DGM'nin şok kararı

Bank Ekspres davasında İstanbul 4 No'lu DGM, 'dolandırıcılık' suçunun kendi yetkisinde olmadığını belirterek, sadece çete davasına devam etme kararı verdi.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Bank Ekspres'in içinin boşaltılmasıyla ilgili İstanbul 4 No'lu DGM'de görülen davada mahkeme heyeti,
'dolandırıcılık' suçunun DGM kapsamında olmadığına karar verdi. Bu karar, diğer batık banka davaları için de örnek teşkil edebilir. Bu durumda daha önce ağır ceza mahkemelerinden görevsizlikle DGM'de birleşen
davalar yeniden ayrılacak ve sanıklar DGM'de sadece 'çete kurmak' suçundan yargılanacak.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Bank Ekspres'in zarara uğratılmasıyla ilgili, bankanın eski sahibi Korkmaz Yiğit de dahil 26 sanığın 'Cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak' ve 'Açılmaması gereken krediyi açarak dolandırıcılık yapmak'tan yargılandığı davada 'dolandırıcılık' suçunun görev alanına girmediğine hükmeden mahkeme heyeti, dosyanın Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.
Mahkeme, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 14 Haziran 2001'de Beyaz Enerji davasının hangi mahkemede görüleceğine ilişkin verdiği
'DGM'lerin kendi görev alanına giren çete suçuna bakması, diğer suçların ağır ceza mahkemelerine gönderilmesi' yönündeki kararını esas aldı. Bank Ekspres'le ilgili Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'usulsüz kredi vermek' suçundan ayrı bir dava daha devam ediyor. Bu davada da mahkeme, daha önce DGM'deki dosya ile birleştirme kararı almış, ancak DGM'den 'olur' yazısının gelmemesi nedeniyle duruşma eylüle kalmıştı.
İhtilaf oluştu
Mahkeme ayrıca dosyanın 'çete' suçuyla ilgili kısmının İstanbul 6 No'lu DGM'de devam eden Türkbank ihalesine fesat karıştırılmasıyla ilgili davayla birleştirilmesini karara bağladı.
Ancak İstanbul 6 No'lu DGM daha önce bu istemi reddetmişti. Bu nedenle iki DGM arasındaki ihtilaf nedeniyle dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine karar verildi. Yargıtay hangi yönde karar verirse versin, Yiğit DGM'de sadece TCK'nın 313. maddesi uyarınca iki yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.
İş uzayacak
İstanbul 4 No'lu DGM'nin kararı, Egebank, Etibank, Yurtbank ve Sümerbank davaları
için de emsal oluşturacak. Sanık avukatlarının talebi halinde 'zimmet',
'dolandırıcılık', 'usulsüz kredi vermek' gibi suçlamalar dosyadan ayrılarak Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilecek.
Hukukçulara göre 'baştan yanlış yapılan' uygulamalar nedeniyle zaten ağır işleyen yargılama süreci daha da karışık hale gelecek. 'Dolandırıcılık' suçunun ağır ceza ya da DGM'de görülmesinin yaptırımını artırmadığına dikkat çeken hukukçular, çete ve bağlantılı suçların aynı mahkemede görülmesi gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Uğur Alacakaptan, gerek Anayasa'da, gerekse DGM' lerle ilgili kanunda, bu mahkemelerin hangi davalara bakacağının açıkça sıralandığını belirterek şunları söyledi:
"Anayasal ve yasal açıdan baktığımızda karar, hukuka uygun. Ortada suç işlemek amacıyla oluşturulan bir organizasyon varsa, bunların organize eyleminin de aynı mahkemede yargılanması gerek. DGM Kanunu değiştirilmeli ve 'çete' suçu ağır ceza mahkemesi kapsamına alınmalı. Böylece bütünlük sağlanır."
Avukat Mehmet Tural da "Ceza hukukunda
'bağlantılı suç' tanımı vardır. Ortada organize bir suç varsa, bununla bağlantılı tüm suçların aynı mahkemede görülmesi gerek. Beyaz Enerji davasıyla böyle bir durum ortaya çıktı. Çünkü DGM'ler işlerin politika ve bürokrası ayağıyla ilgilenmeye başlamıştı. Bu nedenle kararın siyasi baskının bir sonucu olduğunu düşünüyorum" dedi.