'Demokrat generaller' de darbeye karşıymış

'Demokrat generaller' de darbeye karşıymış
'Demokrat generaller' de darbeye karşıymış
Hurşit Tolon'un bilgisayarında 'Demokrat Generaller' imzalı maktuplar bulundu. Kimler tarafından yazıldığı bilmeyen mektuplarda Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün 'tasfiye edilmesi'ne yönelik girişimler eleştiriliyor ve 'Bu TSK'ya yakışmadığı' ifade ediliyor.

 

Hurşit Tolon’un bilgisayarından daha önce Hilmi Özkök’ün icraatlarından genç subayların rahatsız olduğu yönünde bir mektup bulunmuştu. Savcılar Ergenekon’un ikinci iddianamesinde ‘Demokrat Generaller’ imzalı mektubu şöyle anlatıyor ve değerlendiriliyor:

Sayın Generalim
Hurşit Tolon’dan ele geçirilen dijital verilerde, ‘DEMOKRAT GENERALLER’ tarafından yazıldığı anlaşılan ve ‘Sayın Generalim’ diye başlayan mektupta, “Cumhuriyetimizin karşı karşıya bulunduğu tehdit ve ülkemizin içinde yaşamakta olduğu vahim durumu en yakından takdir edenlerden birisiniz. Ülkemizin içinde bulunduğu mevcut tablo karşısında TSK’ nın izleyeceği yol çok büyük önem kazanmıştır. Çünkü, çok büyük oranda iç ve dış desteğe sahip olan irticacı hükümete karşı izlenecek tutum ülkemizin geleceği açısından hassasiyet kazanmaktadır. Söz konusu tutumun, geçmişte olduğu gibi askeri bir müdahale ya da TSK’ nde bir iç operasyon olamayacağı açıktır. Hükümete karşı izlenecek yolun demokrasinin dışında aranmaması gerekmektedir.
Ancak, bu şekilde düşünmeyen bazı subayların ve generallerin önce Genelkurmay Başkanı’ na sonra da mevcut irticai nitelikli hükümete karşı anti demokratik bir hareket planladıkları belirlenmiştir. Sayıca çok az olan bu kişiler, güya TSK’nın tabanında Genelkurmay Başkanı’na karşı çok büyük bir infialin olduğu iddiasıyla hareket etmektedirler. Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargahında görevli beş generalin iştiraki ile çeşitli birliklerde geçtiğimiz günlerde yapılan toplantılarda;
(a) TSK’ nın çevremizde gelişen önemli olaylar ve ülkenin geleceğini etkileyen önemli iç olaylar karşısında görüşlerini net olarak ifade etmediği,
(b) Son bir yılda meydana gelen önemli gelişmelere karşı TSK tarafından yeterli tepki gösterilemediği,

Halkla bağ zayıflatılıyor
(c) TSK’nin yeniliklere ve AB’ ne karşı olduğu şeklinde yansıtılarak TSK ile halk arasındaki bağların zayıflatıldığı,
(d) İrticai örgüt ve grupların son yıllarda daha örgütlü ve etkili bir şekilde faaliyetlerine devam ettikleri,
(e) Meydana gelen gelişmelere karşı TSK’ nin proaktif yaklaşım yerine tepkisel bir yaklaşım içerisinde olduğu, iddialarına yer verilmiştir.
Ancak, toplantılarda ortaya konan görüşler sadece bu kadarla kalmamıştır. Birçok subay, darbe döneminin kapandığını, hükümetin irticai nitelikli olduğunu, ancak, hükümete karşı izlenecek tutumda demokrasinin dışına çıkılmaması gerektiğini, mevcut koşullarda da TSK’nin çok farklı bir tutum izlemesinin esasen mümkün olmadığını bu anlamda Genelkurmay Başkanı’ na haksızlık yapıldığını, hükümetin ekonomik olarak başarısız olmasını beklemek gerektiğini, Cumhuriyet tarihinde bütün iktidarların seçim kaybettiğini, bu iktidarında büyük olasılıkla bir sonraki genel seçimde iktidardan uzaklaşacağını belirtmişlerdir. Ancak, aralarında KKK.lığı karargâhında görevli Tümg. P ... ve Tümg. Ö ve Tuğg...’ nin de bulunduğu generaller Kuvvet Komutanı’na sunmak üzere hazırladıkları raporda gerçekleri gizleyerek, sadece TSK yönetiminin eleştiren ve ‘daha ne duruyoruz, sokağa çıkalım’ anlamına gelen konuşmalara yer vermişlerdir. Ayrıca raporda yer alan konuşmaların da birer tertip olduğu da bilinmektedir. Söz konusu generallerin ve aynı şekilde düşünenlerin amacının devleti kurtarmak olmadığı kendi istikballerini düşündükleri gayet açık bir gerçektir.
Bu raporun amacının, Genelkurmay Başkanı’nı istifa etmek zorunda bırakmak için TSK’nin harekete geçmesini sağlamak olduğu bilinmektedir. Bu kişiler tüm çabalarına rağmen genç subaylardan ve generallerden yeterli desteği alamamışlardır. Ancak, desteği almak için her türlü yalana da başvurmuşlardır. Çok yakında size de gelerek, ‘Genelkurmay Başkanı’nı istifaya zorlamak için harekete geçeceğiz. Her rütbeden çok sayıda general ve subay hareketimize destek vermektedir. Sizi de ülkemizi koruma ve kollama amacıyla yapacağımız bu harekette görmek istiyoruz.’ diyeceklerdir. Bunu diyeceklerdir ama, Genelkurmay Başkanı’nın yerine siz olsaydınız nasıl bir tutum izlerdiniz sorusuna da cevap veremeyeceklerdir. Sadece hükümetin iç ve dış birçok çevreden destek aldığından şikâyet edeceklerdir.
Lütfen bu sözlere aldanmayınız. Destek alabildikleri general sayısı bir düzineyi bile bulmamıştır. Lütfen tüm faaliyetleri deşifre olan ve yetkililerce bilinen bu kişilerin yalanlarına kanarak hem devletimizin ve hem de şahsınızın istikbalini karartmayınız. Ülkemizin içinde bulunduğu olumsuzluk her subayın içini karartmaktadır. Hepimiz aydınlık bir Türkiye istiyoruz. Ama, makam hırsıyla hareket eden insanların oyununa da gelmemeliyiz. TSK’nin hızla yıpranan itibarını yeniden kazanmak için yapılması gereken asker ve halk kaynaşmasını sağlamaktır. Bunu yapacak olan güç ise şüphesiz TSK dır. Saygılarımla rica ederim. Demokrat Generaller” yazdığı görülmüştür.

Genç subaylar tedirgin
24 Mayıs 2003 tarihli MİLLİYET Gazetesinde, ‘DÖRT YILDIZLI TEPKİ’ başlıklı haberde, “Hükümetin bazı icraatlarının TSK’nın alt kademelerinde yarattığı huzursuzluğu, üst düzey generaller Genelkurmay Başkanı ÖZKÖK’e iletiyor’ yazdığı, haberin ayrıntısında ise, “Ankara kulislerinde Genelkurmay’ın TSK’daki duyarlılığı daha kesin biçimde yansıtması gerektiğini savunan komutanlar arasında şu isimler sayılıyor: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç YALMAN, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener ERUYGUR, Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Çetin DOĞAN, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit TOLON, MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer KILINÇ. Dün Cumhuriyet gazetesinin manşetine yansıyan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün Başbakan Tayyip Erdoğan’a ilettiği, ‘Genç subaylar tedirgin’ uyarısının da bir süredir kulislere yansıyan bu tazyikin sonucu olduğu belirtiliyor.” Yazdığı görülmüştür. (Radikal)