fethullah Çelik, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat bu karar da halen Yargıtay aşamasında...

Ergül’ün halen Ömerli Devlet Hastanesi Başhekimi olan oğlu Nazım Ergül, “Cinayeti herkes biliyor ama Çelikler, hala milletin çekindiği bir ailedir. Onlar Dargeçit’te bütün faili meçhullerin tetikçileri olarak biliniyor. Babamın öldürülmesi de askerin denetimi altında olmuştur” diyor.