Dil öğrenmek için ideal yaş 3

Dil öğrenmek için ideal yaş 3
Dil öğrenmek için ideal yaş 3
Uzmanlara göre öğrenme yeteneğinin yüzde 50'si yaşamın ilk yıllarında ve yüzde 30'u da sekiz yaşına kadar geliştiği için okulöncesi eğitim ve bu çağda yabancı dil eğitimi çok önemli.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi



Peki 3-4 yaşındaki çocuklar anadilin yanı sıra nasıl yabancı dil öğrenebiliyor? Oyunlarla , şarkılarla, yabancı dildeki yönergelerle çocuğa dil banyosu yaptırarak yani dili yaşayarak öğrenmesini sağlamak mümkün. Anaokulunda farklı bir programla çocuklara yabancı dil öğreten Küçük Prens Anaokulu Okul Müdürü Gülşen Gör ve Ortaokul Müdürü Sennur Uras ile okulöncesi dönemde yabancı dil öğrenmenin önemini ve avantajlarını konuştuk.

ÖNCE ANLIYOR SONRA KONUŞUYOR

Örneğin anaokulumuzda 37. aydan itibaren öğrenci alıyoruz. Çocuklar gelir gelmez de Fransızca eğitimi başlıyor. Öğretmenlerimiz sabah kahvaltısından, atölye çalışmalarına, bahçedekiler dahil tüm etkinliklere kadar her şeyde öğrencilerle Fransızca konuşuyor, yönergeleri bu dilde veriyor. Bu yöntemle zaman içinde öğrencide kulak dolgunluğu yaratıyor, daha sonra dinleme ve anlama becerisi ile başlıyor öğrenmeye. Sonrasında yavaş yavaş küçük kelimeler öğreniyor. Eğitim yılı başladıktan bir buçuk ay sonra çocuklar koridora çıka bilir miyim, oyun oynayabilir miyim, resim yapabilir miyim gibi soruları Fransızca sormaya başlıyorlar.

DİL BANYOSU YAPIYOR

Öğretmenler Fransızca yönergeler vermenin yanında şarkılar ve görsel , işitsel materyallerle okulöncesi becerileri kazandırarak öğretiyor yabancı dili. Zaten yabancı dil eğitimin temelinde şarkılar, oyunlar var. Her gün günde bir ders saati de Türkçe öğretmeni girerek , Fransızca programın kazanımlarına paralel ders veriyor ve Türkçe dil gelişimini destekliyor. Mesela renklerse konumuz Fransızca öğretmeni yoğun bir şekilde 1 hafta işliyor. Türkçe öğretmeni de o kelimeler üzerinden gidiyor. Farklı etkinlikler ve oyunlar yapılıyor ama kazanımlar ve kavramlar ortak . Yaptığımız şey dil banyosu gibi, yaşayarak içselleştirmelerini sağlıyoruz. Küçük yaşta öğrencinin dili yaşayarak öğrenmesi kalıcılığı sağlıyor.

DOĞAL ÖĞRENİRSE DEZAVANTAJI YOK

Nasıl çocuklar kendi anadilini öğrenirken bir zorluk yaşamıyor. Doğal ortamında öğreniyor. Hiç birimiz doğduğumuzda Türkçeyi şöyle konuşacaksın diye öğretilmiyor. Duyduğumuz gibi öğreniyor ve konuşmaya başlıyoruz. İkinci dil öğrenimini de yaşayarak öğretirseniz hiçbir dezavantajı yok. Bizdeki sistemde öğrenci sınıf ortamında, yemekhanede, kütüphanede , evcilik oynarken , öğretmeni konuşurken duyuyor, duydukça içselleşiyor. Zorlama olduğunda , ezberleterek ve didaktik şekilde öğretildiğinde küçük yaşta dil öğrenimi dezavantaj olabilir. İsveç örneği güzeldir. Dil zenginliği çoktur. Orada çocuklar 5 yaşına kadar kendi dillerinin yanında iki tane farklı dil öğretme çabasındalar. 5 yaşına gelen çocuk 3 dil konuşuyor olabiliyor. Bu bilimsel araştırmaların doğruluğunu kanıtlıyor.

KENDİNİ SAKINMADAN KONUŞTUĞU İÇİN

Anaokulunda dil öğrenmeye başlayan çocuk ilkokula başladığında sorun yaşamıyor hatta avantajları oluyor. Dil bilmenin en önemli farkı vizyon, iletişim becerileri, gelişiyor çocuğun, kendine güveni artıyor. Dil bilen Türkçe derslerinde de hızla öğreniyor. 0-5 yaş arası çocuğun beynin en boş olduğu ve öğrenme hızının en yüksek olduğu dönem. Bir de bu dönem çocukların kendilerini en az sakladıkları, sakındıkları bir dönem. Çok rahat konuşuyorlar. Yetişkin bir insanın dil öğrenimindeki zorluk, yanlış yapıyor muyum korkusudur. Acaba böyle mi söylemeliyim diye düşünür, Türkçe düşünüp çevirir. Çocuklarda bu yok. Kendilerini de sakınmadıkları için konuşuyorlar ve daha doğal , hızlı öğreniyorlar.