Deprem itirafları

Hükümetle UNICEF'in (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) ortaklaşa hazırladığı 2001-2005 Ülke Programı'nda 17...
Haber: FATMA SİBEL YÜKSEK / Arşivi

ANKARA - Hükümetle UNICEF'in (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) ortaklaşa hazırladığı 2001-2005 Ülke Programı'nda 17 Ağustos depremiyle ilgili ilk kez çarpıcı itiraflar yer aldı. Konuyla ilgili kuruluşların bilgi ve belgelerinden faydalanılarak bir yılda hazırlanan rapor, 26 Ekim'de Resmi Gazete'de de yayımlandı.
Programda, gerçek verilerin elde edilemediği,
deprem sırasında yetkililer arasında çokbaşlılık yaşandığı, yardım malzemelerinin enkaz altında kaldığı, kimsesiz kalan çocukların korunmasının hâlâ sağlanamadığı belirtilirken, kamu kurumlarının büyük felaketlere karşı stratejik eylem planına sahip olmadıkları kaydedildi.
45.5 milyon kişi riskte
Programın 'Felaket ve Acil Durumlara Hazır Olmak' başlıklı bölümünde, 17 Ağustos depreminde yapılan çalışmaların yetersiz kaldığına ilişkin saptamalar yer aldı. Türkiye'de 1950 yılından beri 23 ilde Richter ölçeğine göre 7'den fazla 19 büyük depremin meydana geldiği belirtilen programda, birinci ve ikinci derecede yüksek risk bölgelerinde 56 ilin bulunduğuna, bu illerde 45 milyon 600 bin kişinin yaşadığına ve yaşanan felakete rağmen yeni bir depreme hazırlıklı olunmadığına dikkat çekildi.
Programda ayrıca, gerçekte can kaybının açıklanan ölü, yaralı ve kayıp sayısından çok daha fazla olabileceği dile getirildi. En son Başbakanlığa bağlı Deprem Araştırmaları Merkezi'nce yapılan açıklamada ölü sayısı 15 bin, yaralı sayısı 32 bin olarak belirtilmiş, kayıplardan hiç söz edilmemişti.
Gerçek veri yok
Bölgenin acil ihtiyaçlarının saptanamadığı ve gerçek verilerin elde edilemediği vurgulanan programda, büyük felaketten en fazla kadın ve çocukların etkilendiği kaydedildi. 21 madde altında toplanan
'itiraflar'ın bir bölümü şöyle:

  • Kamu kurumları ve görevlilerinin afetler ve acil durumlarda stratejik eylem planları yok.
  • Afet anında iletişim, çok büyük sorun oldu. Merkezle iller arası ve il içi iletişim sağlanamadı.
    l Yardımlar organize bir şekilde ve istenen ölçüde dağıtılamadı.
  • Çadır, battaniye, seyyar tuvalet, duş, acil sağlık malzemesi, dayanıklı gıda maddeleri ve kurtarma malzemeleri yıkıntı altında kaldı. Malzeme sıkıntısı yaşandı.
  • Arama ve kurtarma ekipleri risk bölgeleri dikkate alınarak yurt genelinde yaygınlaştırılamadı, afet sırasında yardıma gelen ekiplerin donanımsız olması, bölgeye yardım yerine yük getirdi.
  • Vali, vali yardımcısı, kaymakam gibi üst düzey yöneticilerin bilgilendirme ve bilinçlendirilmelerine yönelik eğitim yapılamadı.
  • Afet öncesi durumla ilgili bilgi ve ulusal bilgi bankası yok.
  • Yerli ve yabancı kuruluşlar ile sivil toplum örgütlerinin imkânları yeterince kullanılamadı.
  • Hane kayıtları düzensiz. Nüfus tespitinde zorluklar yaşandı.
  • Anne ve babasını kaybetmiş çocukların sayısı fazla. Bunların korunması, bakımı, beslenmesi, sağlığı için ne yapılacağı ve nereye başvurulacağı bilinmemekte.
  • Çocukların eğitim olanakları ve sağlık izlemeleri aksamakta.
  • Sağlık çalışanları, öğretmenler, polisler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde baş etme becerileri, stres yönetimi, risk grupları ve ihtiyaçları konularında eğitim yetersizliği var.