Dışişleri: İdari tasarruf

Dışişleri: İdari tasarruf
Dışişleri: İdari tasarruf
Dışişleri Bakanlığı koridorlarında dolaşan bir olayı dün yazdım. Bakanlık açıklama yaptı. Açıklamada, "Bakan Davutoğlu ya da Dışişleri üst yönetimi böyle bir videodan haberdar değildir" ifadesini bulamadım.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Dışişleri Bakanlığı koridorlarında uzun süredir konuşulan, hatta diplomasi muhabirlerinin arasında bile şehir efsanesi gibi dolaşan bir olayı dün Radikal’de yazmıştım. Yazı çok ses getirdi. Haliyle de Dışişleri sert bir ‘yalanlama’ açıklaması yaptı. Olayın özeti, “İki parlak diplomatın, 8 yıl önce bir veda yemeğinde çektikleri görüntülerin Dışişleri’ne ulaştırıldığı, ardından Erbil’den başka bir başkente büyükelçi atanmayı bekleyen Başkonsolos Aydın Selcen’in merkeze alındığı, Ethem Tokdemir’in de Ortadoğu Genel Müdürlüğü görevinden alındıktan sonra emekliliğini istediği” şeklindeydi.
Dışişleri Bakanlığı’nın haberle ilgili açıklamasını da aynen aktarıyorum: “Radikal gazetesinin bugünkü (dünkü) nüshasında, birinci sayfada yer alan ‘Big Brother Skandalı – Kıyak Kafa Operasyonu’ başlıklı haber gerçekleri hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Söz konusu haber hazırlanırken Bakanlığımızın yetkili birimlerinin görüşü alınmamış ve haber tek taraflı yanlış bilgilerle yazılmıştır. Gazeteciliğin en temel prensipleri gözetilmeden yapılan bu haber öncelikle basın camiasının saygınlığına gölge düşürmekte olup haberin yayınlanmasından dolayı basın etik kuralları çerçevesinde doğacak haklarımız saklıdır. Görevlendirmeyle ilgili her iki tasarruf da idarenin takdiri ve bakanlığımızın olağan işleyişi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.” 

İlk kez başıma geldi

Baştan söyleyeyim, 20 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda yazdığım hiçbir yazıya-habere bu tür bir yalanlama almadım. O açıdan önemsedim, harfine dokunmadan buraya taşıdım ve satır satır irdelemek niyetindeyim.
1- Açıklamada “Söz konusu haber hazırlanırken bakanlığımızın yetkili birimlerinin görüşü alınmamış ve haber tek taraflı yanlış bilgilerle yazılmıştır” deniliyor. Bu bilgi doğru değil. Haberi hazırlarken Dışişleri Sözcüsü Levent Gümrükçü ile görüşüp Aydın Selcen’in istifa edip etmediği konusunda bilgi istemiştim, Brüksel’de olduğunu söyleyip bilgi aldıktan sonra bana döneceğini söylese de Gümrükçü geri dönmemişti. Gümrükçü’nün personel ile ilgili tasarrufun gerekçesi konusundaki sözlerine de “Yetkililer, ‘zaten görev süresi dolmuştu’ diyor” ifadesiyle net bir şekilde yazıda yer vermiştim. Gümrükçü’den alamadığım bilgiyi bizzat Aydın Selcen’den teyit ettim. Ethem Tokdemir’in de görevden alındığını ve yerine yeni bir ismin atandığını bakanlığın personel kayıtlarından kontrol etmiştim. Bu arada açıklamayı yazan yetkilinin ‘İlgili Birim’den neyin kastedildiğini biraz açması şart, çünkü bakanlıkta uzun zamandır ‘profesyoneller’ ve ‘ siyasi atamalar’ ayrımı ortaya çıkmış durumda.
2- Açıklamada, “Gazeteciliğin en temel prensipleri gözetilmeden yapılan bu haber” ifadesi kullanılmış ve haberin, basının saygınlığına gölge düşürdüğü ileri sürülmüş. Bu ifade, kaleme alan yetkilinin “gazetecilik ustası” olduğu izlenimi yaratıyor. Keşke hangi temel ilkenin ihlal edildiğini de yazsaymış. Kastedilen ilke, “iki tarafın da görüşünü sormak” ise biraz önce de aktardığım gibi iki tarafında görüşüne başvurulmuştu. Bizzat Aydın Selcen’e istifa edip etmeyeceği, iddialara konu olan bir video kaydının bulunup bulunmadığını sormuştum ve teyid almıştım. Tabi bu arada “bir tek bizim verdiğimiz resmi bilgi doğrudur, başkasına itibar edemezsiniz” gibi ilkeler üretilmişse yanlış yaptığımı kabul etmekten başka çarem kalmaz. 3- Açıklamada “haberin yayınlanmasından dolayı basın etik kuralları çerçevesinde doğacak haklarımız saklıdır” deniliyor. Herhalde ‘saklı hak’tan diplomasi gazetecilerinin çatısı altında örgütlü olduğu Diplomasi Muhabirleri Derneği’ne, Gazeteciler Cemiyeti’ne ya da Türkiye Gazeteciler Sendikası’na şikayet etmek gibi yöntemler kastediliyor. Gazetecilik örgütlerinin Onur Kurulları karşısında yazdıklarımı savunmakta imtina etmeyeceğimi söylemeyelim. Herhalde, aylardır bu gelişmeyi bilen ama yazamayan meslektaşlarım da benim için tanıklık edecektir. 
4- Açıklamada, “Görevlendirmeyle ilgili her iki tasarruf da İdare’nin takdiri ve Bakanlığımızın olağan işleyişi de doğrultusunda gerçekleştirilmiştir” denilmiş. Bunu zaten yazımda net bir şekilde ifade etmiştim. Dışişleri’ndeki olağan işleyişi geçen 20 yılda gayet iyi gözlemleme şansı bulmuştum. Mesela, Dışişleri merkezde bir bölgeden sorumlu büyükelçi düzeyindeki genel müdürlerin, görevleriyle yurtdışında başka bir göreve atandıklarında vedalaştıklarını, ya da savaşlı ve sorunlu bölgelerde (Afganistan’da Irak’ta) gönüllü görev alan başarılı diplomatların zamanı geldiğinde geciktirilmeden büyükelçi atandığını bilirim.
5- Açıklamada, “Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ya da Dışişleri üst yönetiminden herhangi biri böyle bir videoyu izlemek bir yana varlığından bile haberdar değildir” ifadesini aradım ama bulamadım.


Ethem Tokdemir Ortadoğu Genel Müdürlüğü görevinden
alındıktan sonra emekliliğini istedi.