Devlet Bakanı Aydın: Bilim de hatalara da tolerans göstermeliyiz

Devlet Bakanı Aydın: Bilim de hatalara da tolerans göstermeliyiz
Devlet Bakanı Aydın: Bilim de hatalara da tolerans göstermeliyiz
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, TÜBİTAK'ın Bilim ve Teknik Dergisi'nin son sayısının kapağında değişiklik yapılmasına ilişkin açıklama yaptı


Aydın "Herkesin bildiği, ders kitaplarına girdiği, Türkiye’de ders kitaplarında okutulduğu bir konuyu, bir bilim adamını siz 21. yüzyılda ’aman duyulmasın derseniz’ olur mu böyle şey? Bunu kim yapar? Böyle bir şey olamaz, mümkün değil" dedi

Aydın, TÜBİTAK’ın organizasyonuyla Harbiye Askeri Müzesinde gerçekleştirilen "Avrupa Araştırma Konseyinin (ERC) 2009 Türkiye Konferansı" kapsamında düzenlenen basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"Bilim ve Teknik Dergisi’nin kapağındaki değişikliğe ilişkin" soru üzerine, Aydın, TÜBİTAK’ın dün hazırladığı basın duyurusunda konunun ayrıntılarıyla anlatıldığını belirtti.
Basın duyurusunda, bir iç mekanizma ile olan sıkıntının anlatıldığını ifade eden Aydın, "Ne TÜBİTAK’taki arkadaşlarımızın, ne de benim aklıma bilimin hangi alanı olursa olsun, hangi bilim adamı olursa olsun, onunla ilgili herhangi bir sansür, perdeleme asla gelmez, böyle bir şey söz konusu olamaz" diye konuştu.
Mehmet Aydın, felsefe hocası olduğunu, felsefenin eleştirel yanıyla ilgili ihtisası bulunduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu benim bütün hayatıma karşı bir şey olmuş olur. Yani her türlü fikre açık olmak benim aynı zamanda mesleğim. ’Benim ne düşüncem varsa, ona aykırı olan düşünceler de benim düşüncem kadar saygıya layıktır’ geleneği içinden geliyorum. O bakımdan orada işi daha çok politika olarak düşünseniz daha iyi olur. Ben tekrar etmeyeyim, tam kelime kelime doğrusunu metinden alın yazın. Orada bir çalışma sürecinden, çalışma hiyerarşisinden doğan bir sıkıntı. 2009 yılı Darwin yılı olduğu için, doğumunun 200. yılı olduğu için, zaten ayrıca geniş kapsamlı bir çalışma süreci devam ediyor. Dolayısıyla bir Darwin sayısı zaten çıkıyor."

BASIN MENSUPLARINA SİTEM
Devlet Bakanı Aydın, konuşmasında basın mensuplarına yönelik şunları kaydetti:
"Ümit ediyorum çok dikkatlice not alırsınız. Ne zaman konuşsak, bir bakıyorsunuz ertesi gün çıkan yazının sizin söylediğinizle ilgisi yok. İki şeyi de düzeltmek istiyorum. Bu konu bana intikal ettiği gün İzmir’de 8-10 cümle söyledim. Ama bütünlüğü içinde verilmediği için basına yanlış intikal etti. Ben dedim ki, ’200 senedir zaten bilinen, tanınan, lehinde aleyhinde ciltler dolusu kitap yazılmış bir bilim adamına sansür koymak kadar mantıksızlık olamaz.’ Çünkü zaten bilinmeyen birisi değil ki, ’aman bilmesinler’ diyebilesiniz. Zaten biliniyor. Herkesin bildiği, ders kitaplarına girdiği, Türkiye’de ders kitaplarında okutulduğu bir konuyu, bir bilim adamını siz 21. yüzyılda ’aman duyulmasın derseniz’ olur mu böyle şey? Bunu kim yapar? Böyle bir şey olamaz, mümkün değil."
TÜBİTAK’ın, Bilim ve Teknik Dergisi’nin layık olduğu prestiji verebilmek için çalışmayı bir bütünlük içinde, bütün kurum üyeleri ile birlikte hazırlayacağını anlatan Aydın, dergiye, bir kişinin gözden geçirilmemiş bir yazısını koymanın doğru olmayacağını söyledi.
Bakan Aydın, konunun kendi açılarından çok açık olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hiçbir zaman benim aklıma gelmez o söylenenler. Ama orada ben diyorum ki, o bile yanlış anlaşıldı. Ben diyorum ki, 200 sene önce yaşamış ölmüş bir insan üzerine ambargo konur mu? Ertesi gün basında adam ölmüş, gitmiş zaten gibi bir çerçeve içinde veriliyor. Yani bundan şikayetçiyim, haberiniz olsun. Ondan sonra diyorum ki, zaten yeteri kadar Darwin ile Darwinizmle uğraşan var. Bunu ’Bilimsel olarak çalışan var’ anlamında demiyorum. ’Bu çocukla uğraşma’ kelimesindeki ’uğraşma’ ne ise o anlamda söylüyorum. TÜBİTAK, Darwin ile Darwinizmle niye uğraşsının cevabı, ’Niye çalışsın, niye etüd etsin’ değil. Olumsuz anlamda ’niye uğraşsın’ demek istiyorum. Ama bu hemen profesör olan arkadaşlarca ’Darwin ile uğraşmak TÜBİTAK’ın görevidir’ deniliyor. O olumsuz anlamda söylemiyorum ki... Darwin ile niye uğraşıyorsunuz fikrini söylemiş, bir bilim adamıdır."

"BİLİMDE HATA YAPMAK DA MÜMKÜN"
Mehmet Aydın, bilimde hata yapmanın isabet etmek kadar doğru, mümkün ve yaygın olduğuna işaret ederek, eğer yapılan hatalar olmasaydı bilimin bugün bu düzeye ulaşamayacağını söyledi.
Bir bilim adamının ortaya attığı teori kanıtlanırsa bilimsellik niteliği kazanacağını, kanıtlanmazsa gündemden düşeceğini, bazen de bilimsellik niteliği kazanan teorinin bilimselliğinin zamanın seyri içinde tekrar tartışma konusu olabileceğini dile getiren Aydın, bu konuda ışığın yayılması ile ilgili teoriyi örnek göstererek, ışığın bazen dalga, bazen kırılarak yayıldığının söylendiğini, bazen de her ikisinin de kabul edildiğini kaydetti.
Bakan Aydın, "bilimin düşe kalka yürüyen bir süreç olduğunu" ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bilimde hatalara karşı da doğrular kadar tolerans göstermemiz lazım. Dolayısıyla bir bilim adamı yaptığı, öne sürdüğü bir teoride yanlış yapıyorsa, doğru yapan kadar aslında saygıya layık bir iş yapıyor. Çünkü ortalık karışsın diye onu yapmıyor, düşüncesi o... O bakımdan siz o yazılan çizilenlere bakmayın. Onlar acaba şuradan girersek hükümet ne kadar zarar eder, buradan girersek ne kadar zarar eder şeklinde... Halis eleştiriler var. Anlamadığı için veya biz kendimizi anlatamadığımız için onlara da teşekkür ediyorum. Yani bilim konusunda gösterdikleri duyarlılıklara da teşekkür ediyorum. Çünkü o bizim ana felsefemiz. Bilimin, bilimsel düşüncenin, bilime dayalı toleransın önü tamamen açık olmadan hiçbir ülke kalkınmayı gerçekleştiremez. TÜBİTAK’ın görevi, benim siyasi olarak görevim de o. Ama birileri hala ’Aman ne olur, bir hata da burada yapsalar da oradan bir şey çıkarsak’ diyorlarsa, onu da ne yapayım, elimden ne gelir."
Bakan Aydın, bir gazetecinin, "Türkiye’nin bilim ve teknik alanında zaman kaybetmeye zamanı olmadığını ifade ettiniz. Bu tartışmalar zaman kaybı değil mi?" sorusuna, "Bizim açımızdan değil. Yani bu tartışmalar 10 kat daha büyüse biz işimize gücümüze bakarız. Yani TÜBİTAK ne yapıyorsa onu devam ettirmek zorunda. Günlük tartışmalara dalarak bizim vakit kaybetmemiz mümkün değil" karşılığını verdi.

TÜBİTAK BAŞKANI YETİŞ
TÜBİTAK Başkanı Nükhet Yetiş ise bir gazetecinin, "Özellikle bu konulardan sonra derginin, 2009’un Darwin yılı olması sebebiyle ölüm yıl dönümünden bahsedilecek bir özür sayısı çıkarılacağına dair haberler çıktı. Bu haberlerin aslı var mıdır?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Özür sayısı diye bir şey olamaz. 2009 yılının şöyle bir özelliği var. Şubat ayı Darwin’in doğuşunun 200. yılı, kitabının çıkmasının da 150. yılı. Hatta ilk konferans vermesinin de geçen yılın sonunda 150. yılıydı. Onun için 18 ay gibi bir sürede kabul edildi. Biz yaptığımız işi ciddi ve titiz yapmayı seven bir ekibiz. Bunu ciddi ve gerçekten bilimsel süzgeçlerden geçirilmiş şekilde yapacağız. Bunu, bu olay olsa da yapacaktık, olmasa da yapacaktık. Tamamen idari olan bir sürecin tesadüfen konunun Darwin olması dolayısıyla bu kadar büyük bir etki, bulabildiğim en nazik kelime, en az olumsuz kelime, yapmasını şaşkınlıkla karşıladık. Bu hem TÜBİTAK açısından hem de Türkiye’nin belli yerlere bir anlamda gönderilen mesajlarla sorulanıyor olması Türkiye için olumlu bir şey olmamıştır. TÜBİTAK yurt içinde ve dışında çok iyi bilinir, imajı çok iyidir. Onun için ben bunun geçici bir kriz olduğunu düşünüyorum ve bitmiş olduğuna inanıyorum. Bizim yapacağımız bir şeyi ileride birileri ’özür diledi’ diye söylerse, o da onların tercihleridir."
ERC Başkanı Fotis Kafatos da, aynı yöndeki soru üzerine, bu tür tartışmaları önemsiz bulduğunu ifade ederek, "Bu tip şeyler olabilir. Önemli olan burada ilerlememiz. Bu sadece bir yanlış anlaşılma ve çok önemsiz bir şey. Bazen bir şeyde ilerlemek istediğiniz zaman dalgalar size çarpabilir, geriye iter, ama bu asla yılmamanız gerekin bir husustur" diye konuştu.(aa)