Davutoğlu: Sızdırma önemsiz, çözümün vakti geldi

Davutoğlu: Sızdırma önemsiz, çözümün vakti geldi
Davutoğlu: Sızdırma önemsiz, çözümün vakti geldi
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Türkiye'nin kendi derdini çözmesinin vaktinin geldiğini vurgulayarak, bu çözümün daha fazla gecikmesinin Türkiye'yi ve dışını olumsuz etkileyeceğini söyledi.

ANKARADışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ‘çözüm süreci’yle ilgili olarak, şu veya bu ulusal çıkarın, şu veya bu uluslararası çıkarın, bu yaraların sarılmasını değil açık kalmasını isteyebileceğini belirterek, “ Türkiye 'nin kendi derdini çözmesinin vaktinin geldiğini” vurguladı.

Davutoğlu, NTV televizyonunun canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

İmralı'da yapılan görüşmelerin tutanağı olduğu öne sürülen bir takım konuşmaların basına sızmasının ne kadar önemli olduğunun sorulması üzerine Davutoğlu, çok kritik bir süreçten geçildiğine işaret etti.

Türkiye'nin kendi derdini çözmesinin vaktinin geldiğini vurgulayan Davutoğlu, bu çözümün daha fazla gecikmesinin Türkiye'nin dışındaki travmaların Türkiye'yi, Türkiye'deki sıkıntıların ise Türkiye'nin dışını olumsuz etkilemesini mümkün kıldığını kaydetti.

Davutoğlu, “Çünkü birileri bu hareketlilik içinde bize de risk oluşturacak şekilde hareketliliği yaymak isteyebilir, bir takım hesaplar içine girebilir. Türkiye'nin aşırı güç biriktirdiğini düşünüp engellemeye çalışabilir veya Türkiye ile bölgedeki bazı ülkeler arasında kutuplaşma doğurabilir. Bütün bu durumlarda ülkemizin vatandaşları olarak ve diğer ülkelerdeki tarihdaşlarımız olarak Kürt kardeşlerimizi bir şekilde bir imkan gibi kullanmak isteyenler de çıkabilir” diye konuştu.

Tribünlere dönük olarak yapılabilecek her türlü faaliyetin sürece zarar verme ihtimali bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, “Benzer süreçler başka ülkelerde yaşandığında ne tür kısıtlamalar konduğunu, hem bilinen kısıtlamalar hem de bilinmeyen, herkesin kendi kendisine oto sansür uyguladığı ne süreçler yaşandığını ben biliyorum” ifadelerini kullandı.


‘PROVOKATÖRLERİN HESABI OLABİLİR’ 

Görüşme tutanakları olduğu iddia edilen konuşmaların basına sızdırılmasının bir provokasyon olup olmadığı yönündeki soru üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Biz parantezi kapatmaya çalışırken birileri, 'bu parantez sürekli açık olsun' diye düşünebilir. Şu veya bu ulusal çıkar, şu veya bu uluslararası çıkar, bu yaraların sarılmasını değil açık kalmasını isteyebilir. 'Türkiye'nin yarası açık kalırsa her an deşilebilir' diye düşünebilir. 'Bu yara açık kalırsa, Irak'taki, Suriye'deki yaralar daha da derinleşir' diye düşünebilir. 'Burada böyle bir aktör dağlarda kontrolsüz durursa bir gün benim işime yarar' diye düşünenler de olabilir. Bunlar, stratejik hesap içinde bu işi provoke etmek isteyen çevrelerin hesabı olabilir.”

Ayrıca, terörün artık bir sektör olduğuna da dikkati çeken Davutoğlu, bu meselenin siyasi boyutunu düşünmeden terörden rant sağlayan geniş bir kesimin de oluştuğunu söyledi.

Davutoğlu, "Milletler bu tür süreçleri atlattıkça millet olma niteliğini pekiştirirler" dedi.

Çözüm sürecinde nereye kadar risk alınabileceğine ilişkin soru üzerine Davutoğlu, olaylarla ilgili kararlı bir tutum sergilenmesi halinde ilk aşamada kaybeden taraf gibi görünülse bile, orta ve ileri aşamada olayların istenilen neticeye doğru çevrilebileceğini belirtti.

Davutoğlu, "Önemli olan kritik bir noktada, karar anında kararsızlık göstermemek" dedi.


YUNANİSTAN’LA İLİŞKİLER VE KIBRIS 

Yunanistan'la sorunların çözümüne ilişkin soru üzerine Davutoğlu, Türkiye'nin Soğuk Savaş döneminde ölçek büyütememesinin sebebinin Yunanistan'ı kendisine rakip olarak görmesi olduğunu söyledi.

Türkiye ile Yunanistan arasında geniş bir işbirliği alanı oluşturulduğunu, iki ülke arasındaki sorunların bu işbirliği alanına göre küçük kaldığını ve çözülebilir hale geldiğini ifade eden Davutoğlu, yüksek düzeyli işbirliği konseyi mekanizmasıyla bütün komşularla yapmak istedikleri şeyin bu olduğunu ifade etti.

Kıbrıs sorunu ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis ile ilgili soru üzerine Davutoğlu, diğer olaylar sebebiyle Kıbrıs'ın ihmal edildiğinin zannedilmemesi gerektiğini, konunun çok yakından takip edildiğini söyledi.

Anastasiadis'in 2004 Annan Planı'na "evet" dediğini anımsatan Davutoğlu, bunun çözüm için psikolojik bir avantaj olduğunu söyledi.

Rumların daha etik ve realist davranmalarının vaktinin geldiğine işaret eden Davutoğlu, Yunanistan hükümetinin Kıbrıs konusunda mesafe alınabileceğine dair bir yaklaşımı ve birlikte çalışma iradesi bulunduğunu belirtti.

Davutoğlu, "Türkiye ve Yunanistan, daha önce Kıbrıs devletinin de kuruluşunu sağlayan iki garantör ülke olarak birlikte bir çözümün önünü açarlarsa, Doğu Akdeniz bir barış havzasına dönüşür. Bizim istediğimiz bu. Hiç kimse ile bir gerilim yaşamak istemiyoruz ama herhangi bir şekilde Doğu Akdeniz'deki menfaatlerimizi ve Kıbrıs'taki soydaşlarımızın oradaki asli haklarını yok sayacak bir çözüme tabii gitmemiz mümkün değil" diye konuştu.

Anastasiadis'in Rum kamuoyu bağlamında adım atabilme manevrasına sahip olduğunu belirten Davutoğlu, Anastasiadis'in adımlarına göre Türkiye'nin de değerlendirme yapacağını söyledi.

Davutoğlu, BM Genel Sekreteri ile de görüştüğünü, Türkiye'nin ve KKTC'nin bu sürecin uygun bir zamanda başlatılması için her zaman hazır olduğunu kaydetti.


İSRAİL İLE İLİŞKİLER 

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile yapılan görüşmelerde İsrail'le ilişkiler ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın açıklamalarının gündeme gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine Davutoğlu, bu konuların Kerry ile görüşüldüğünü söyledi.

Milletlerin kendi açılarından hassasiyet gösterdiği noktaların olabileceğini belirten Davutoğlu, ancak milletlerin o hassasiyetleri başkaları açısından da göstermeleri gerektiğini kaydetti.

Davutoğlu, "Başkalarının haklarına, hukuklarına, canlarına aynı hassasiyeti göstermezseniz, herkesten sizin hassasiyetinize saygı göstermesini beklerseniz, oradan bir barış düzeni çıkmaz" dedi.

Türkiye'nin tarihinde hiçbir devlete, ırka dönük olarak bir önyargı bulunmadığını vurgulayan Davutoğlu, Filistin sorununda iki devletli çözüm konusunda en çok çaba sarf edenin Türkiye olduğunu söyledi.

Davutoğlu, "Birileri, daha çok dışarıda, bir kampanya şeklinde Türkiye'ye, Sayın Başbakanımıza dönük bu tür çabalar içine belirli aralıklarla giriyor. Bu da bizim artan uluslararası itibarımızın etkisi. Bizi İsrail karşısında sessiz kalmaya zorlamaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz zulüm eden hiç kimseye karşı sessiz kalmayız. Kimsenin hukukunu ortadan kaldırmayız" dedi.

İsrail'le bir temas olup olmadığının sorulması üzerine Davutoğlu, son üç yıl içinde İsrail tarafından kararlı bir adım görmediklerini belirtti. Davutoğlu, "Sürekli bir, 'Düzeltmek istiyoruz', Gereğini biliyorsunuz, gereğini yapın. Ondan sonra bakarız" diye konuştu. (AA)