DİSK Başkanı Çelebi: Sorun Anayasa düzleminde ele alınmalı

DİSK Başkanı Çelebi: Sorun Anayasa düzleminde ele alınmalı
DİSK Başkanı Çelebi: Sorun Anayasa düzleminde ele alınmalı
Radikal sormaya devam ediyor: Başbakan olsaydınız Kürt sorununu nasıl çözerdiniz?


Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi:
Öncelikle hemen adını koymalıyız ki, bugüne kadar konunun gündeme taşınması ve yaşananlar açısından ister ‘Kürt sorunu’ ya da başka ne isim ile anılırsa alınsın bu sorun Türkiye nin bir sorunudur, demokrasi sorunudur. Bu sorun, dış dayatmalara bağlı kalmaksızın, iç dinamikler ve hassasiyetler dikkate alınarak çözülmelidir .
Kendini ifade edememe, ettirmeme, yanlış etme, milyarlarca doların heba edilmesi, bütün bunları rant geliri olarak görme, bundan beslenme, ve de siyasal rant elde etme, yani kısaca yılladır ülkenin üstüne bir karabasan gibi çöken karanlık yıllar...
1- DİSK , toplumun önemli bir kesiminin, cesaretle ifade edemediği koşullarda, 1993 yılından beri, üstelik genel kurul kararlarıyla perçinlediği sorunun, barış, demokrasi, kardeşlik bağlamında çözümü konusunda, görüşlerini istikrarlı bir şekilde dile getirmiş bir örgüt olmanın rahatlığıyla, atılacak her adımın önemli olduğu ve desteklenmesi gerektiği görüşündedir.
2- Konunun önemi açısından, sakin, özgür ve pozitif bir tartışma ortamı yaratılmalı ve sürdürülmelidir. Asla ve asla sırtını yere getirme, polemik yaratma, siyasal getiri sağlama gibi art düşünceler sorunun çözümü tartışmalarını zedelememelidir.
3- Umutsuz değil, inanarak, çözüm konusunda yeşeren umut ve hayalleri yıkmayacak sakinlikte ve evrensel kabullerin, ülkemiz gerçekleriyle örtüştürerek oluşturulacak yol haritasının iktidar, muhalefet, siyasal partiler, emek ve meslek örgütleri kısaca en geniş toplumsal uzlaşı ile yürütülmesi esas alınmalıdır.
4- Bu tartışma ortamı, sivil, demokratik yeni bir anayasa çalışması ile bütünleştirilmelidir. Çünkü sorun Anayasa düzleminde ele alınmalı, ‘Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı’, ‘ülke - vatandaş - devlet’, ‘merkezi devlet yerel yönetimler’ bağlamında aynasal düzenlemeler de ortaklaşma, fikir birliği, genel kabul sağlanmalıdır. Anayasa’da etnik aidiyet duygusu yerine, devletin tüm etnisitelere eşit mesafede olması, devletin nötr kalması daha çok önemsenmelidir.
5- Evrensel ilkeleri öne çıkaran bir anayasal çerçeveye uygun, anayasal güvenceye kavuşturulması gereken diğer haklar, kültürel, dil gibi düzenlemeler yapılmalı, ne isim altında olursa olsun, bir ‘eve dönüş’ süreci gündeme alınmalıdır.
6- Ancak bütün her şey anayasal düzenlemelere bağlanmamalıdır. Eşzaman sürecinde seçim sistemindeki yüzde 10 barajı, Siyasi Partiler Kanunu’ndan partilere ilişkin dil yasakları, kültürel adımların atılması, aslında demokrasi sorunu olmakla birlikte, Kürt sorunu için vazgeçilmez adımlardır.
7- Sorunun çözümünde demokratikleşme doğrultusunda atılacak adımlar yanında bölgenin sosyo- ekonomik yapısını geliştirici, yoksulluk ve işsizlik gibi temel sorunların çözümüne yönelik bölgesel kalkınma politikaları oluşturulmalı ve bölgesel eşitşizliklerin giderilmesi için kamu yatırımlarına hız verilmelidir.
8- Baskı- şiddet ve terörün sorunun çözümünde esas olmadığı, ‘inkar veya isyan’ ile varılan noktanın sadece artan gözyaşı ve yıkılan umutlar olduğunu gözler önüne sermiştir.
9- Şimdi, özgür tartışma ortamı, sakin tartışma, yapıcı önerilerle en geniş toplumsal uzlaşı sağlama, kan ve gözyaşının yerini kardeşlik, demokratikleşmenin alacağı bir süreci başlatmanın zamanıdır.

‘Halkı kazanan savaşı kazanır’

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı avukat Hasan Basri Özbey:
1- Türk kavramını bir etnik gruba, bir ırka indirgeyen anlayış, Kürt yurttaşlarımızı kucaklayamamakta, onları itmektedir. Türk milleti, bir etnik grup veya ırk değildir.
2- Türkiye, terörü bitirmek için ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı konumlanmak ve AB aday üyeliğinden derhal çekilmek zorundadır.
3- Halkı kazanan savaşı kazanır. Güneydoğu bölgemizde en uzak dağın başındaki mezraya kadar bir halk seferberliği yürüterek halkın sorunlarını ve taleplerini tespit edeceğiz.
4- Geldiğimiz aşamada Kürt sorunu, demokratik haklar açısından esas olarak çözülmüştür. Kürtçe öğrenim kurumları açılabilmekte, Kürt kültür kurumları faaliyet gösterebilmektedir. Radyo ve televizyonlardan Kürtçe yayınların önü açılmış, Kürtçe gazete ve dergiler yayımlanmaktadır.
5- Kamu yatırımlarıyla Güneydoğu’da herkese iş sağlanmalı.
6- Köklü bir toprak reformuyla hazine toprakları, mayınlı araziler, aşiret ve ağa toprakları topraksız köylülere dağıtımalı.
7- Irak halkı ve bölge ülkeleriyle işbirliği yapılarak, Irak’ın toprak bütünlüğü sağlanmalı.Irak halkı başta olmak üzere İran, Suriye ve Azerbaycan ile ittifak kurulacak ve geliştirilmeli.

‘Yasakları kaldırmak yeterli’

Prof. Dr. Baskın Oran: Bunun ilgili söyleceğim tek şey var. Yasakları kaldırırdım. Türkiye’de yasakların kaldırılması yeter. Kimse Kürtçe resmi dil olsun demiyor ancak isteyen belediye Kürtçeyi de kaldırsın. Önemli olan bu. Şu anda AKP öyle bir tutarsız davarınıyor ki, MHP ve CHP’nin tüm milliyetçi hamasiyetine izin veriyor.

‘Muhataplar ile görşümek gerek’

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nden Diren Özkan ve Recep Kavuş:
1- Etnik kimlikleri anayasal güvence altına alırdım.
2- Silahlı çatışmaların önüne geçmek için sorunun muhatapları ile görüşmeye başlardım.
3- Öncelikle Türk Silahlı Kuvetleri’nin silahlı operasyonları durdurmalarını sağlardım.
4- Geçmişte bölgede yaşanan insan hakları ihlalleri için öz eleştiri yapıp, özür dilerdim.
5- Dağdaki silahlı militanların silahsızlaştırmasını sağlardım. Koruculuk sistemini lağvederdim.
6- Kültürel ve sosyal haklar alanında kültürler arası eşitliği sağlardım.
7- Köye dönüşü acilen sağlardım.
8- Bölgenin geri kalmışlığını ortadan kaldırmak için sosyal ve ekonomik hakların iyileşmesini sağlardım. Bölge halkını üretime katacak politakalar geliştirirdim.
9- Siyasi Partiler Yasası ile ilgili değişiklik yaparak yüzde 10’luk barajı engellini ve siyasi partilerin kapatılmasını sağlayan yasayı kaldırırdım.
10- İnsan yaşamı için en önemli unsurlardan olan ekolojik dengeye katkı sağlayacak alternatif enerji politakalarına öncelik verirdim.

‘Ağırlık yerel yönetime kaymalı’

Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Bilge Contepe:
1- Öncelikle milliyetçiliğin yarattığı sınırları aşmak, şiddete son vermek, farklı dil ve kültürlerin birlikte yaşadığı bir coğrafya yaratmak için hiçbir düşüncenin sınırlanmadığı açık ve özgür bir tartışma ortamı yaratırdım.
2- Bu topraklarda yaşayan hiç herkesin aynı evi paylaşan eşit insanlar ve halklar olarak eşit haklara sahip olduğu gerçeğinin benimsenmesi için tarih anlayışımızı, eğitim sistemini milliyetçi, militarist unsurlardan temizlemek gerekiyor. Bu çalışmayı devletin yaptığı ciddi yanlışlarla yüzleşerek geçmişin acıları için özür dilediği bir sürece dönüştürmemiz gerekir.
3- İlk yapacağım işlerden biri Kürt dilinin önündeki bütün engelleri kaldırmak olurdu.
4- PKK’nın silahları bırakmasını kolaylaştıracak önlemleri alır, operasyonları durdurur, koruculuk ve zorunlu askerliği kaldırırdım.
5- Ergenekon davasında Fırat’ın doğusuna geçilmesi için gerekli iradeyi gösterirdim.
6- Yüzde 10 seçim barajını kaldırır, siyasi partiler ve seçim yasalarını demokratikleştirirdim.
7- 12 Eylül Anayasası’nı çöpe atar, özgürlükçü, ekolojik ve anayasal vatandaşlığı temel alan yeni Anayasa için çalışma başlatırdım.
8- Yönetimde ağırlığın yerele kaymasını sağlayan, doğrudan demokrasi anlayışını geliştiren yasaları hazırlardım.
9- Mayınlı arazileri temizlenip bölge insanına paylaştırılmasını ve organik tarım yapılmasını sağlar, boşaltılan köylere geri dönüş için devlet desteği sağlardım.
10- Atmamız gereken en acil adımlardan biri ekolojik yıkımı onaracak kapsamlı bir plan hazırlamak, dağa taşa yazılan milliyetçi sloganların izlerini de temizlemek olurdu. Ekolojik olmayan bütün enerji ve sanayi yatırımlarını iptal eder, organik tarımı, ekolojik turizmi ekonominin can damarı yapacak politikalar geliştirirdim.

‘Demokrasi seferberliği başlatırım’

Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) Genel Başkanı Bayram Bozyel:
1. Demokratik standartları yükseltmek için toplumsal seferberlik başlatırdım. Ordunun siyaset üzerindeki vesayetine son vermek için tedbirler alır, yasal mevzuatın ve eğitim müfredatının tekçi, Türkçü ve antidemokratik öğelerden arındırılmasını sağlardım. Siyasal Partiler Yasası’nın demokratikleşmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, eksiksiz bir düşünce ve örgütlenme özgürlüğü için yasal ve idari değişikliklere ön ayak olurdum. 2. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünü hedefleyen bir tartışma ve diyalog süreci başlatırdım.
3. Bir başbakan olarak yapılan haksızlıkları kabul eder ve yapılanlardan dolayı Kürt halkından özür dilerdim. Yakın dönemden başlamak üzere geçmişe doğru işleyen bir ‘Hakikati Araştırma Komisyonu’ kurardım.
4. Coğrafik, tarihi ve yerleşim vs. yerlerinin Kürtçe ya da orijin isimlerini iade ederdim.
5. Kürtçe eğitim serbestisi konusunda tedrici bir süreç başlatırdım. Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde Kürtçenin ikinci eğitim ve resmi dil olmasını öngören politika izlerdim.
6. Köy koruculuğu sistemini lağv ederdim.
7. Kürtlerin kendi kimlikleriyle siyasete katılmalarını gündeme getirirdim.
8. Genel bir af yasası çıkartmak için sorumluluk üstlenirdim.
9. Zorunlu göçlerin Kürt toplumunda yol açtığı travmalarıngiderilmesi için düzenlemeleri hızla devreye geçirirdim.
10. Türkiye’nin çok uluslu, çok dilli, çok kültürlü gerçeğini yansıtacak bir Anayasa hazırlığını gündeme getirirdim. Kürt-Türk halkının hak eşitliğin, diğer etnik ve dini farklılıkların temel hak ve özgürlüklerini anayasa güvencesi altına almayı hedeflerdim

‘Herkes eşit haklara sahip olmalı’

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Alper Taş:
1- Öncelikle yapılması gereken çatışmasız bir sürecin sağlanmasıdır. Bunun için PKK’ya silahlı eylemlere son vermesi çağrısı yapar, askeri operasyonları durdururuz.
2- Diyalog zeminini ve siyasal katılımın geliştirilmesi için demokratik çözümden yana bütün güçleri sürecin öznesi kılarız.
3-Köyünden göç ettirilmiş olanların köye dönüşlerini sağlayacak yasal düzenlemeleri gözden geçiririz.
4- Siyasi partiler ve seçim yasasını, demokratikleştirir seçim barajını kaldırarız.
5- Türkiye‘de yaşayan, etnik temeli,
dini, dili, kültürü, mezhebi ne olursa olsun herkesin anayasal yurttaşlık temelinde eşit haklara sahip olmasını sağlayacak, anayasa hazırlarız.
6- İnsan hakları ihlallerinin ve savaş suçlarının açığa çıkartılması için gerekli çalışmaları yaparız. Koruculuğu lağv ederiz.
7- Anadilde eğitim talebini karşılarız.
8- Toprak reformuyla birlikte bölgesel kalkınma planları hazırlar, bölgeye ekonomik, sosyal yatırımlarda öncelik verir, eşitsizliği ortadan kaldıracak önlemler alırız.
9- Merkezin yetkilerinin yerel yönetimlere devri kapsamında idari, siyasi düzenlemeler gerçekleştiririz.
10- Dünya deneyimlerini de dikkate alarak silahsızlandırma programı belirler, herkesi kapsayacak bir genel af ilan ederiz.

‘Kamusal hizmetler çok dilli olmalı’

İzmir Birlikte Başaracağız Platformundan avukat Arif Ali Cangı:
1- Sorunun çözümü için başta DTP, ilgili her kesimle görüşmeler yapılmalıdır.
2- Silahlı çatışma ve operasyonlara son verilmelidir.
3-Siyasi af ile demokratik katılım programı oluşturulmalıdır.
4- Tüm hak ihlalleri ve faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır. 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceler için özür dilenmeli, mağdurların maddi ve manevi zararları devletçe karşılanmalıdır.
5- Köy Koruculuğu kaldırılmalıdır.
6- 12 Eylül darbe Anayasasından kurtulmalı, eşitlikçi, özürlükçü yeni bir anayasa yapılmalıdır.
7- Yeni anayasada, ulusal kimliklerin kendi varlıklarını korumaları ve geliştirmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
8- Siyasi partiler ve seçim yasalarındaki katılımcılığa engel sınırlamalar kalklmalı.
9- Kamusal hizmetlerin çok dilli olması sağlanmalı, ana dillerin kullanılmasını engelleyen uygulamalara son verilmelidir.