Demirkazık'ta en uzun geceden bir kişi sağ çıktı

Aladağlar'ın Demirkazık zirvesi iki can daha aldı. Apışkara mevkisinde 3 bin 400 metre yükseklikte, tırmanma halatlarından düşen ODTÜ Dağcılık Kulübü üyesi üç dağcıdan Utku Kocabıyık ve Seza Bürkan Yüksel öldü.
Haber: BÜNYAMİN YIL / Arşivi
MURAT KİBRİTOĞLU / Arşivi

NİĞDE - Aladağlar'ın Demirkazık zirvesi iki can daha aldı. Apışkara mevkisinde 3 bin 400 metre yükseklikte, tırmanma halatlarından düşen ODTÜ Dağcılık Kulübü üyesi üç dağcıdan Utku Kocabıyık ve Seza Bürkan Yüksel öldü. Bacağı kırılan Hüseyin Kapukaya'ysa geceyi sıfırın altında 25 derecede geçirmesine rağmen kurtarıldı. Aladağlar'da son 50 yılda ölen dağcıların sayısı 14'e yükseldi.
Çamardı Jandarma Komutanlığı'nın bilgisi dahilinde 30 Aralık'ta Demirkazık'a tırmanışa geçen Seza Bürkan Yüksel, Utku Kocabıyık, Hüseyin Kapukaya, Tolga Uzun, Şaziye Denizoğuz ve Ece Saraoğlu iki gruba ayrılmıştı. Önceki gün saat 15.00 sıralarında gruptan üç dağcının kaza geçirdiği yönünde ihbar yapıldı. İki askeri helikopter, jandarma arama kurtarma ekibi, AKUT ve ODTÜ Dağcılık Kulübü'nden yaklaşık 40 kişiyle kurtarma çalışması başlatıldı.
Bu arada ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi Tolga Uzun, makine mühendisliği öğrencisi Ece Saraoğlu ve matematik doktorası yapan Şaziye Denizoğuz'un güvenli bölgedeki kamplarında oldukları belirlendi. Ancak sağlık durumu iyi olmayan Denizoğuz jandarma timince Mümtaz Çankaya Dağevi'ne indirildi.
Dağda bir gece
Dağın en sarp noktalarından Apışkara mevkisinde tırmanma halatından düşen diğer üç dağcı içinse 'helikopterle kurtarma operasyonu gece gerçekleştirilemediği için' sabahın ilk ışıkları beklendi. Zirvede sıfırın altında 25 dereceye kadar düşen ısı umutları azaltırken Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler'e bağlı 12 kişilik ekip, gece boyunca durmaksızın çalıştı. Saat 07.45'te dağcılara ulaşıldığı bilgisi alındı.
Ekipler, kayaların üzerine düşen dağcılardan Hüseyin Kapukaya'nın sese ve ışığa tepki verdiğini, yani yaşadığını saptadı. Bunun üzerine bölgeye giden askeri helikopter, donmak üzere olan Kapukaya'ya yanaşarak kurtarmayı başardı. Bir ayağı kırık olduğu saptanan dağcı, Niğde Devlet Hastanesi'nde kaldırıldı.
Kayaların üzerinde hareketsiz duran diğer dağcılar Seza Bürkan Yüksel ile Utku Kocabıyık'ınsa ışığa ve sese tepki vermediği haberi dağevinde bekleyenlerin umutlarını söndürdü.
Dağcılar ve kurtarma ekipleri bir mucize yaşanmasını dileyerek sadece helikopterlerin ulaşabildiği noktada olup bitenleri merakla beklemeye başladı. Ancak beklenen mucize gerçekleşmedi ve saat 12.00'de yapılan
açıklamada ODTÜ mezunu olan ve ODTÜ Bilgi İşlem Merkezi'nde görev yapan bilgisayar mühendisi 25 yaşındaki Utku Kocabıyık'la ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Seza Bürkan Yüksel'in öldüğü açıklandı. 1 Ocak 1982 doğumlu Kocabıyık'ın tam doğum gününde öldüğü anlaşıldı. Ölen iki dağcının cesetleri helikopterle bulundukları yerden alınıp Niğde Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
'Kancalar koptu, düştük'
Yaralı olarak kurtulan ODTÜ Fizik Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi 27 yaşındaki Hüseyin Kapukaya, gece boyunca yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Utku ve Seza ile bir süre halatta asılı kaldık. Sonra kancalar koptu. 50 metreden düştük. Ben en yüksekteydim. Üst üste düştük. Benim ayağım kırıldı. Ben düştükten sonra onlara seslendim ama cevap alamadım. Sanırım boyunları kırıldı. Kayanın üzerinde asılı kalmışlardı."
Utku Kocabıyık'ın tam doğum gününde gelen ölüm haberi Denizli'de oturan emekli öğretmen babası Refik Kocabıyık ile emekli öğretmen annesi Hüdaye Kocabıyık'ı şoke etti.
Anne Hüdaye Kocabıyık, "Oğlumu doğum gününü kutlamak için aradım, telefonuna ulaşamadım" diye gözyaşı dökerken baba Refik, "Utku, çocukluğundan beri dağlara ve tırmanmaya çok meraklı. 'Bu sevdadan vazgeç oğlum' diye annesiyle birlikte çok yalvardık ama o dağlardan vazgeçemedi" diye konuştu.
Genç ölümlerin mekânı oldu
Aladağlar ve Aladağlar'ın dört zirvesinden en zorlusu olan Demirkazık, 8 Eylül 1956 tarihinden itibaren, biri Fransız, beşi kadın, 14 dağcıya mezar oldu. Ölenlerin çoğu 20'li yaşlarda gençlerdi. İlk olarak Prof. Dr. Emre Kongar'ın İTÜ'lü kardeşi Engin Kongar'ın yaşamı 1956'da Demirkazık'ta noktalandı. Kongar'ın cenazesi dağda toprağa verildi. ODTÜ'lü dağcılardan önce, son olarak 2006 yılının şubat ayında Hacettepeli dört dağcı, Demirkazık'ta çığ altında kaldı. Üçü kadın dört dağcı çok sevdikleri dağlarda hayata veda etti. Son 50 yılda Aladağlar'da hayata veda edenler, kayıtlara şöyle yansıdı.

  • Engin Kongar (21): 8 Eylül 1956, düştü.
  • Sermet Taş (22): 27 Ağustos 1969, düştü.
  • Faruk Süner (27): 20 Nisan 1975, çığ.
  • Rezzan Okşar (21): 20 Nisan 1975, çığ.
  • Saadet Güçlü (19): 1975, düştü.
  • Mümtaz Çankaya (36): 31 Ocak 1988, düştü.
  • Soner Ünsal (22): 30 Mart 1999, düştü.
  • Etiene Cortois (48): Nisan 1999, çığ.
  • Zümrüt Işık (22), Bahar Ural (22), Nilgün Acar (23) ve Soner Kolçak (24): 11 Şubat 2006, çığ.
  • Utku Kocabıyık (25), S. Bürkan Yüksel (23): 1 Ocak, düştü.
    4 bin kişi tırmanıyor
    Ölümlere ve kazalara rağmen Aladağlar, dağcıları bir mıknatıs gibi kendine çekmeye devam ediyor. Aladağlar'ın en yüksek zirvesi olan Demirkazık'a tırmanmak binlerce dağcının hayali. Sarp tırmanışların başladığı yüksekliklerde, güneşin tadını çıkaran yer sincaplarına rastlamak mümkün. Yılda yaklaşık 4 bin dağcı, Demirkazık'ı keşfetmeye gidiyor. Bölgede genellikle yedi günlük program yapılıyor.