Deniz otobüsünde panik

Yenikapı-Bandırma seferini yapan 'Hızır Reis III' deniz otobüsü, bir nesneye çarpınca su almaya başladı. Yan yatan deniz otobüsündeki 400 yolcu büyük panik yaşadı. Can yeleklerini takan yolcular, yarım saat sonra başka bir deniz otobüsüne nakledilince rahat bir nefes aldı.

BANDIRMA / İSTANBUL - İstanbul Deniz Otobüsleri Genel Müdürlüğü (İDO)'ne ait 'Hızır Reis III' deniz otobüsünde panik yaşandı: Yenikapı-Bandırma seferini yapan 'Hızır Reis III', 400 yolcu va altı mürettebatla dün 08.15'te yola çıktı. Deniz otobüsü, Fener Adası açıklarına geldiği sırada su almaya başladı. Sol makine dairesinden içine su dolmaya başlayan deniz otobüsü, yavaş yavaş yan yattı. Makineler durdu, yolculara "Can yeleklerinizi giyin" anonsu yapıldı. Can yeleklerini kapışan yolculardan
'Batıyoruz' çığlıkları yükseldi.
Tüm yolcular yardıma koşan 'Uluç Ali Reis' deniz otübüsüne bindirildi. Uluç Ali Reis yolcuları Bandırma'ya götürürken, su alan 'Hızır Reis'i de iskeleye çekti. Deniz otobüsü daha sonra onarılmak üzere İstanbul'a götürülecek.
İlk hasar tespiti
Bandırma Belediye Başkanı Cemal Öztaylan pervanenin koptuğunu, sancak kısmında 1 metre, arka sol üst kısmında 50 santim yırtık, sol alt kısmında da 30 santimlik bir delik olduğunu söyledi.
İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, deniz otobüslerinin batma ihtimali olmadığını, her ihtimale karşı yolcuların tahliye edildiğini belirtirken,
İDO Genel Müdürlüğü'nden şu açıklama yapıldı:
"Hızır Reis III, Bandırma'ya yaklaşık 10 mil mesafede, Fener Adası açıklarında sualtında bilinmeyen bir nesneye çarpmıştır. Vibrasyon sonucu derhal makineler stop edilerek, kontrol edilmiştir. Dümen dairesine deniz suyu sızdığı görülmüş, su sızdırmazlığı sağlanmıştır. Çok düşük risk ihtimaline karşılık Bandırma'da bulunan diğer deniz otobüsüne yolcular aktarılarak, emniyetli bir şekilde tahliyeleri sağlanmıştır."
İDO yetkilileri, geminin arıza yüzünden geç kalktığı yönündeki iddiaları yalanlayarak "Bunlar yaz nedeniyle ek seferler. Gemi saatinde kalktı" dedi. Kazaya uğrayan geminin motorlarının otomatik olarak durduğunu belirten yetkili, "Deniz otobüslerinde yolcu kapasitesinin 1.5 katı can yeleği, sekiz tane can salı ve bir de zodyak bulunuyor. Aydınlatma fişekleri, geminin yerini tespit eden CPS sinyal vericiler bulunur" dedi.
İDO'nun kaza sicili
26 Temmuz 1998: İstanbul - Bandırma seferi yapan Adnan Menderes Feribotu, yine Fener Adası'nda kayalıklara çarptı. Kaptan bölgeyi iyi tanımadığı için kayalıklara çarptığını belirtti.
4 Aralık 2002: Yenikapı-Bandırma seferi yapan 'Turgut Özal' feribotu, çıktıktan 6 dakika sonra, altı aydır açıkta bekleyen Kamboçya bandıralı gemiye çarptı.
7 Nisan 2004: Yalova-Kartal seferi yapan 'Ulubatlı Hasan' deniz otobüsü, Bostancı açığında kayalara çarptı, 60 yolcuyu balıkçılar sahile taşındı.



Yolcular toprağı öptü
Yolcu yakınları Bandırma Limanı'nda beklerken, iki geminin de limana ulaşmasıyla limanda duygusal anlar yaşandı. Deniz otobüsünden ilk inen Canan Çınar, yere eğilip toprağı öptü. Çınar, "Çok korktuk. Kaptan heyecanlı olarak 'Can yeleklerini takın' anonsu yapınca, paniğe kapıldık. Çocukların bağrışını unutamıyorum. Yaşadığımıza inanamıyorum" dedi.
Yolculardan Hilal Baltacı ise Marmara Adası yakınlarında çarpmanın ardından geminin sarsıldığını, daha sonra güçlü bir ses duyduklarını belirterek şunları söyledi: "Bu sırada panik yaşandı. Görevliler hemen duruma müdahale ederek bizlere can yeleklerini giydirdi. Yaklaşık yarım saatlik korkulu bir beklemenin ardından kurtarma gemisi geldi."
Murat Sayın ise arıza nedeniyle deniz otobüsünün, kalkış saatinden yarım saat geç sefere çıktığı-nı öne sürdü. Olay sırasında çarpmaya benzeyen bir ses duyduklarını ifade eden Sayın, "Sarsıntının ardından güçlü bir ses duyuldu.
İçerde panik oluştu. Görevliler sakin olmamızı ve can yeleklerini giymemizi istedi" dedi.
(Radikal) (dha)