Dicle Üniversitesi'nde olaylar sürüyor: 3 öğrenci bıçaklandı

Dicle Üniversitesi'nde olaylar sürüyor: 3 öğrenci bıçaklandı
Dicle Üniversitesi'nde olaylar sürüyor: 3 öğrenci bıçaklandı
Diyarbakır Dicle Üniversitesi'nde karşıt görüşlü öğrenciler arasında üç gündür süren olaylarda bu sabah üç öğrenci bıçaklandı. Üniversitede eğitime 3 gün ara verildi.

Dicle Üniversitesi'nde Bilge Gençlik Kulübü önceki gün Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen 'Peygamber Efendimiz' konulu konferansla ilgili bildiri ve afiş dağıtılması yüzünden iki öğrenci grubu arasında taşlı sopalı kavga çıktı. Üniversitede eğitime bugünden itibaren üç gün ara verildi.

İlk gün 1'i polis 4 kişinin yaralandığı olaylar, dün düzenlenen konferans sırasında da devam etti. Polisin havadan ve karadan gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale ettiği olaylar gün boyu sürdü.

BIÇAKLI KAVGA ÇIKTI
Olaylar bu sabah tekrar alevlendi. Kampus içinde iki öğrenci grubu arasında taşlı ve sopalı kavga çıktı. Bıçakların da kullanıldığı kavgada 3 öğrenci yaralandı. Yaralılar Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıp tedavi altına alındı.

Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu belirtildi. Olay nedeniyle üniversiteye çok sayıda polis sevk edildi. Polis, kavgaya karışan bazı öğrencileri gözaltına alırken, sıkı güvenlik önlemleri alındı. Üniversitede gerginlik sürüyor.

REKTÖR SARAÇ: BİR GRUP HAKİMİYETİ ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞIYOR

Rektör Saraç, karşıt gruplu öğrenciler arasında çıkan olaylarda bugün 4'ü öğrenci 5 kişinin yaralandığını ve bir öğrencinin durumunun karın bölgesinden aldığı bıçak darbesiyle durumunun ağır olduğunu ve tedavisinin sürdüğünü söyledi.

Türkiye 'nin içinde bulunduğu çözüm sürecini akamete uğratmak isteyen kesimlerin sıkıntı ve gerginliklere yol açan eylemler düzenlediğini belirten, Prof Dr. Jale Saraç, şöyle konuştu:

"Tüm Türkiye'de bu süreci akamete uğratmak gibi bir şey, herkesin aklına gelen bu. Bugüne kadar hiçbir şey yokken, her gün kulüpler bu şekilde faaliyet yaparken ne oldu da, bir kulübün faaliyeti ki, bu da çok normal bir konferans. Oraya katılan çocuklar, bayanlar yani değişik bir şey yok. Halka da açık bir konferanstı. Ne oldu ki? Bence esasen püf noktası, büyük ihtimalle hepimizin aklına sürecin akamete uğratılması tarzında tüm ülkede yapılan provokatif şeylerden birinin de burada olduğunu düşündürüyor bizlere. Temeline baktığımız zaman başka bir şey bulamıyoruz. Bizim üniversite sahamız, çok fazla sınırlayabileceğimiz bir saha değil. Alanımız çok geniş, girişler çok yerlerden olabiliyor. Bu nedenle genellikle bu tür şeyler olabiliyor. Yani dışardan gelişler olabiliyor. Bazen bunu tespit etmek çok kolay oluyor ya da olmuyor. Daha çok bunu emniyetin tespiti içerisinde. Tabi zaman içerisinde ortaya çıkacaktır. Ama büyük ihtimalle bu tür şeyler olabiliyor. Daha öncede yaşadık bunları."

Basın toplantısında gazetecilerin olaylara rağmen konferansın neden iptal edilmediği sorusu üzerine Rektör Saraç, şöyle dedi:

"2009 yılında da böyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldık. 'Burası demokratik bir üniversite eğer siz bir konferans veya etkinlik yapmak istediğinizde bunu rahatlıkla yapabiliyorsanız, bu hakkı da bir başkasına tanımak durumundasınız. Yeni geldiğimiz dönemde 2009 yılında böyle bir sıkıntı yaşandı. Biz o zaman onlara burada otorite bir grubun elinde olamaz. Burada bir yönetim var. Ve bu yönetimde herkese eşit mesafededir. Burada herkes demokratik hakkını eşit olarak kullanmak durumundadır. Kimse bir başkasının hakkını engelleyemez. Bu eğitim ya da bu tür etkinlikler hakkı olabilir. Bu konuda birisi ben buranın hakimiyim, burada ben buna izin verirsem yapılır şeyine giremez. Böyle bir otorite olamaz. Burada da aynı şey söz konusu. Çok kapsamlı değerlendirdik. Tabi emniyetten de bu konuda yardım istiyoruz. Olayların çıkmaması konusunda. Konferans olayında iki grup öğrenci karşı karşıya geldikten sonra maalesef o konferansa ben izin vermeyeceğim diyen grup, birinci gün tüm fakültelerin camlarını, kapılarını kırdı. Sadece o konferansın yapılmaması meselesi ise bu kadar bir eğitim alanına zarar vermek olmamalıydı. Eğer dertleri bir grubun konferansı ise. Bunu gördük, bir grup burada tahakkümü ele almak istiyor. Biz istersek olur. Biz müsaade etmedikçe bu olmaz. Bunu rektörlük değil, Cumhurbaşkanlığı da olsa kim müsaade ederse etsin biz etmeliyiz. Bizim iznimize tabidir. Böyle bir şey olamaz. Burada bir otoriter vardır."

EĞİTİM ALANIMIZDA ÇOK MADDİ HASAR VAR

Rektör Saraç, 27 bin 500 öğrenci arasında etkinliğe karşı çıkan öğrencinin 100 ya da 200 kişi olduğunu belirterek, "Böyle bir demokrasi anlayışı olmaz. Biz bunu 2009'da da söyledik. Demokrasi bir başkasının hakkının başladığı yerde ona saygı duymayı gerektirir. Birisi eğitime, öğretime devam etmek istiyorsa, bir başkası girmek istemiyorsa onun girmeme hakkı olduğu gibi girmek isteyenin de girmek hakkı vardır. Konferansa isteyen gider isteyen gitmez. Nevruz gösterileri yaptılar, biz onlara alan ayarlıyoruz. Panel yapmak istediklerinde buna imkan sağlıyoruz. Bir başka grup onlara müdahale etmek istediğinde durun diyoruz. Bu onların hakkı. Onlar yapmak istediğinde de diğerlerin bu hakka müdahale etmemesi gerekiyor. Burada daha önce demokratik çerçevelerde çok fazla konferanslar ya da etkinlikler yapıldı. Bunları öğrencilerimiz dahil bir çok kesim takip etti. Bu süreç içerisinde başta Valilik ve Emniyet olmak üzere bir çok kesimle görüşmelerimizi sürdürdük. Vekiller aradı vekillerle görüştük. Onların öğrencilerimizi sükunete davet etmeleri gibi biz öğrencilerimize müsamahanın en üst sınırını gösteriyor. O kadar maddi bir hasar var ki eğitim alanlarımızda. Fakat öğrencilerimizin burnu bile kanamasın o önemli değil. Bu konularla taraflarla görüşülüyor gerekenler yapılıyor" dedi.

Rektör Saraç, üniversitede hafta başına kadar derslere ara verildiğini de kaydetti.  (dha)