'Dersimli Ermeniler'den 'Dersimli Aleviler'e 98 yıl sonra teşekkür

'Dersimli Ermeniler'den 'Dersimli Aleviler'e 98 yıl sonra teşekkür
'Dersimli Ermeniler'den 'Dersimli Aleviler'e 98 yıl sonra teşekkür
1915'te bölgeden sürülen ya da ölen Ermenilerin hayatta kalan torunları ve yakınları tarafından kurulan ve merkezi İstanbul'da olan "Dersim Ermenileri Derneği", 98 yıl sonra ilk kez Tunceli'de basın açıklaması yaptı.

TUNCELİ - Dersim Ermenileri Derneği üyesi yaklaşık 15 kişi Tunceli Cumhuriyet Meydanı'nda toplananlara karanfil dağıttı. Dernek yöneticisi Serkan Sarıateş, 98 yıl önce Ermenilerin yazgısına dünyadaki herkesin üzüldüğünü belirterek, Tunceli'de Ermenilere karşı işlenen suçu lanetlemek ve kurbanlarını anmak için toplandıklarını söyledi. Sarıateş, "Biz Dersim'in iki kadim halkı, Ermeni ve Kızılbaş Alevi halkı soykırım hikayeleri ile büyüdük. Bu kadar çok kötülüğü, katliamları, sürgünleri, asimilasyonları, devlet terörünü yaşamış insanların hatıralarını, belleğini, türkülerdeki ağlatıyı kazırsanız, altında soykırım gerçeğini görürsünüz" dedi.
On yıllardır sustuklarını ifade eden Sarıateş, yaşadıkları trajediye ağlayamamanın ezikliğini yaşadıklarını söyleyerek, "Tam 98 yıldır sustuk. Hakikatı söyleyememenin kendimizin yaşadığı trajediye ağlayamamanın, cemaatini yitirmiş manastırları, ziyaretsiz kalmış mezarlıkları görüp de yutkunmanın bizdeki acısını duyumsamayan köreltilmiş yürekler ne bugünümüze ne de acılarımıza ortak olamazlar" diye konuştu. 

"İLK KEZ KENDİMİZ OLARAK KONUŞUYORUZ" 
1915 olayları sırasında Dersim'e sığındıklarını söyleyen Sarıateş, "Dersim'in Kızılbaş Alevileri'ne, Dersim Ermenileri adına teşekkür etmek istiyorum. Dersim'in Kızılbaş Alevileri, insanlıklarının komşuluklarının gereğini yaptılar, bu komşularımız olmasaydı, belki bugün burada bu soykırımın kurbanlarını anacak insan olmayacaktı. Dersim'e sığındık ve ölmedik ama tam 98 yıldır susuyoruz. Susmak, yutkunarak yaşamak zorunda olmak, belleğindekini ve hikayeni konuşamamak zamana terk edilmiş manastırlarda mum yakamamak, insanın içindeki ağlatıyı mırıldanamaması, bazen ölümden daha ağır bir duygudur. 98 yıl sonra ilk kez kendimiz olarak konuşuyoruz, adımızla konuşuyoruz" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından, 1915'de Türkiye 'den göç ederek Yunanistan'a yerleşen Ermenilerin torunu olan Takovi Minassian'ın Ermenice okuduğu ilahilerle basın açıklaması sona erdi. İngilizce konuşan Takovi Minassian, "Ben buraya Ermeni soykırımını anlamak için geldim. Benim yakınlarım da dahil Türkiye'de yaşayan Ermeniler'in soykırıma uğraması hala içimizde çok büyük bir acı. Adalet yeryüzünde herkese gerekli ancak Türkiye'de bizlere karşı adaletli davranmadılar ve Türkiye'de yaşayan Ermeniler, 1915 yılından itibaren büyük acılar yaşadı, büyük katliamlara uğradı ve bizler hala o üzüntüyü yaşıyoruz. Şu an konuşurken ağlamamak için çok çabalıyorum, gözlerim doluyor. Çünkü atalarımız bu topraklarda büyük acılar çektiler" dedi. 

CHP 'Lİ AYGÜN'ÜN BÜROSUNA SİYAH FLAMALAR ASILDI 
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün, milletvekili seçilmeden önce kullandığı avukatlık bürosuna, meslektaşları tarafından Ermeni olaylarının yıldönümü nedeniyle siyah flamalar asıldı. Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan bir işhanının 3'ncü katındaki, 3 avukatın halen görev yaptığı büroda Hüseyin Aygün'ün isminin de yazıldığı tabelası halen duruyor. Büroda görev yapan avukatlardan İnan Yılmaz, siyah flamaları Ermeni olayları yıldönümü nedeniyle astıklarını belirterek, "Bugün 24 Nisan Ermeni soykırımının yıldönümü. Biz avukat arkadaşlar da bu konudaki duyarlılığımızı göstermek için siyah flamaları penceremize astık. Büro sayın Hüseyin Aygün'ün milletvekili seçilmeden önce kullandığı büro ve hala Hüseyin Aygün tabelası da orada durur. Bu yüzden flamaları biz avukatlar astık. Siyah flamaların asılması kararı biz üç avukat arkadaşa ait. Hüseyin Aygün'ün bu konuda bir bilgisi yok. Biz tamamen kendi duyarlılığımızı göstermek amacıyla astık" dedi.
CHP'li Aygün de, Facebook'taki kişisel sayfasında "Ermeni olaylarının yıldönümü" nedeniyle yayınladığı mesajda, "Bugün 24 Nisan. Ermeni halkının başına gelen büyük felaketin 98'nci yıldönümü. Onlar öldürüldü, sürüldü, yok oldu. Bu ülke onlarsız daha kurak ve renksiz hale geldi. 1915'te gidenleri (Ermeni veya Türk, Hıristiyan veya Müslüman) saygıyla anıyoruz. Bu tür felaketlerin bir daha olmaması için mücadele ediyoruz" yazıldığı görüldü. (Ferit DEMİR/DHA)