Dilek Doğan'ın babası: Adam zaten vurmaya gelmişti

Dilek Doğan'ın babası: Adam zaten vurmaya gelmişti
Dilek Doğan'ın babası: Adam zaten vurmaya gelmişti
İstanbul Sarıyer'de DHKP-C'ye yönelik gerçekleştirildiği belirtilen operasyonda özel harekat polisleri tarafından vurularak yaşamını yitiren Dilek Doğan'ın babası Metin Doğan, "Kızımı bile bile vurdular" dedi.

RADİKAL - Dilek Doğan'ın vurulmasında sanık polisin ifadesinin aksine ev ahalisi ile polisler arasında herhangi bir arbede yaşanmadığını söyleyen baba Metin Doğan, "Evin içerisinde herhangi bir arbede veya silahına sarılma ya da ‘şu yapıldı, bu yapıldı', öyle bir durum olmadı. Dilek vurulduktan sonra biz arbede yaşadık" diye konuştu.

'İFADELERLE GÖRÜNTÜLER UYUMLU DEĞİL'

Solhaber'den Ercan Bekçi'ye konuşan Metin Doğan'ın açıklamaları şöyle:

"Saat sabah 04:00 sıralarında operasyona gelmişlerdi. Operasyona geldiklerinde zaten abisi dışarıda oturuyordu. Abisine kapıda ‘biz operasyon yapacağız, burası Gelincik Sokak, 37 numara mı' diye sormuşlar, o da ‘evet' demiş. Bizi kaldırdılar. Geldi annesini uyandırdı, 'Anne sen otur, aramaya geldiler. Arama yapacakalar, korkma' dedi. ‘Arama yapacaksan galoşunu giy, aramanı yap. Arama yapacaksan insanca yap. İnsanlara tepkiyle, hakaret eder gibi arama biraz zor olur, galoş giyin' dedik, 'tamam' dediler, biri gitti geldi ‘galoş yok' dedi. Biz de ‘galoş yoksa ayakkabılarınızı çıkarın, aramanızı yapın' dedik.

Dilek Doğan'ı vuran polis, 'Tetiğe ağabeyi bastı' demiş

Yani kendisinin orada vermiş olduğu ifadelerle şu anki görüntüler, hiçbiri birbirine uyumlu değil ki. Artı içeride, bizden yana herhangi bir sürtüşme ya da arbede gibi bir şey yok ki! İçeri girer girmez dediler ki, 'Hatice Kılıç'ı tanıyor musunuz?'. Hakikaten de görmüş değilim, canlı bombaymış. Ondan sonra Dilek'in abisi dedi ki, 'Ankara'da neredeydiniz, Ankara'da yüzlerce insan öldü. 105 kişi öldü hiçbir tanesinin burnu kanamadı. O zaman niye müdahale etmediniz buna? Benim evimde mi arıyorsunuz canlı bombayı?' dedi. Daha sonra arama için ayakkabıları çıkardılar ve 1 kişinin gözetimi denetimi altında arama yaptılar.

'ADAM ZATEN VURMAYA GELMİŞTİ'

Daha sonra adam (Dilek'i vuran polis) bir dışarı çıktı tekrar geldi, kimlik istedi. Kimlikleri verdik tabii. Birkaç sefer Dilek'in kimliğine baktı ‘bu sen misin' dedi; Dilek ‘Evet benim. İşte annem, işte babam' dedi. Bir daha dışarı çıktı geldi, arama yapılırken. Adamın gelişi, silahın patlaması, arbede hepsi bir oldu. Adam bile bile vurdu yani Dilek'i. Herhangi bir şey olmadı ki, kendisine müdahale etme gibi bir durum yok ki!

Zaten adam vurmaya gelmişti. Çünkü kendileri dediler ‘Kapı açık olmasa kapıyı kırıp içeriye girecektik' diye. Bunlar özel tim. Terörle mücadele gelmiyormuş, o bilgiyi de sonra edindik. Bunlar ‘özel tim'i çağırıp ‘özel tim'i gönderiyorlarmış. Evin içerisinde herhangi bir arbede veya silahına sarılma ya da ‘şu yapıldı, bu yapıldı', öyle bir durum olmadı. Dilek vurulduktan sonra biz arbede yaşadık.

MAHKEME 17 ŞUBAT'TA

Bizim hakkımızda polise mukavemetten, görev yaptırmamaktan suç duyurusunda bulunulmuştu. Mahkeme 17 Şubat'ta. Mahkemede savcıya 'Nasıl bir görev yapacaklardı. Siz bunlardan hangi görevi bekliyordunuz' diye soracağız zaten. Vuran polis ortada.

Görüntüleri dava dosyası açıldıktan sonra hemen elde edemedik. Avukatların mücadelesiyle, uğraşmasıyla elde ettik. Zorunlu olarak verdiler görüntüleri. Dilek'in vurulmasının ardından, vuran polis anons yaptı. Bir sürü ekip çağırdılar. Anonstan sonra, biz Dilek'i yaralı haldeyken de zor aldık o TOMA'ların polis araçlarının arasında. Üzerine gittik diye, adam silahını havaya sıktı, ayaklarımıza sıktı. Korkutmaya çalıştılar ama biz aldık kızımızı." (Solhaber)