'Derdimizden dolaşıyoruz'

Lübnan'daki hükümet krizi Noel ve bayram tatilinde dondurulmasına rağmen devam ediyor. Başbakan, "Dertliyiz, o nedenle dolaşıyoruz" dedi. Hepimiz dertler artmadan dertlenmeye başlasak iyi olur...

Nuray Mert'in Yazısı
Haber: NURAY MERT / Arşivi

BEYRUT - Çarşamba günü Başbakan Erdoğan ile Lübnan'a geldik. Başbakan'ın programı, BM Barış Gücü çerçevesinde Lübnan'da bulunan Türk Birliği'ne bayram ziyareti ve politik liderlerle görüşmeler olarak belirlenmişti.
Ancak Başbakan'ın Beyrut uçuşu esnasında gazetecilerle yaptığı görüşmede daha genel olarak Ortadoğu'daki gelişmeler söz konusu oldu; Erdoğan bu yönde sorulara cevap verdi. Beyrut'a inmemizin üzerinden birkaç saat sonra, Türkiye'de, Başbakan'ın Kuzey Irak konusunda yaptığı açıklamaların haber olarak geçtiğini şaşkınlıkla öğrendik. Şaşkınlıkla diyorum, çünkü haber, Başbakan'ın, 'Kuzey Irak koordinasyonunun işe yaramadığını' açıklaması olarak geçmişti. Başbakan ve ona eşlik eden heyet aynı gün gece Türkiye'ye döndü, ben Beyrut'ta kaldım. O nedenle daha sonra nasıl yorumlar yapıldığını öğrenemedim.
Evet, Erdoğan, Türkiye'nin doğal olarak Irak'taki gelişmelerle yakından ilgilendiğini, bu ilginin üç konuda (Kuzey Irak'ta PKK faaliyetleri, Irak'ın toprak bütünlüğü ve Kerkük'ün özel statüsü) yoğunlaştığını söyledi. Konuşma ister istemez, Kuzey Irak üzerinde yoğunlaştı, ancak Erdoğan bu konuda daha önce basında yer alan görüşlerinin dışında özel bir vurgu yapmadı. En azından benim izlenimim bu yönde değil.
'Türkiye taraf haline gelmemeli'
Sonuçta, benim için ilginç olan, Başbakan'ın Lübnan ziyaretinin bile Türkiye'de yeterince Lübnan'da olanlar çerçevesinde ilgi uyandırmaması oldu. Oysa Lübnan'da çok kritik bir durum olan hükümet krizi Noel ve bayram tatilinde bir süre dondurulmasına rağmen aynen devam ediyor. Ve Lübnan'ın içindeki kriz tüm bölgeyi ilgilendiren ve bu nedenle bizi de fazlasıyla ilgilendiren bir sorun. Başbakan'ın ziyaretinin amaçlarından birisi de Türkiye'nin konuya ilgisini vurgulamak ve tarafları uzlaştırma konusunda mümkün olan katkıyı yapmak olarak açıklandı. Erdoğan, Sinyora'yla görüşmesinin ardından yapılan basın toplantısında, bu yaklaşımının altını çizdi. Dahası, bu ziyaretinde ilk kez, Başbakan ve mevcut hükümet çevresi dışında Lübnan Meclisi Hizbullah Grup Başkanı Muhammed Raad ile görüştü. Ben, kendisine bu görüşmenin, Lübnan'da taraflarla dengeli bir mesafede olma siyasetinin ifadesi olarak mı değerlendirilmesi gerektiğini sorduğumda, amacın bu olduğunu vurguladı. Dahası, bu denge gereğince Cumhurbaşkanı'yla da görüşme yapacağını, tüm çevrelerle görüşülmediği takdirde bunun Türkiye'yi 'taraf' haline getireceğini ve bunun istenmediğini açıkladı.
Ben bu yaklaşımı çok önemsiyorum.
Özellikle son durumda Lübnan'da, yani Hizbullah Emel ve Michael Aoun koalisyonu hükümetten çekildikten sonra bir hükümet krizi ve meşruiyet sorunu var. Bu durumu dikkate almayan bir yaklaşım, Türkiye'yi gerçekten de taraf durumuna sokardı. Benzer bir şekilde, siyasi krizin yoğunlaştığı son tartışma olan Hariri suikastı mahkemesi meselesi, Suriye yanlışı olarak bilinen Cumhurbaşkanı Lahud'un devre dışı bırakılarak çözülecek bir konu değil. Bu açıdan Türkiye'nin resmi düzeyde tüm etkili ve taraflarla görüşüyor olması bile sonuç ne olursa olsun önemli.
'Mesele' daha çok konuşulacak
Biliyorum Lübnan'da karışık koalisyonlardan bahsetmeye başlayınca, çoğunuzun ilgisi dağılıyor, Lübnan'da olanlar, bu küçük ülkenin içinden çıkılmaz, anlaşılmaz didişmeleri olarak görülebiliyor. Ama inanın öyle değil, Lübnan'da olanlar, tüm Ortadoğu'yu ve hatta daha ötesini ilgilendiriyor. Mesele ne sadece, küçük ülkenin iç hiziplerinin bitmez tükenmez çatışmaları, ne de ABD-İsrail cephesine karşı Suriye-İran cephesinin bu küçük ülkedeki uzantılarının bilek güreşi. Irak işgali ertesinde iyice ortaya çıktı, gelecek on yıllarda hep Ortadoğu'yu konuşacağız. Türkiye giderek daha fazla Ortadoğu'da olanlarla ilgilenmek (veya Başbakan'ın deyimiyle) 'dertlenmek' zorunda kalacak. Evet Başbakan, Sinyora ile görüşmesinin ardından yapılan basın toplantısında "Dertliyiz, o nedenle dolaşıyoruz" dedi. Bence hepimiz, daha çok dert çıkmadan dertlenmeye başlasak iyi olur.
Ben de malum derdimden, sürekli buralara geliyorum, Lübnan'da hükümet krizinin sokaklara yansıyan yüzünü de dönüşte sizlere iletmeye çalışacağım.