Dilendiren yanacak

Ucuz kurtuluşa son
Ankara 2. Asliye Ceza, 3 çocuğuna kötü davranan ve dilenmelerini isteyen aileyi, sadece çocuklara dilencilik yaptırma suçunu kapsayan TCK'nın 545. maddesine göre yargılayarak beraat ettirdi. Dosyayı inceleyen Yargıtay, ucuz kurtuluş yolunu kapattı.
Ceza üçe katlanabilir
Yargıtay, ailenin TCK'nın 478. maddesindeki 'şefkatle bağdaşmayan fena muamele'den yargılanmasını ve her çocuk için ayrı ceza verilmesini istedi. Madde üç yıla kadar hapis öngörüyor. Bu içtihat para cezası yerine hapsin öne çıkmasını sağlıyor.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yargıtay 4. Ceza Dairesi, "Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, artık bizim iç hukukumuz" diyerek küçük yaştaki çocuklarını sokaklarda çalıştıran anne-babalara ağır ceza istedi. Yargıtay bir de yeni içtihat oluşturdu ve ailelere, sokakta çalıştırdıkları her bir çocukları için ayrı ceza verilmesini istedi. Bu kararla haklarındaki beraat kararı bozulan sanık anne-baba, üç çocuğunu çalıştırdığı için 9 yıla kadar hapis tehdidi altına girdi. Karara konu dava şöyle gelişti:
Sokakta üç kardeş: 2000 yılında Ankara'nın Sakarya Caddesi'nde çiçek ve mendil satan 11 yaşındaki Kader, 9 yaşındaki Mehtap ve 7 yaşındaki Murat'ın kardeş olduklarını belirleyen Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) baba Mehmet Altun ve anne Şahide'den çocuklarını sokakta çalıştırmamalarını istedi ve yardım önerdi. Çocukların çalıştırılması sürdürülünce SHÇEK'in suç duyurusuyla anne-baba hakkında dava açıldı.
Önce beraat ettiler: Sanık anne baba hakkındaki dava 2002'de sonuçlandı ve Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi sanıkların beraatine karar verdi. SHÇEK, beraate itiraz ederek ceza istemini Yargıtay'a taşıdı.
BM sözleşmesi iç hukukumuz: Temyiz başvurusu Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından beraatin bozulması kararıyla sonuçlandırıldı. Daire, kararında Türkiye'nin 1995'te taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin
'iç hukukumuzun bir parçası haline geldiği' tespiti yaptı. Sözleşmenin çocuğun suiistimal, ihmal muamelelerine karşı korunmasının devletin görevi olduğuna, çocuğun ekonomik yönden sömürülmesinin bedensel ve ruhsal gelişimi için zararlı nitelikte çalıştırılmasını yasaklayan maddesine atıf yapılan gerekçede aksine davranan ailelerin neden cezalandırılması gerektiği şöyle anlatıldı:
Çocuk hakları: "Yaşları gereği mağdurların BM sözleşmesi uyarınca oyun oynama, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılma hakları bulunmaktadır. Buna karşın sanık anne-babanın, acıma, merhamet ve şefkat duygularıyla bağdaşmaz biçimde mağdur küçüklerin, kişiliklerinin olumsuz etkilenmesi riskine açık bir ortamda geç vakte kadar bulunmalarına yolaçmaları nedeniyle TCK'nın 478/1-2 maddesindeki suçu işledikleri ve söz konusu maddenin mağdur sayısınca uygulanarak ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle beraat verilmesi yasaya aykırıdır, hüküm bozulmalıdır."
Üç çoçuk için 9 yıl hapis: Yargıtay'ın bozma kararı üzerine dava yeniden görülecek. Mahkeme, karara uyarsa sanık anne-babayı çalıştırdıkları
her çocuk için ayrı ayrı cezalandırması yani 3 kez ceza vermesi gündeme gelecek. Böylece Yargıtay'ın uygulanmasını istediği TCK'nun 478/1 ve 2. fıkraları gereği sanıklar üç aydan üç yıla kadar hapis cezası alabilecek.