Dink'i öldüren o silahı nereden biliyordu?

Başbakanlık müfettişleri, Trabzon Jandarması'na "Ogün Samast yakalanmadan 1.5 saat önce nasıl olup da kullandığı silahın Ardeşen el yapımı olduğunu bildiklerini" sordu. Vatan'ın haberine göre o dönem İl Alay Komutanı olan Albay Ali Öz'den bu soruya cevap gelmedi!



20 Ocak Cumartesi:

10.30: 19 Ocak günü saat 15.05’te Hrant Dink’i öldüren Ogün Samast, dayısının Bayrampaşa’daki evinde geceyi geçirdikten sonra, ertesi gün otogara gidip Trabzon otobüsüne bilet aldı.

17.20: Samast’ın televizyonlardaki görüntüsünü izleyen babası Ahmet Samast polisi arayıp oğlunu ihbar etti.

21.32: Jandarmanın düzenlediği iddia edilen belgede, katilin Ogün Samast olduğu ve Ardeşen el yapımı silah kullandığırapor edildi.

23.00: Samast, İstanbul’dan Trabzon’a gitmek üzere geldiği Samsun otogarında yakalandı. Üzerinden gerçekten de cinayeti işlediği Ardeşenel yapımı silah çıktı!

Türkiye’yi sarsan Dink cinayetinden hemen bir gün sonra Trabzon Jandarması tarafından hazırlandığı iddia edilen sahte bir belge de olay yaratmıştı. Hrant Dink cinayetini önceden üstlerine bildirdiklerini açıklayan astsubay Okan Şimşek ve uzman çavuş Veysel Şahin’in, cinayetten bir gün sonra da üstlerinin zoruyla gerçeğe aykırı olarak düzenlediklerini iddia ettikleri belge, Ogün Samast yakalanmadan 1.5 saat önce düzenlenmesine rağmen katilin kullandığı silahın menşei yazıyordu. Trabzon jandarmasındaki çok sayıda görevli, Şimşek ve Şahin’in, Yasin Hayal’in eniştesi Coşkun İğci’nin Hrant Dink cinayetine ilişkin verdikleri bilgileri İl Alay Komutanı Albay Ali Öz’e anlatmalarına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını söylemişti. İfadelerle, Cinayet işlendikten sonra, Albay Öz’ün emriyle, cinayetten önce elde olan bilgiler sanki yeni öğrenilmiş gibi iki belge düzenlendiği ortaya çıkmıştı.

Hayal’e 500 YTL silah parası

Gerçeğe aykırı olduğu belirtilen bu belgeler, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuna da girdi. “Haber Kayıt ve Bildirim Formu” başlıklı ve Albay Öz’ün imzasını taşıyan belge jandarmanın özel bilgisayar sistemi yoluyla Jandarma Genel Komutanlığı ve Giresun Bölge Komutanlığı’na gönderildi. Belgenin gönderilme tarihi 20 Ocak 2007, saati ise 21.32 olarak geçiyordu. Formun düzenlendiği saatte 23.00’da yakalanan tetikçi Ogün Samast’ın henüz yakalanmamış olmasına rağmen, cinayette kullanılan silahın menşeine kadar şu ayrıntılı bilgiler yer alıyordu:

“19 Ocak 2007 günü İstanbul Şişli ilçesindeki Agos Gazetesi’nin kurucusu ve aynı zamanda genel yayın müdürü olan Ermeni asıllı Hrant Dink’in öldürülmesi olayı ile ilgili olarak;

A. Hrant Dink’in son dönemlerde Türkiye aleyhine yapımış olduğu konuşmalara tepki olarak Trabzon ili Pelitli beldesinde ikamet eden Bahattin oğlu 1981 doğumlu daha önceden 24 Ekim 2004 yılında Trabzon Şehir merkezindeki Mc Donald’s isimli işyerine patlayıcı madde koymak suretiyle eylem yapan Yasin Hayal isimli şahsın organize ettiğini,

B. Şahısların 4 kişi olduğunu, açık kimliklerinin tespit edilemediğini, İstanbul iline gittikleri, ev ile Agos Gazetesi arasındaki güzergahının keşfinin yapılarak krokilerini hazırladıklarını,

C. Olayda kullanılan silahın temini için Yasin Hayal’e 500 YTL para gönderildiği ve Ardeşen el yapımı silahı temin ettiği yönünde bilgilerin elde edildiği,

D. Televizyon kanallarında gazeteci Hrant Dink’i öldüren şahsın yayınlanmış olduğu görüntülerden Yasin Hayal’in yakın arkadaşı O.S isimli şahıs olduğu...”

Jandarma yanıt veremedi

Başbakanlık müfettişleri bu belgelerdeki bilgilerin kaynağını Trabzon Jandarma Alay Komutanlığı’ndan sordu. Jandarmadan gelen yanıtta “Ogün Samast’ın 20 Ocak 2007 tarihinde saat 23.00’da yakalandığı, ancak 21.30’da düzenlenen belgelerde cinayette kullanılan silahın Ardeşen el yapımı olduğu bilgisinin yer aldığı, fail elde edilmeden önce elde edilen böyle bir bilginin kaynağının kim olduğu, henüz ele geçirilmemiş silahın niteliği konusunda bilginin kimlerden nasıl temin edildiği konusunda Komutanlığımızda bu belgeler dışında herhangi bir kayda rastlanmamıştır” denildi.

Albay’a görevi ihmalden dava

Başbakanlık müfettişlerinin raporunda Trabzon Jandarma görevlilerine “Gerçeğe aykırı resmi belge düzenlemek, idari görev tanımına uyan işi yapmamak ve alınan bilgileri Emniyet’le paylaşmayarak görevi ihmal etmek” suçlamaları yöneltildi. Öz ve diğer jandarmalar hakkında ise “görevi ihmal” suçundan açılmış bir dava bulunuyor. Resmi belgede sahtecilikle ilgili ise henüz bir işlem yapılmış değil.

Öz’ün hesapları incelenecek

Dink davasının görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de son duruşmada, Ali Öz’ün ‘telefon görüşmeleri ve banka hesap hareketlerinin Ergenekon savcıları eliyle araştırılması’ için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliğine yazı yazılmasına karar verdi.