Deneyin sonunda kalp atışlarımız hızlanmıştı

Deneyin sonunda kalp atışlarımız hızlanmıştı
Deneyin sonunda kalp atışlarımız hızlanmıştı

Dr. Meral Ciblak: ?Ekranda raporu görünce durup birbirimize baktık.?

Haber: DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi

Virüsü ‘avlayan’ ekipten doktor anlatıyor
İSTANBUL - İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji laboratuvarında üç uzman ellerine gelen örnekleri dikkatlice inceledi. Aradıkları, tüm dünyada hızla yayılan ‘domuz gribi’ virüsü H1N1’di. Hastanın bilgi formunda ‘ateşi düşmüş’ görünüyordu. Semptomlar da çok şiddetli değildi. ‘Belki çıkmaz’ diye düşündüler. 17 gündür laboratuvara 40’a yakın örnek gelmiş, her birinde aynı heyecanı hissetmişlerdi; ‘çıkar mı, çıkmaz mı?’ Deneyin sonuna doğru kalp atışları hızlanmıştı. Deney tamamlandıktan bir süre sonra üç uzman bilgisayarın başına geldi. Ekranda analiz raporu göründüğünde durup, birbirlerine baktılar. Sonuç pozitifti...

İstanbul’daki laboratuvar

İşte son aylarda tüm dünyayı ve Türkiye’yi korkutan, hızla yayılan ‘domuz gribi’nin İstanbul’daki labarotuvarda saptandığı an böyleydi. Laboratuvarın uzmanlarından doktor Meral Ciblak, yaşadıkları o anları böyle anlatıyor. ‘Salgın’ konusunda Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın iki referans laboratuvarı var. Bunlardan Ankara’da olanı Refik Saydam Hıfzısıhha Entitüsü’ne bağlı. İstanbul’daki ise İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde. ‘Ulusal İnfluenza Referans Merkezi’nin uzmanlarından Ciblak, domuz gribi ‘avı’na ilişkin şu bilgileri veriyor:
“Biz önceden beş ilden gelen örnekleri inceliyorduk. Ankara’ysa dört ile bakıyordu. Ancak salgınla mücadele kapsamında bu alan genişledi. İstanbul dahil 23 ile biz bakıyoruz. Sağlık Bakanlığı’yla yürüttüğümüz ‘grip izleme ağı’ var. Şüpheli örnekler önce her ilde Sağlık Bakanlığı’nın hastanelere gidiyor. Örnekler alınıyor ve İl Sağlık Müdürlüğü kanalıyla örnekler bize gönderiliyor.”
1 Mayıs’tan itibaren kendilerine 40 örnek geldiğini anlatan Ciblak, “Şimdiye kadar iki kişide virüs tespit edildi. Iraklı 27 yaşındaki kişi ve annesi” dedi. Iraklı hastanın bilgi formunun da kendilerine gönderildiğini anlatan Ciblak, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:
“Formda ateşi normal gibiydi, semptomlar normal gibiydi. Bazı hastalar hastaneye geldiklerinde ilaç almış olabiliyor. Dolayısıyla semptomlar hafifleyebiliyor. Biz örnek gelince hemen incelemeye başladık. Deney yapıyorduk. Semptomlar hafif göründüğünden pozitif çıkmayacağını düşünüyorduk. Zaten her örneği incelerken ‘çıkar mı çıkmaz mı’ diye merakla bekliyoruz. Deneyin sonuna geldiğimizde kalbimiz küt küt atıyordu. Bilgisayarın başında analiz grafiğine baktığımızda., durduk ve birbirimize baktık. Pozitifti. Hemen gerekli yerlere haber verdik.”

İki senaryo var

Ciblak, domuz gribine karşı kişisel önlem almanın önemine vurgu yaparken, henüz Türkiye’de panik yaratacak bir durum olmadığı görüşünde:
“Virüs çok hızlı yayılıyor. Zaten grip mikrobunun özelliği budur. Virüs her çoğaldığında genetik yapısı değişiyor. Ama nasıl değişeceğini bilmek imkânsız. İyi senaryo şudur, virüs mutasyon geçirir ve insana adapte olur, öldürmez. Kötü senaryo şudur, daha fazla patojenik hale gelebilir, insanda semptomları şiddetli olur. Hangi senaryonun gerçekleşeceğini süreç içinde göreceğiz.”
Bakanlığın çok iyi önlemler aldığını vurgulayan Ciblak şöyle devam etti:
“Termal kamera çok işe yarıyor. Sağlık Bakanlığı’yla çok koordineli çalışıyoruz. Eksiğimiz yok. Dünyadaki doktorlarla bilgileri paylaşıyoruz. Bu virüs bir şekilde Türkiye’ye de gelecekti. Ancak şu an şöyle bir şans oldu. Şu an virüs elimizde. Bunu takip edebileceğiz. Hastalık yapma yeteği inceleniyor. Yani araştıracağımız, seyrine bakabileceğimiz bir virüs var. Kişisel önlem almak önemli. Diyelim ben grip oldum. Kişisel önlem dediğimiz, evde oturmalıyım, insanlarla minumum temas kurmalıyım. Tek seferlik kâğıt mendil kullanıp atmalıyım gibi. Şu an Türkiye’de salgın yok. Özel bir önlem almaya gerek yok.”