Depremle yıkılan hayatlar

Depremle yıkılan hayatlar
Depremle yıkılan hayatlar

Bill Clinton?ın burnunu sıkan ?Erkan Bebek, şimdi 10 yaşında. Erkan, Clinton?ı sünnetine davet edecek. Firdevs Akgül, depremda ölen kızının giysilerine 10 yıldır sarılıp ağlıyor. FOTOĞRAF: TAHİR TURAN EROĞLU / AA FOTOĞRAF: KEMAL KAYMAK / AA

Depremde iki evladını kaybeden Nurcan Kurşun, down sendromlu kızıyla yaşam savaşı veriyor... Firdevs Akgül, misafirleriyle gitmek isteyen kızını göndermediği için kendisini affetmiyor... Karamert çifti ise 10 yıldır kayıp kızlarını arıyor...

ANKARA - Marmara depreminin üzerinden 10 yıl geçti ancak hâlâ birçok insan yüreğine o günlerde düşen acılarla birlikte yaşıyor. Kimisi hâlâ, depremden sonra kaybolan kızlarını arıyor, kimisi yatağa bağlı bakıma muhtaç halde yaşam savaşı veriyor. Dağılan aileler, yıkılan hayaller...
48 yaşındaki Nurcan Kurşun, 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de Sakarya’da hayatı tümden değişen birçok anneden biri.  Kurşun, şunları yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Depremden önce 5 Ağustos’ta kızımın doğum gününü kutlamıştık. Bursa’dan bir yakınımızın kızı da bize kalmaya gelmişti. İki çocuğum ve misafirimiz olan 14 yaşındaki Sema Kavun enkaz altında kaldı. Enkazdan çıkar çıkmaz üçüne de seslendim ama sadece 18 yaşındaki oğlum Özay’ın inleyişini duydum. Sabaha kadar binanın etrafından dolandım. Ertesi gün 18 yaşındaki kızımın cesedi enkazdan çıkarıldı. Oğlumu da 5 gün sonra çıkardılar. Depremden 1.5 yıl sonra tekrar anne olmaya karar verdim. Kızımın down sendromlu olduğunu öğrenince ikinci bir yıkım yaşadım. Depremde ölen ablası Özge’nin ismini verdim.”

‘Kızım gitmek istemişti’
46 yaşındaki Firdevs Akgül depremde çöken evlerinde 12 yaşındaki kızını kaybeden bir başka anne. Deprem gecesi misafirlerini uğurlarken kızının da onlarla gitmek isteyişinin gözünün önünden gitmediğini belirten Akgül, şunları anlatıyor: “Onlara göndermediğim için gözyaşlarıyla ağladı, ‘Anneciğim, ne olur gideyim’ dedi. ‘Yarın göndereceğim’ dedim. Yarın dediğim gün cenazesi gitti. Bu konuda hiç kendimi affetmeyeceğim. Enkazdan kızımın eşyalarını çıkardım. 10 yıldır bunları yıkamadım kızımın kokusu vardır diye. Sarılıp, koklayıp ağlıyorum.”
Depremde iki kızı ölen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı, harita yüksek mühendisi İlyas Şeker,  belediye meclisi üyesi olduğu 1999 yılında depreme Başiskele ilçesi Yuvacık Mahallesi’ndeki evinde yakalandı.
Şeker, ailesiyle birlikte oturduğu, fay hattı üzerine inşa edilen dört katlı bina yıkılınca kızları dokuz yaşındaki Tuğba ve yedi yaşındaki Merve’yi kaybetti. Acısını hep gizlediğini söyleyen İlyas Şeker “Aklımda hep kızlarım var” diyor.

Hâlâ kızlarını arıyorlar
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde oturdukları apartman dairesinde depreme yakalanan Osman Karamert ile eşi Nilgün, evlerinin enkazından yaralı kurtarıldı ancak yedi yaşında kızları Gözde’den bir daha haber alınamadı. Kızının hâlâ yaşadığına inanan Nilgün Karamert, şunları söylüyor:
“Depremde eşim Osman ile enkaz altından yaralı kurtarılarak hastaneye götürüldük. Görgü tanıklarının anlattığına göre Gözde enkazdan yara almadan kurtulmuştu. Karşı apartmanda oturan bir teğmen Gözde’yi hastaneye götürmüş. Teğmen hastanede bayılmış, ayıldığında Gözde yokmuş. Daha sonra teğmen bizi ziyaret etti, Gözde’yi resimlerinden tanıdı. Gözde’nin ölmüş olduğuna dair ipucu bulamadık. Kızımın yaşadığına  inanıyorum. Bir okulda görüldü, ardından ’Kaçırıldı’ denildi. Ancak biz kendisini hiç göremedik. Belki hafızasını kaybetti.”

10 yıldır yatağa bağlı
Kocaeli’nin Karamürsel ilçesindeki evlerinde depreme yakalanan Palas ailesi, dört katlı binanın çöken zemin katında sıkıştı. Anne İslim Palas enkaz altından hafif, kızlarından Şükran Palas ise 18 saat süren çalışmanın ardından ağır yaralı  çıkarıldı. İslim Palas’ın diğer kızı Fatoş ise hayatını kaybetti. Omuriliğindeki zedelenme nedeniyle felç olan Şükran Palas, 10 yıldır yatağa bağımlı yaşıyor. Depremin ardından gırtlak kanserine yakalanan Şükran Palas ise şunları söylüyor: “Sarsıntıyla birlikte kolon üzerimize devrildi, Fatoş 20 yaşındaydı, gazetecilik okuyordu, ne yazık ki hayatını kaybetti. 26 yaşındaydım ve hayallerim vardı. Deprem olmasaydı üç gün sonra istemeye geleceklerdi beni, evlenecektim.”
Gölcük Engellilerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Emine Cebeci’nin Gölcük’te yaşadığı ev  17 Ağustos depremiyle çöktü. 16 saat enkazın altında kalan Cebeci, depremin ardından kaybolan oğlu Serkan’ı 3.5 yıl aradı. Yaşadıklarını kitap haline getiren Emine Cebeci “Mahkeme kararıyla kimsesizlere ait mezarları açtırdım. GATA’ya sevk edildiği söylenen oğlum kimsesizler mezarlığından çıktı” diyor.

Clinton’a sünnet daveti
Marmara depreminden sonra İzmit’teki Doğukışla çadır kentini ziyaret eden dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’ın burnunu sıkınca bir anda dünya medyasının ilgi odağı haline gelen ‘Erkan bebek’ ise şimdi 10 yaşında.  Clinton’ı  dedesi gibi gördüğünü kaydeden Erkan Işık, “Seneye sünnet olacağım, sünnetime Bill Clinton’ı davet edeceğim” dedi. (aa)