Derinlik rekoru kırılacak

Mavi Akım projesi, doğalgaz taşımacılığı konusunda son yıllarda yürütülen en büyük projelerden biri. 2.3 milyar dolara (3 katrilyon 105 trilyon lira) mal olacak...
Haber: Deniz ZEYREK / Arşivi

Mavi Akım projesi, doğalgaz taşımacılığı konusunda son yıllarda yürütülen en büyük projelerden biri. 2.3 milyar dolara (3 katrilyon 105 trilyon lira) mal olacak projenin en ilgi çekici yanı ise Karadeniz'in
2 bin 150 metre derininden geçecek olması.
Yolsuzluk iddiaları, muhalefetin ve ABD'nin baskısı ile Rusya'nın yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle boru hattı beklendiği gibi 2000 yılında tamamlanamadı. Anlaşmada yer alan 'Al ya da öde' maddesine rağmen bu gecikme nedeniyle Rusya'dan tazminat istenmedi.
Üç etaplı proje
Toplam 1250 kilometre uzunluğundaki Mavi Akım projesi üç etaptan oluşuyor. Rusya topraklarındaki 370 kilometrelik bölüm Rus şirketi Gazprom tarafından inşa ediliyor.
İkinci bölüm olan Karadeniz geçişi de ENİ ve Gazprom'un yarı yarıya ortak olduğu Blue Stream Pipeline Company tarafından gerçekleştirilecek. Bu bölümde her biri yılda 8 milyar metreküp doğalgaz taşıma kapasitesine sahip olacak 385 kilometre uzunluğunda iki boru hattı yer alacak. Türkiye toprakları üzerindeki 500 kilometrelik Samsun-Ankara boru hattı da BOTAŞ tarafından üstlenildi. 339 milyon dolara mal olan bu bölümün inşaatı üstlenici OHS konsorsiyumu tarafından tamamlandı.
Deniz geçişinin özellikleri
Kullanılacak boru hatlarının dış çapı 24 inç (60.96 cm) olacak. 31.6 milimetre kalınlığındaki çelik boruların uzunluğu 385 kilometre olacak. Boru hattı 267 bar basınç esas alınarak dizayn edilecek. Toplam 180 megavatlık kompresör istasyonlarıyla doğalgazın Türkiye sahillerine yeterli basınçla çıkması sağlanacak. Birbirine paralel olan iki boru hattının toplam uzunluğu 754 kilometre olacak.
Derinlik rekoru
Karadeniz'in altından geçecek boru hattı, 2 bin 150 metre ile en derin denizaltı geçiş projesi olacak. Bu Akdeniz'in altında 650 metreden geçen TransMediterenian boru hattının üç katına eşit. Meksika Körfezi'nde yer alan 1600 metre derinlikteki boru hattından da 550 metre daha derin.
Karadeniz geçişinin zorluğu sadece derinlikle
de sınırlı değil. Boru hattının geçeceği arazinin yüzde 25'i derin uçurumlar, kayalıklar ve cehennem çukurlarıyla dolu. Ayrıca Karadeniz'in dibi aşırı derecede aşındırıcı nitelikteki hidrojen sülfür içeriyor.
Saipem 7000 teknolojisi
ENİ bünyesindeki Saipem şirketi boru hatları konusunda uzmanlaşmış ve TransMediterrenian boru hattıyla denizaltına ilk boru hattını döşemiş. Şirket, Akdeniz ve Kuzey Denizi'nde de önemli denizaltı projeler yürütüyor.
Denizaltında boru döşemek için yaygın
olarak kullanılan 'S' teknolojisiyle bin metrenin altına inilememesi üzerine Saipem 7000 gemisini geliştiren Saipem, bu gemiyle birlikte uyguladığı 'J' teknolojisiyle 3 bin metreye kadar boru döşenebileceğini kanıtladı. Bu teknoloji sayesinde borular gemide kaynak edilerek dik bir şekilde deniz tabanına indirilebiliyor. Bu nedenle de çelik boruların 'bükülme gerginliği' borunun, özellikle de kaynak yerinin, esnekliğinden düşük hale getiriliyor.
Mavi Akım'ın Karadeniz geçişinde sığ sulardaki boru döşeme işlemini Castoro-8 gemisiyle 'S' teknolojisi kullanarak gerçekleştirecek olan Saipem, derin sulardaki döşeme işlemi içinse Saipem 7000 gemisini kullanacak. Saipem 7000 gemisi, her biri 7 bin 500 ton yük kaldırabilen 2 vince sahip. Bu vinçler sayesinde 15 bin ton boruyu üstüne alabilen Saipem 7000, bu boruların gemi üstünde kaynaklanmasına da olanak sağlıyor. Kaynak edilen boruları 4 bin 500 tonluk 135 metre yüksekliğindeki kulede kaynak ederek dik bir şekilde denize daldıran Saipem 7000, aynı anda bir miktar ilerleyerek boruların J şeklinde denize döşenmesine olanak sağlayacak.
800 mürettebatı olan Saipem 7000, 12 adet motoru sayesinde 9 knotluk (deniz mili/saat) bir hıza çıkabiliyor. Saipem 7000 sabit durması gerektiğinde de demir atmadan çalışabiliyor.
Aşınma ve derinlik baskısı
Boru hattı Karadeniz dibindeki aşırı aşındırıcı hidrojen sülfür gazına ve yüksek basınç nedeniyle oluşacak strese maruz kalacak. 25 yıl boyunca boru hattının bu unsurlardan etkilenmemesi için özel önlemler
alındığı belirtildi. Bu önlemlerin başında boruların 31.6 milimetre çelikten yapılması geliyor. İkinci bir önlem olarak da boruların dış yüzeyi polipropilen maddesiyle kaplandı. İşi şansa bırakmamak içinse Japonya'da üretilen borularda 400 ayrı test yapıldı.
Bakım ve onarım
Boru hattı tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak arızaların giderilmesi ve düzenli bakımın yapılması için yüksek basınca dayanıklı uzaktan kumandalı araçlar geliştirildi. Borulara tutunarak arazi tipi tekerlekleriyle ilerleyecek olan bu araçlar boru hattının zarar görmüş bölümünü özel bir yöntemle çıkararak, yerine teleskop gibi birbirinin içine geçmiş borular yerleştirecek. Bu borular özel bir yöntemle mevcut borulara geçirilerek kaynak gereksinimi olmadan boru hattı onarılacak. ROW (uzaktan kumanda aracı) adı verilen bu aletler boru döşeme sırasında karşılaşılacak zorlukların aşılmasında da kullanılacak.
Deprem riski var mı?
Saipem mühendislerinin yaptığı detay mühendislik çalışmalarında boru hattının geçeceği bölgede ciddi bir sismik hareketlilik tespit edildi.
Bin yılda bir ancak gerçekleşse de 8 şiddetinde bir deprem tehlikesinin bulunduğu Karadeniz dibinde hattın geçirilmesi için 3 metre genişliğinde güvenli bir koridor tespit edildi. Sismik hareketlilik nedeniyle oluşması muhtemel çamur çığlarından etkilenmemesi için de boru hattının bu bölümlerinin özel aletlerle kum altına gömülmesi kararlaştırıldı.
İlk hat Aralık 2001'de
Saipem 7000 gemisi tek bir boru döşeye-
bileceği için boru hatları tek tek döşenecek. 8 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak olan ilk boru hattının Rusya ve Türkiye sınırlarındaki sığ sularda döşenmesine bu ay sonunda başlanacak. İşlemi gerçekleştirecek Castoro-8 gemisi 21 Temmuz'da Boğaz'dan geçecek. Saipem 7000 gemisi ise 6 Ağustos'ta Karadeniz'e geçerek eylülde çalışmalarına başlıyacak. İlk hattın Aralık 2001'de tamamlanması ve hemen
ikinci boru hattının yapımına başlanması planlandı. Beklenmeyen bir sorun çıkmadıkça Karadeniz geçişi 2001 Mart'ında tamamlanmış olacak. Türkiye ve Rusya'da yapılan boru hatları tamamlandığı için Karadeniz geçişinin tamamlanmasıyla proje de bitmiş olacak.
Samsun-Ankara hattı
500 kilometrelik 48 inç (121.92 cm) çapındaki Samsun-Ankara etabının yapımı Stroytransgaz ve Türk ortakları Haznedaroğlu ve Öztaş'ın oluşturduğu OHS konsorsiyumu tarafından tamamlandı. BOTAŞ bu proje için öz kaynaklarından 339 milyon dolar ödedi. Proje çerçevesinde Samsun'da basınç düşürme ve ölçüm istasyonu montaj çalışmaları başlatıldı.
***
Pazarda aslan payı Rusların
BOTAŞ'ın resmi verilerine göre 2000 yılı doğalgaz tüketimi 27 milyar metreküp olması beklenen Türkiye, bu yıl içerisinde sadece 14.4 milyar metreküp doğalgaz kullandı. Bu doğalgazın 10.1 milyar metreküpü Rusya'dan sağlandı. Geri kalan 4.3 milyar metreküp doğalgaz ise Nijerya ve Cezayir'den sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) olarak satın alındı. Devlet Planlama Teşkilatı'nın verilerine göre Türkiye'nin 2010 yılında doğalgaz tüketimi bir yılda 55 milyar metreküp olacak. Tüketim miktarı 2020 yılında ise 82 milyar metreküpü bulacak.
BOTAŞ'ın imzaladığı alım-satım anlaşmalarına göre Türkiye'nin Rusya'dan bir yılda satın alacağı doğalgaz miktarı 2005 yılında 26, 2007'de de 30 milyar metreküp olacak.
Türkiye'nin hayata geçirilen doğalgaz
alım projelerinden biri de İran doğalgazı.
İlgili anlaşma gereğince Türkiye eylül ayından itibaren İran'dan doğalgaz almaya başlayacak. İran'dan alınan doğalgaz miktarı 2005 yılında 10 milyar metreküpe çıkacak ve 20 yıl bu seviyede devam edecek. Mısır'dan yılda 5 milyar, Irak'tan 15 milyar ve Azerbaycan'dan 5 milyar metreküp doğalgaz almaya hazırlanan Türkiye, ekonomik krizi aşar aşmaz 1999'da fiilen rafa kalkan 16 milyar metreküplük Türkmenistan doğalgaz projesini de canlandırmayı hedefliyor. Ancak bu dört projeden sadece Azeri doğalgazı projesinin 2005'e kadar tamamlanması bekleniyor. Özetle, Türkiye'nin Rusya, İran ve Azerbaycan'dan alacağı doğalgazın miktarı 2005 yılında Nijerya ve Cezayir'den alınan LNG ile birlikte 45 milyar metreküp olacak. Bu miktar 2007'de 50, 2010'da ise 55 milyar metreküp olacak.
Bu doğalgaz yaklaşık tamamlanmış, inşa halinde olan ya da proje aşamasındaki iç boru hatlarıyla 50 ilde ev, sanayi ve çevrim santrallarının tüketimine sunulacak.
Yeni Doğalgaz Piyasası Yasası'yla da yılda 1 milyon metreküp doğalgaz tüketen herkes istediği kaynaktan doğalgaz satın alabilecek. iki yıl içinde BOTAŞ'ın ithalat tekeli kırılarak doğalgaz piyasası serbestleştirilecek.
Sanayileşmenin göstergesi
Karadeniz geçişini gerçekleştirecek olan ENİ şirketinin verilerine göre İtalya 1995 yılında 52 milyar metreküp olan doğalgaz tüketimini 2000 yılında 68 milyar metreküpe çıkardı. Aynı şirketin Avrupa'daki doğalgaz talebiyle ilgili verilerine göre ise 2010 yılına kadar doğalgaz tüketimi en çok artacak olan ülke 42 milyar metreküple Türkiye. Türkiye'yi Britanya ve İspanya izlerken Yunanistan 10 milyar metreküp doğalgaz ile doğalgaz tüketimi en az artan ülke olacak. Petrol piyasasının tam tersine alıcının belirlediği doğalgaz piyasası Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasıyla hareketlendi. Türkmenistan ve Azerbaycan'ın yanı sıra İran'ın da rezervlerini dünyaya açma eğilimi Türkiye'nin
elini güçlendirdi. Ancak Türkiye tüketeceği doğalgazın yüzde 70'ini 2010 yılına kadar Rusya'dan karşılayarak bu avantajını değerlendiremedi. Türkiye 45 milyar metreküp olarak beklenen 2005 tüketiminin 26 milyarlık bölümünü Rusya'dan karşılarken,
İtalya 79 milyar metreküp olacak 2005 tüketiminin sadece 24 milyarını Rusya'dan karşılayacak. İtalya diğer ihtiyaçlarını karşılamak için Libya, Mısır, Norveç ve Hollanda'dan da doğalgaz alıyor.
BİTTİ