Dilara'nın davasında 'helalleşme'

Beş yaşındaki Dilara Dumrul'un üstün körü kapatılan rögardan kanalizasyona düşerek ölmesiyle ilgili davanın ilk duruşmasında tutuklu iki sanık için tahliye kararı çıktı.

İSTANBUL - Beş yaşındaki Dilara Dumrul'un üstün körü kapatılan rögardan kanalizasyona düşerek ölmesiyle ilgili davanın ilk duruşmasında tutuklu iki sanık için tahliye kararı çıktı. Duruşmaya katılan aile şikâyetçi olmadı, "Biz helalleştik" dedi.
Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Güntek şirketinin yöneticisi Ömer Adnan Kaya ve şantiye şefi Yunus Naci Ozarlı ile tutuksuz sanıklar İSKİ kontrol memurları Mehmet Erbaş, Ali Albayrak ve MVM şirketinin inşaattan sorumlu teknik müdürü Erol Balcı katıldı. MVM şirketinin sahibi Bilal Şahin, şirket yetkilisi Osman Şahin ve Güntek şirketinin topoğraf görevlisi İbrahim Hakkı Kızıl ise duruşmaya gelmedi.
Tutuklu Ozarlı, 1150 metre uzunluğundaki bir bölgeden sorumlu olduklarını belirterek, Yenibosna'daki ölümde kusurunun olmadığını söyledi. Diğer sanıklar da suçlamaları reddetti. Sanıklar İbrahim Halil Kızıl, Bilal Şahin ve Osman Şahin'in avukatları da müvekkillerinin celse arasında ya da talimatla ifadelerinin alınmasını istedi.
Söz alan Dilara'nın babası Muhterem Dumrul, şikâyetinden vazgeçtiğini söyledi. Hâkim Zeynel Coşkun'un, 'Mahkemeye MVM şirketinden manevi tazminat aldığını ve maddi tazminat hakkını saklı tuttuğuna' ilişkin dilekçe verdiğini anımsatması üzerine Dumrul, "Biz helalleştik onlarla, ceza davasından vazgeçtik" dedi. Duruşmaya tanık olarak katılan anne Edibe Dumrul da hâkim 'tanıklıktan çekilme hakkı' olduğunu hatırlatınca tanıklık yapmadı.
Sanıklar Yunus Naci Ozarlı ve Ömer Adnan Kaya'nın tutukluluk süresi, ailenin şikâyetinden vazgeçmesi ve delilleri karartma ihtimallerinin bulunmayışını göz önüne alarak tahliyelerine karar veren hâkim, duruşmayı erteledi. İddianamede sekiz sanığın 'inşaat sahasındaki rögar kapaklarının açık bırakılmaması, sağlam ve güvenli bir şekilde kapatılması, fiziki engeller ve uyarı işaretleriyle insanların ikaz edilmesi, olumsuzlukların önlenmesi' bakımından sorumlu oldukları belirtiliyor ve 'taksirle bir insanın ölümüne neden olmak'tan altı yıla kadar hapsi isteniyor.
Baba Dumrul, duruşma çıkışında gazetecilerin "Ne kadar tazminat aldınız?" sorusuna "Biz helalleştik. Öyle bir şey yok. Biz konuşamayız, bizi rahat bırakın. Sadece ceza davasından vazgeçtik. Tazminat davası açacağız. O da insanları tanımadığımızdan, boşuna yatmasınlar diye" dedi. Anne Edibe Dumrul da "Bir şey konuşmak istemiyoruz. Artık olayı akışına bırakıyoruz" diye konuştu.