'Depreme hazır değiliz'

Ulusal Deprem Konseyi Başkanı Prof. Tuğrul Tankut, deprem tartışmalarıyla vakit geçirilmemesini isteyerek, "Yapı stoku sağlam değil.
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - Türkiye'yi sarsan 17 Ağustos depremi, iki yılı geride bırakırken, sarsıntının ardından başlayan tartışmalar halen kamuoyunun gündeminde. Marmara için yeni bir deprem beklentisi var. Bu konuda her kafadan bir ses geldi. Peki, kamuoyunun sağlıklı bilgilendirilmesi ve 'bağımsız' çalışması koşuluyla Başbakanlık genelgesiyle 21 Mart 2000'de kurulan Ulusal Deprem Konseyi neler yapıyor?
Türkiye'nin 'topyekûn' depreme hazır olması konusunda görüş birliğindeki konseyin 20 üyesi, 'Türkiye'nin Depreme Hazırlık Stratejisi' çalışmasıyla kamuoyunun karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Çünkü konsey de Marmara'nın önümüzdeki 30 yıl içinde yeni bir depremle sarsılma olasılığını yüzde 60 olarak belirlemiş durumda. Bu sarsıntıya karşı her kesimin hazır olmasını isteyen Deprem Konseyi Başkanı ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Tuğrul Tankut, çalışmaları ilk kez Radikal'e anlattı:
6.5-7.5, ikisi de yıkar
"1998 Ceyhan depreminde endüstriyel bölgedeki sarsıntının etkileri çok çarpıcı bir şekilde gözlendi aslında. Depremin yapılar üzerindeki etkisini biliyorduk da, endüstride ne büyük kayıplara yol açabileceğini kestiremiyorduk. Korktuğumuz başımıza geldi. 1999'da önce Gölcük,
ardından Düzce depremi büyük yaralar açtı. Sonra 'Deprem neymiş bir öğrenelim' dedik. Çok sayıda deprem uzmanı çıktı ortaya.
İşi saptırdık ve bilimsel toplantılarda tartışılması gereken ayrıntıları kamuoyuna sunduk. Yanlış yapıldı. Tartışmalar sürüyor: Marmara'da kırılacak fay iki parçada mı, tek parçada mı kırılacak? Büyüklüğü 6.5 mi olacak, 7.5 mi? Ciddi bir deprem beklentisi ortada ama buna hazır değiliz. Örneğin 30 yıl içinde deprem olasılığını yüzde 60'tan aşağı görmüyor hiç kimse. 30-40 yılı yanlış uygulamalarda geçirdik. Harekete geçmek lazım. 6.5-7.5 fark etmez. Her ikisi de İstanbul'a ciddi zararlar verir.
Strateji belirleniyor
'Ulusal Deprem Konseyi' kamuoyuna sağlıklı bilgi verme amacıyla kuruldu. Haziran 2000'den bu yana konsey 15 toplantı yaptı. Zamanla bütün işler 'Türkiye'nin depreme hazırlıklı olma stratejisi' denilecek ciddi bir çalışmaya dönüştü. Son şeklini vermek üzereyiz. İçinde deprem verileriyle ilgili çalışmalar, imar çalışmaları var. Maalesef son yıllara kadar imar planlarında
afetler pek fazla göz önüne alınmış değildi. Bu da ciddi eksiklik. Burada herkese görev düştüğü açık.
Mühendise kalite sınavı
Sorun mevcut yapı stokuna deprem güvenliği kazandırılması. İmar planlarını büyük ölçüde belediyer yapıyor, yaptırıyor. Belediyelerin bu işin bilincine varması şart. Özel mülkiyet yapılarında vatandaşın işi çok zor. Kime güvenecek? Ben kendim mühendisim ve yüzlerce mühendisin yetişmesine katkıda bulundum. Ama bu iş için hazır olmadıkları kanısındayım. 50 binden fazla inşaat mühendisi var. Ama bu işi doğru dürüst yapacak yetenekte ancak 500 kişi olduğunu söyleyebilirim. Bunu nasıl ayıracağız, kolay değil. Mühendislere proje müşaviri belgeleri verilirken sağlıklı kriterlere dayandırılmadı. Ben evimi, bu belgeyi taşıyan kişiye teslim edemem. Mühendisleri eleştirmiyorum. Bu özel bir eğitimi gerektiriyor. Mühendisler de kurs istiyor."
Konseyde kimler var?
Prof. Dr. Ömer Alptekin, Prof. Dr. Aykut Barka, Dr. Ömer Emre, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Ali Koçyiğit, Dr. Fuat Şaroğlu, Prof. Dr. Celal Şengör, Prof. Dr. Atilla Ansal, Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu, Prof. Dr. Mustafa Erdik, Prof. Uğur Ersoy, Prof. Polat Gülkan, Prof. Dr. Faruk Karadoğan, Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu, Prof. Dr. Tuğrul Tankut, Doç. Murat Balamir, Prof. Dr. Necati İnceoğlu, Prof. Dr. Nuray Karancı, Prof. Dr. Derin Orhon.