Didim'i dolandırıcılık bitirdi!

Didim'i dolandırıcılık bitirdi!
Didim'i dolandırıcılık bitirdi!
Türkiye'de gayrımenkul alırken dolandırılan yabancıların sayısının artması, Ege ve Akdeniz kıyılarında inşaat ve emlak sektörünü bitme noktasına getirdi


Hasan BAYRAK

TÜRKİYE'de gayrımenkul alırken dolandırılan yabancıların sayısının artması, Ege ve Akdeniz kıyılarında inşaat ve emlak sektörünü bitme noktasına getirdi. Dolandırılan mağdurlar ile ilgili Avrupa basınında çıkan haberler, yatırımcıların başka ülkelere yönelmesine neden oldu.
2004 yılında yabancıların Türkiye'de mülk alımına olanak sağlayan yasanın çıkmasının ardından özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında büyük hareketlilik yaşayan inşaat ve emlak sektörü, dolandırıcılık olayları nedeniyle durma noktasına geldi. Yaklaşık 10 bin İngiliz'in konut satın aldığı Aydın'ın Didim İlçesi'nde 300 İngiliz tapularını alamadığı için mahkemeye başvurdu. Didim Emlakçılar Derneği Başkan Yardımcısı Sevim Külekçi, Kuşadası, Bodrum, Marmaris, Alanya ve Antalya'da açılan davaların binin üzerine çıktığını söyledi. Yabancılara satılan gayrimenkulerin yasa gereği Genelkurmay Başkanlığı'nca onaylanması gerektiğini belirten Külekçi, “Bu süreç 3 ile 6 ay arasında sürüyor. Bazı emlakçılar başvuru bile yapmıyor. Didim'de 3 yıldır tapusunu alamayan yabancı var. Kötü niyetli bazı emlakçılar veya müteahhitler, İngiliz'e sattığı evi tapuyu devretmediği için bir başkasına da satabiliyor veya aldığı parayla ortadan kaybolabiliyor” diye konuştu.


‘ÜLKEMİZİN İMAJI ZARAR GÖRÜYOR’

Yabancılara gayrimenkul satışlarının bir günde bitirilebilmesi, satış yapılamayacak askeri alanlar ve güvenlik bölgelerinin kadastro müdürlüklerine bildirilmesi için iki yıl önce bir çalışma başlatıldığını da hatırlatan Külekçi şöyle devam etti:
“Henüz bir sonuç alınamadı. Bu çalışma bir an önce bitirilsin. İşlemler ordu komutanlıklarında değil, kadastro müdürlüklerinde yapılsın. Aksi takdirde daha çok dolandırıcılık olayı olacak. İngiliz gazetelerinde her hafta Türkiye'de ev alırken dolandırılan İngilizler ile ilgili haberler çıkıyor. Bundan hepimiz zarar görüyoruz. En kötüsü ülkemizin imajı zarar görüyor.”


DERNEK KURDULAR, KONUYU AVRUPA'YA TAŞIDILAR

İngiliz ve İrlandalı mağdurların kurduğu ‘Adaleti Arayanlar Derneği’ ise sorunu Avrupa Parlamentosu'na (AP) taşıdı. Yaklaşık 150 üyesi bulunan derneğin üç temsilcisi parlamenterlerle görüşmeler yapmak için Brüksel'e gitti. İrlandalı mağdurlardan Robert Bailei, Türkiye'de emlak sektöründe yaşanan dolandırıcılık olaylarının önüne geçilmesi için AP'den etkin önlem almasını isteyeceklerini söyledi.
İrlandalı parlamenter Jim Allister bu gelişme üzerine, Adalet Bakanlığına bir mektup göndererek, tüm birikimlerini kaybeden mağdurların şikayetlerinin dikkate alınmasını istedi. Didim'deki evini kaybeden Beckie ve Geraint Evans çifti ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuruda bulunmak üzere harekete geçti.


FACEBOOK'TA GRUP KURDULAR

Beckie ve Geraint Evans çifti seslerini duyurabilmek için popüler arkadaşlık sitesi Facebook'ta, ‘Türkiye'deki Tapu Skandallarını Durdurun’ adı altında grup oluşturdu. Şu an yaklaşık bin üyesi bulunan grupta bir de imza kampanyası başlatıldı. Geraint Evans, “Türkiye'de yasal yollardan ev alan pek çok insan, sonrasında evlerine ipotek konulduğunu ve haczedilerek başkalarına satıldığını öğrendi. Müteahhitlerden de paramızı alamıyoruz, iflaslarını bildirmişler. Hem İngiliz hem de Türk makamlarının bu konuya ciddiyetle eğilmeleri gerekiyor, zira bizim durumumuzda olup da halen farkında olmayan birçok insan var” dedi.


‘DOLANDIRILDIM’ BROŞÜRÜ

Didim'de ev alırken dolandırılan İrlandalı Margaret MacDonald da, geçen hafta, ‘Ben Türkiye'de ev alırken dolandırıldım, kimseye burada yatırım yapmayı önermiyorum’ yazılı 500 adet broşür dağıttı.
İrlandalı kadının mağduriyetini 28 Ağustos 2009 tarihinde birinci sayfadan duyuran Belfast Telegraph Gazetesi'ndeki yorumda ise şöyle denildi:
“İrlandalılar ve İngilizler daha kaç kez gazeteler aracılığıyla Türkiye'nin dertsiz bir şekilde yazlık alabileceğiniz bir yer olmadığını duyurmaya çalışacaklar? Gazeteciler travmaları, dolandırılmış insanları, üçkağıtçıların parlak gülümsemeleriyle güven telkin edip sinsice yürüttükleri paraları yazmaktan bıkıp usandılar. Türkiye hükümeti hala durumun ciddiyetinin farkında değil.”

HB(AÖ/COŞ) (FOTOĞRAF)