@ismailsaymaz

'Dayak hastaneden sonra devam etti'

'Dayak hastaneden sonra devam etti'
'Dayak hastaneden sonra devam etti'
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Radikal’ın ortaya çıkardığı karakolda dayak skandalı sonrası İçişleri Bakanlığı, polisler hakkında idari soruşturma başlattı. Polis başmüfettişleri önceki gün Karataş Ailesi’nden dört kardeşin ifadelerini aldı. Karataş kardeşlerin anlatımına göre polis şiddeti, 4 Agustos 2012 akşamından ertesi gün sabahın ilk saatlerine kadar devam etti.

Türkiye , Karataş Ailesi’ni 4 Ağustos 2012 günü Bakırköy Sadi Konuk Devlet Hastanesi’nde polis memurlarını döverken çekilmiş görüntülerinden anımsıyordu. Radikal gazetesi, Karataş Ailesi’nden Servet ve Kemal kardeşlerin o akşam gözaltına alınıp götürüldükleri Bahçelievler 75. Yıl Polis Merkezi’nde dövüldüklerini, öyle ki karakola 112’nin çağrıldığını ve ambulansla hastaneye götürüldüklerini ortaya çıkarmıştı. İddiaya göre polis dayağından geçen Kemal ve Servet’in yanı sıra ağabeyi Cengiz’in gözünde görme, Diyaettin’ın kulağında ise duyma kaybı yaşandı.

 

 



Bu manzaranın ardından dört kardeşe iki ayrı dava açılırken, polisler hakkında işlem yapılmadığı anlaşıldı. Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun 12 Aralık 2012’de Radikal’i ziyaret sırasında açıkladığı üzere, polisler hakkında soruşturma başlatıldı. Karataş kardeşler 8 Şubat’ta Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığı’na davet edildi. Başmüfettiş Aslan İlkyaz ve Ali Fuat Yılmazer tarafından ifadeleri alınan kardeşler şunları söyledi:

Servet Karataş: Akşam eve yürürken polisler üst aramamızı yapacaklarını söyledi. Polis elini pantolonumdan içeri soktu. Ben de kapalı bir mekanda yapmasını söyledim. ‘Bize işimizi mi öğretiyorsun’ diyerek tokatlamaya başladı ve karakola götürüldük. Bizi avukat görüşme odasına aldılar. Bir polis ‘Nerelisiniz?’ diye sordu. ‘Batmanlıyım’ dedikten sonra ‘Ondan böyle erkeksiniz’ diyerek dövmeye başladı. Arkadan gelen polisler tarafından da dövüldük. Kardeşim Kemal fenalaştı. 112 ambulans çağrıldı. Hastaneye götürüldük. Kemal’i muayene etmek için kelepçelerini çözdüler. Ailemizle polisler arasında arbede çıktığını gördük. Kemal müdahale etti, ben kelepçeliydim, etmedim. Muayene olamadan 75. Yıl Polis Merkezi’ne getirdiler. Bahçede garaj gibi bir yer vardı. Bir saate yakın birçok polis tarafından darp edildik.

Kemal Karataş: 15-20 dakika sokakta şiddete maruz kaldık. Karakola giderken arabada şiddet uyguladılar. Avukat görüşme odasında yarım saat... Ben fenalaştım. Abim, ‘Menejit hastası, kriz geçirebilir’ deyince 112’yi çağırdılar. Ambulans görevlilerine ‘Burada müdahale edin’ dediler. Görevliler ‘Hastaneye götürmeliyiz’ dedi. Ambulanstayken bile sözlü ve fiziki müdahalede bulundular. Kelepçelerimi çözdüler. On dakika sonra dışarıdan bağrışma sesleri geldi. Dışarı doğru koştuğumuzda dört polis memuru üç abime ve anneme fiziki müdahelede bulunuyordu. Ağabeyimlerden biri kaçarken üç polis silahla ateş ediyordu. On polis bizi banka oturtup ters kelepçe ve coplarla tekme tokat dövmeye başladı. Karakola vardığımızda, darp karakolun çeşitli yerlerinde gece saat ikiye kadar sürdü.

Cengiz Karataş: Biz hastaneye girmek için direnince aramızda arbede çıktı. ‘Siz hastane basmaya mı geldiniz’ diye copla vurdular. Hastanenin dışına çıktık. Bir grup polis silah ve coplarla üzerimize doğru koştu. Bir kardeşim kaçtı, polis ateş etti. Polis diğer kardeşlerimi yakalayıp hastanenin önündeki banka oturtmuştu. Kardeşlerimi dövüyorlardı. Bana copla vurdular. Arabada dövdüler. Kardeşim Kemal’i yanıma getirip ikimizi birlikte dövdüler. Hastanede beni ameliyata aldılar. Gözüm kötüydü. Ameliyatlardan 12-13 gün sonra savcılıkta ifade verdim.

Diyaettin Karataş: Hastanede polis ve güvenlik, kardeşlerimi görmemizi engelleyince arbede çıktı. Darp edildik. Kardeşim Sedat kaçarken polis ateş etti. Ben ve kardeşim Cengiz’i Ataköy Polis Karakolu’na götürdüler. Karakol amiri doktor raporu olmadan bizi kabul etmedi. Ekipler bizi hastaneye götürüp dönerken yolda bir başka ekip darp etti.