Denizanaları tatilcileri korkutuyor

Denizanaları tatilcileri korkutuyor
Denizanaları tatilcileri korkutuyor
Marmara ve Ege'den sonra Akdeniz'de görülmeye başlayan denizanaları tatilcileri korkutuyor


DİLEK AKIN / HİLMİ DİKEN


HATAY/MERSİN - Ege ve Marmara kıyılarının ardından Akdeniz’in Mersin ve Hatay sahillerinde de deniz analarının yoğunlukta görünmeye başlaması tatilcileri tedirgin ediyor.

Çoğunlukla her yıl eylül ayında görülen deniz analarının, bu yıl hava sıcaklıklarındaki ani düşüş ve yükselişin etkisiyle erken görünmeye başlandığı tahmin ediliyor.


Vücut şekilleri çoğunlukla yayvan ya da kubbeli bir şemsiye şeklinde olan küçük balıkların yanı sıra sahillerdeki kanalizasyon atıklarıyla beslendikleri için kıyıya yakın yerlerde görünen deniz anaları, Ege sahillerinin ardından Hatay’ın İskenderun ilçesi ile Mersin’in Taşucu sahillerinde de denize girenlere korkulu anlar yaşatıyor.

Özellikle küçük çocuklar, deride tahriş, kızarıklık, kaşıntı, şişme ve ağrıya neden olan deniz analarını gördüklerince can havliyle kıyaya kaçarken, vatandaşlar, deniz analarını sopalarla kıyaya sürükleyerek etkisiz hale getiriyor.

ERKEN GELDİLER
Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bedii Cicik, genelde her yılın eylül ayında görülmeye başlanan deniz analarının, hava sıcaklıklarındaki ani düşüş ve yükselişin etkisiyle Marmara ve Ege’nin ardından Akdeniz’de de erken görünmeye başladığını bildirdi.


Cicik, beyinleri bulunmayan buna karşın sinir sistemleri ışığa ve kokuya duyarlı olan, boyları 15 santimetreye kadar ulaşabilen deniz analarının yüzme organı olarak bir şemsiye şeklindeki vücutlarını kullandıklarını belirterek, "Deniz anaları sahildeki kirli atıklarla beslendikleri için kirliliğin de görünmelerinde etkisi oluyor" dedi. Vücutlarında kaygan ve yakıcı sıvı bulunan deniz anaları konusunda tatilcileri de uyaran Cicik, vücudun deniz anası ile temas eden bölümünün hızla tahriş olup kızardığını, bu durumda yapılması gereken en önemli ilk yardımın vücudun deniz anası ile temas eden bölgesini bol deniz suyu ile yıkamak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:


"Tatlı su ile yıkamakla zehirli hücrelerin kapsüllerini patlatması nedeniyle duyulan acı da derideki tahriş de daha fazla olur. Temas eden bölge bez parçasıyla da ovulmamalı, kaşınmamalı. Böyle bir uygulama yanma hissini, acıyı ve tahrişi arttırır. Ancak, deniz suyu ile yıkandıktan sonra amonyakla temizlenebilir. Ayrıca, sahile çıkarılıp etkisiz hale getirilen cansız bir deniz anası ile de temas edilmemeli. Çünkü, ölü deniz anaları da deriye aynı oranda zarar verir. Cicik, sahil kesimlerinde, tatilcilerin deniz analarının özellikleri, yapıları ve verebilecekleri zararlarla ilgili mutlaka uyarılması, tatilcilerin de bu konuda bilgi edinerek kendilerini bu canlıdan koruması gerektiğini ifade etti.