Dere kenarındaki yazlıkta 'ikinci bahar' yarım kaldı

Dere kenarındaki yazlıkta 'ikinci bahar' yarım kaldı
Dere kenarındaki yazlıkta 'ikinci bahar' yarım kaldı

Yaşlı Bilgin çiftinin evinden geriye yıkık duvarlar ve karyolaları kaldı. FOTOĞRAF: SERKAN OCAK

Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Ağaçların arasında küçük bir ev, evin önünde şırıl şırıl akan bir dere... Bahçede biberler, domatesler, birbirinden güzel meyve ağaçları, asma üzümlerin gölgesinde bir de çardak...
Saray’a bağlı Bahçeköy’de işte tam da böyle bir hayatları vardı Mustafa ve Fatma Bilgin çiftinin. Bulgaristan’dan göçen 82 yaşındaki Mustafa Bilgin ve 79 yaşındaki Fatma Bilgin, Bahçeköy’de yaptıkları yazlık evde kendilerini bekleyen felaketten habersiz, o gece de erkenden yataklarına uzandılar. Yağmur şiddetlenince köyden bir numara çevirerek ‘kurtarın bizi’ diye feryat ettiler. Ancak aradıkları kişi kendilerini tanımamıştı, yerlerini bilemedi.
Eve giren sel suları hızla yükseldi. Önce iki göz evin duvarları tek tek yıkıldı, sonra çift sulara kapıldı. Ertesi sabah evlerinin yakınında birbirlerine 50 metre uzaklıkta ölü olarak bulundular.
Bilgin çifti, Bulgaristanlıydı. Bahçeköylülerin anlatımlarına göre mübadele dönemlerinde Türkiye’ye göçtüler. Çerkezköy’e yerleşen Bilginler, yazın da doğaya yakın olmak için doktor oğulları Ahmet Bilgin’in yaptığı Bahçeköy’deki mütevazi evde yaşıyordu. Bilgin çiftinin bir de kızları vardı. İki çocuklarından ikişer torun sahibiydi Bilginler. Bahçeköy’de çoluk çocuk yaz aylarının tadını çıkarıyordu.
Mustafa Bilgin, yakın zamanda bir gözünden ameliyat olmuş, yürümekte de zorluk çekiyordu. Evin günlük alışverişini baston yardımıyla yürüyen Fatma Bilgin yapıyordu. Fatma ninenin her gün yoğurt aldığı Manda Yoğurtçuluk’un sahipleri Seher ve Turan Aydın, onlar için çok üzgündü:
“Bulgaristan işçileri, emekli olunca buraya yerleştiler. Dede çok dışarı çıkmazdı, Fatma nineyse her sabah önce karşı bakkaldan ekmek alır sonra buraya uğrardı. Çok iyilerdi. Yaz başı gelir, sonbaharda giderlerdi. 60 yaşındaki kızları yakında kanserden öldü. Son zamanlarda ona çok üzülüyorlardı. Sel gecesi köyden birini aramışlar, demek ki bizi hatırlamadılar. Aradıkları kişi de tanımamış onları. Sabah baktık evleri yok olmuş. Dede bir yerde çamura saplanmış, Fatma nine de biraz ilerisinde eteğinden çalılara takılmış. Yeni konserve yapmıştı, bana da vermişti...”
Selin ardından Bilgin çiftinin evi yerle bir olmuştu. Duvarlar yıkılmış, eşyalar dört bir yana saçılmıştı. Bahçelerindeki biberler, domatesler sel sularına dirense de, boynu bükük yan yatmıştı. Karyolaları ise yıkık duvarları arasında kalmıştı. Bir gece öncesinde baş koydukları karyola, yaşlı çifti tutamamış, azgın sel sularına teslim etmişti. Çift, Çerközköy’de yan yana gömüldü.