DGM'ler üçüncü kez kapanıyor

Türkiye'nin 1973'ten beri en çok tartıştığı yargı kurumu olan Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM), yeni Anayasa değişikliği sonucu üçüncü kez kapanıyor.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Türkiye'nin 1973'ten beri en çok tartıştığı yargı kurumu olan Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM), yeni Anayasa değişikliği sonucu üçüncü kez kapanıyor. Toplumsal muhalefeti cezalandırma aracına dönüşen, terörist çocuklar-nineler ve başbakanlar dahil on binlerce kişinin geçtiği DGM'ler en son DEP davası nedeniyle yine tartışma konusu olmuştu.
12 Mart'ta tanıştık: Fransa'da 1981 yılında DGM'lerin kaldırılmasıyla olağanüstü nitelikte yargı kurumuna sahip tek Avrupa ülkesi olarak Türkiye kalmıştı. Türkiye DGM'lerle ilk kez 12 Mart muhtırası sonrası koşullarda, 1973'te tanıştı. Ancak, Diyarbakır DGM Başsavcısı 1974 yılında, DGM'lerin olağanüstü mahkeme sıfatıyla kişi güvenliği ve mahkemelerin bağımsızlığı ilkelerine aykırı olduğunu belirterek yasanın iptalini istedi. Anayasa Mahkemesi de 6 Mayıs 1975'te yasayı usul yönünden iptal etti.
'MC' hükümeti çok sevdi: İptalden bir yıl sonra Demirel'in başbakanlığındaki Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti DGM'leri yeniden sahneye sürmek istedi. Toplumsal muhalefet büyük tepki gösterdi, dört gün grev yapıldı. Yasa çıkarılamadı. O dönem muhalefetin, 'DGM'yi ezdik, sıra MESS'te' sloganı yaygınlaştı.
12 Eylül ürünü: 12 Eylül askeri darbesinin ardından kabul ettirilen yeni Anayasa'ya konulan hükümle, DGM'ler yeniden anayasal kurum haline getirildi. 1983'te de kuruluş yasası çıkarıldı.
Sıkıyönetim: DGM'lerin sıkıyönetim sona erdikten sonra, sıkıyönetim mahkemelerinin işlevini üstlenmesi amacı gizlenmedi. 12 Eylül döneminin başbakanı Bülend Ulusu, "Görülüyor ki kanun koyucu bu düzenleme
ile sık sık sıkıyönetim gerektirmeden bu tür meseleleri başka tedbirle karşılamaya çalışmakta ve getirilecek düzeni belirlemiş bulunmaktadır" dedi.
7'den 70'e: Bugüne kadar toplumun farklı kesiminden birçok ünlüye de ev sahipliği yapan DGM'ler, her zaman büyük eleştiri ve tepkiler aldı. Yaşları 9-10 arasında olan çocuklarla, 60'lık nineler dahil binlerce kişi soruşturuldu, yargılandı, mahkûm edildi. DGM Başsavcılıkları kapsamındaki on binlerce dosyadaki faili meçhul oranı her dönem çok dikkat çekici düzeyde oldu. TBKP yöneticileri, DEP, HADEP ve aynı gelenekten gelen diğer parti yöneticileri hakkındaki toplu davalarda cezalar yağdıran, partilerin kapatılma davasına esas sayısız dosya hazırlayan DGM'lerde Özal'a suikast davası, aydınların katledilmesiyle ilgili 'umut davası', Hizbullah ve PKK davaları başta olmük üzere yasadışı onlarca örgüt davası görüldü. Bu davalarda sayısız idam kararları da çıktı. Uyuşturucu ve çete davaları, son yıllarda örgütlü yolsuzluk davaları da bu mahkemelerin işleri arasına girdi.
100 yıllık Beşikçi: Düşünceleri nedeniyle TCK'nın ünlü 312 ve yakın tarihte kaldırılan TMY 8. maddesi nedeniyle yüzlerce kişiye ceza verildi. İsmail Beşikçi ve yayıncı Ünsal Öztürk'e verilen toplam 100 yılın üzerindeki cezalar dikkat çekti. İHD başta, sivil toplum örgütleri DGM'lerin en sadık müşterileri yapıldı. Sivas katliamı davasındaki kararıyla eleştirilen, paralı eğitimi protesto eden gençlere ağır cezalar veren DGM'de mahkûm olanlar arasında, bir yazısından Yaşar Kemal de yer aldı. Dünyaca ünlü muhalif düşünür Naom Chomsky de yayımlanan kitabı nedeniyle bu mahkemede yargılandı.
Başbakançıkaran mahkeme: Susurluk çetesine ceza kararıyla olumlanan DGM'lerin, yine düşünce suçundan verdiği Türkiye siyasetinin yön değiştirmesine yol açan kararları da oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan ile eski Başbakan Necmettin Erbakan, bu mahkemelerce cezalandırıldı. Belki de Erdoğan'a başbakanlık yolunu açan da bu karar oldu. Şimdi Erdoğan hükümeti bu mahkemeleri kaldırıyor.
Olağanüstü mahkemeler: Tüm ilk derece mahkemeleri yasa ile kurulurken, bir tek DGM'ler, Anayasa ile ve olağanüstü dönemde kuruldu. Mahkemenin bünyesinde asker üye ve askeri savcı bulundurulması yargı bağımsızlığı ilkesine aykırı bulundu. (Asker üye uygulamasına Abdullah Öcalan davası sürerken 1999'da son verildi.) Anayasal kurum olması nedeniyle DGM'lere dokunulamadı. DGM'lerin kuruluş yerleri, ileride sıkıyönetim mahkemelerine dönüştürülecek olmaları dikkate alınarak belirlendi.
Misli cezalar: 3713 sayılı Antiterör Yasası ve İnfaz Yasası'nın ilgili hükümleri nedeniyle DGM'nin görev alanındaki suçlara verilen cezalar yarı oranında artırılarak hükmolundu. Diğer hükümlüler cezalarının beşte ikisini yatıp çıkarken, DGM hükümlüleri cezalarının dörtte üçünü cezaevinde geçirdi. DGM'lik suçlarda gözaltı süresi iki katı uygulandı. Zorunlu avukatlık uygulaması bu mahkemelerde geçmedi. Gözaltılar haber verilmedi. Avukatlar dosya örneklerini alamadı. 18 yaşından küçüklere özel koruma maddeleri uygulanmadı.