Diyanet'ten 'terör' hutbesi

Diyanet'in ABD'deki saldırılarla ilgili olarak hazırladığı 'terör' konulu hutbe, cuma günü yurtiçi ve yurtdışındaki bütün camilerde okunacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, ABD'ye yapılan saldırılar için bir hutbe hazırladı. Önümüzdeki cuma günü yurtiçi ve yurtdışındaki bütün camilerde okunacak olan hutbede, ismi ne olursa olsun terör, şiddet ve anarşinin İslam'la uzaktan yakından ilişkisinin olmadığının altı çiziliyor.
Hutbede, temeli barış, uzlaşma, hoşgörüye dayanan ve ismini de bu anlamlara gelen 'İslam' kelimesinden alan İslam dininin birliği, dirliği, sevgiyi, kardeşliği emrettiği, zulmü, azgınlığı, fenalığı yasakladığı ve zulmün en dehşet verici şekillerinden biri olan terör ve tedhişi ise şiddetle men ettiği vurgulanıyor. Hazreti Peygamber'in de savaş ortamında bile Müslümanlar'la savaşmayan gayrimüslim kadınların, çocukların, yaşlıların, ibadetleriyle meşgul
din adamlarının öldürülmesini, hatta ibadethanelerinin yıkılmasını, ağaçların kesilmesini, hayvanların öldürülmesini bile yasakladığı anlatılacak olan hutbede, şu ifadeler yer alıyor:
"İsmi ne olursa olsun terör, şiddet ve anarşinin İslam'la uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Şiddet hareketlerini herhangi bir dine, özellikle İslam'a maletmek, hiçbir şekilde mümkün değildir. Bilakis, dinimiz her türlü anarşi, fesat, bozgunculuk, eziyet, işkence kısaca
terör ve şiddeti kesinlikle haram kılmıştır.
Yeryüzündeki bütün canlılara merhametle yaklaşmayı öngören, yaratandan ötürü yaratılanı hoş görme anlayışını yerleştiren yüce dinimizin, erkek-kadın, çocuk-yaşlı ayırmadan masun insan kanı akıtan terör hareketlerini hoş görmesi asla mümkün değildir.
Yüce Allah Kuranıkerim'de haksız yere cana kıymayı haram kılmış, cezasının ebedi kalınacak cehennem olduğunu bildirmiştir. Aynı şekilde haksız yere bir kişiyi öldürmeyi bütün insanlığı öldürmek, bu kişiyi kurtarmayı da bütün insanlara hayat vermek olarak kabul etmiştir."
Hadislerden örneklere yer verilen hutbe, şu mesajla sona eriyor:
"Bizlere düşen görev, dinimizin buyruklarına sıkıca sarılmak, İslam'ın terörü şiddetle reddettiği şuuru içerisinde bütünleşerek insanlığın huzur ve selameti için dua ve niyazda bulunarak Rabbimize sığınmaktır. Nitekim Yüce Rabbimiz, 'Ey iman edenler, hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık bir düşmandır' buyurmaktadır. Yüce dinimiz, İslam'ın her türlü terörü nefretle reddettiğini, kınadığını ve lanetlediğini belirtir, birlik ve beraberliğimizin devamını Cenabı Hak'tan niyaz ederim."